IOT: Koalisyon Anlaşması Göçmenler ve Sosyal Devlet Açısından Endişe Verici

1 saat önce 15


IOT: Koalisyon Anlaşması Göçmenler ve Sosyal Devlet Açısından Endişe Verici

Kısa adı IOT olan Türkler için Danışma Kurulu, açıklanan koalisyon anlaşmasına ilişkin yayımladığı basın açıklamasında, yeni hükümetin politikalarını özellikle göçmenler, dar gelirli kesimler ve sosyal devlet açısından sert sözlerle eleştirdi.

IOT Başkanı Zeki Baran imzalı açıklada, Temsilciler Meclisi’nin hükümet kurma görevini Rob Jetten’e vermesinin ardından Hollanda genelinde bir rahatlama ve umut havası oluştuğu belirtilirken, yıllar süren aşırı sağcı yönetimin ardından mesleğinde yetkin bakanlardan oluşan ciddi bir kabine beklentisinin koalisyon anlaşmasıyla zedelendiği ifade edildi.

Konut, eğitim ve savunma alanlarına yapılacak yatırımlar olumlu bulunmakla birlikte, bu yatırımların finansman biçimi eleştirildi. 2033’ten sonra AOW emeklilik yaşının daha hızlı artırılacak olması, işsizlik ve iş göremezlik ödeneklerinde ciddi kesintilere gidilmesi, WW işsizlik ödeneğinin iki yıla düşürülmesi ve sağlıkta kişisel katkı payının 385 avrodan 460 avroya yükseltilmesi IOT’un tepki gösterdiği başlıca düzenlemeler arasında yer aldı.

Açıklamada, koalisyon anlaşması yayımlanmadan önce bankaların üst düzey yöneticilerine yeniden yüksek ikramiyeler ödenmesine izin verilmesine de dikkat çekildi. Hollanda’nın servet eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülkelerden biri olduğu vurgulanırken, kabinenin bu eşitsizliği azaltmaya yönelik tek bir somut önlem dahi almamasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. “Süper zenginlerin servetleri dokunulmaz” değerlendirmesi yapıldı.

Baran, göçmenlerin ortalama olarak daha yüksek işsizlik riski taşıdığına ve daha kötü sağlık koşullarına sahip olduğuna dikkat çekerek, koalisyon anlaşmasının bu kesimler için “kötü haber” anlamına geldiğini belirtti. Açıklamada, servetlerin korunmasına yönelik politikaların göçmen aileler açısından herhangi bir fayda sağlamadığı, çünkü bu ailelerin Hollanda’da henüz uzun süredir yaşamadıkları için büyük servetler biriktiremedikleri ifade edildi.

Koalisyon anlaşmasında ayrımcılıkla mücadeleye yönelik bazı olumlu adımların yer aldığı da kabul edildi. Ulusal Ayrımcılık ve Irkçılıkla Mücadele Koordinatörü’nün yasal güvence altına alınması, ülke çapında ve yerel büroları olan bir ayrımcılık karşıtı hizmetin kurulması ve profesyonel futbol kulüplerine ırkçılıkla mücadeleye yönelik yazılı plan zorunluluğu getirilmesi bu adımlar arasında sayıldı. Ancak IOT, bu önlemlerin ırkçılığın toplumdaki etkilerini ortadan kaldırmak için yetersiz kaldığını ve koalisyon metninin diğer bölümlerinde göçmenlerin ve köken ülkelerinin entegrasyon sorunlarının sorumlusu olarak tek taraflı biçimde suçlandığını vurguladı. Açıklamada, entegrasyonun karşılıklı bir süreç olduğu gerçeğinin tamamen göz ardı edildiği belirtildi.

Basın açıklamasında ayrıca, yeni kurulacak Jetten kabinesinin Temsilciler Meclisi’nde 66, Senato’da ise 22 sandalyeye sahip olduğu hatırlatılarak, hükümetin planlarını hayata geçirebilmek için muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşlarının desteğine ihtiyaç duyacağı ifade edildi. IOT, bu süreçte göçmen örgütlerinin de aktif rol oynayabileceğini vurguladı.

IOT, Kasım ayı sonunda siyasi partilere sunduğu memorandum temelinde şu talepleri yineledi: Eşitlik ve saygıya dayalı, adil ve kapsayıcı bir toplum hedeflenmesi; kamu kurumlarının tüm nüfus gruplarına eşit davranmasının sağlanması; ayrımcılık, ırkçılık ve İslam karşıtlığıyla mücadelenin güçlendirilmesi; sağlık hizmetlerinin göçmen aileler için daha erişilebilir hale getirilmesi; kökeni ne olursa olsun her öğrencinin potansiyelini en iyi şekilde geliştirebileceği bir eğitim sistemi kurulması ve göçmen kökenli öğrencilerin düşük seviyelere yönlendirilmesine son verilmesi.

Ayrıca sosyal eşitliğin ve geçim güvencesinin herkes için teşvik edilmesi, ekonomik bağımsızlığın artırılması, kadın haklarının korunması ve cinsiyete dayalı şiddetin önlenmesi için özellikle LHBTI+ ve göçmen örgütleriyle iş birliğinin güçlendirilmesi talep edildi. IOT, öz örgütlerin özgürleşme, toplumsal uyum ve kutuplaşmanın önlenmesindeki hayati rolünün tanınmasını ve ana dilde eğitime destek verilmesini de temel beklentiler arasında sıraladı.



NL

IOT: Coalitieakkoord Zorgwekkend voor Migranten en de Verzorgingsstaat

De Adviesraad voor Turken (IOT) heeft in een persverklaring scherpe kritiek geuit op het gepresenteerde coalitieakkoord. Volgens IOT zijn de plannen van de nieuwe regering vooral nadelig voor migranten, mensen met lage inkomens en de Nederlandse verzorgingsstaat.

In de verklaring, ondertekend door IOT-voorzitter Zeki Baran, wordt gesteld dat de benoeming van Rob Jetten door de Tweede Kamer tot formateur aanvankelijk in heel Nederland leidde tot een gevoel van opluchting en hoop. Na jaren van extreemrechts wanbestuur leefde de verwachting dat een kundig en serieus kabinet zou worden gevormd. Deze verwachting is volgens IOT echter ondermijnd door de inhoud van het coalitieakkoord.

Hoewel investeringen in woningbouw, onderwijs en defensie positief worden beoordeeld, uit IOT forse kritiek op de manier waarop deze investeringen worden gefinancierd. Zo zal de AOW-leeftijd na 2033 sneller worden verhoogd, worden werkloosheids- en arbeidsongeschiktheidsuitkeringen fors gekort, wordt de WW-uitkering teruggebracht tot twee jaar en stijgt het eigen risico in de zorg van 385 naar 460 euro.

In de verklaring wordt er tevens op gewezen dat nog vóór de publicatie van het coalitieakkoord toestemming werd gegeven om opnieuw hoge bonussen uit te keren aan topbestuurders van banken. Nederland behoort tot de landen met de grootste vermogensongelijkheid, maar het kabinet neemt volgens IOT geen enkele concrete maatregel om deze ongelijkheid te verkleinen. “De vermogens van de superrijken blijven onaantastbaar,” aldus de verklaring.

Baran benadrukt dat migranten gemiddeld een hoger risico op werkloosheid hebben en over het algemeen een slechtere gezondheid kennen. Het coalitieakkoord betekent volgens hem dan ook “slecht nieuws” voor deze groepen. Beleid gericht op het beschermen van vermogens levert migrantenfamilies weinig op, aangezien zij nog niet lang genoeg in Nederland wonen om substantiële vermogens te hebben opgebouwd.

IOT erkent dat het coalitieakkoord enkele positieve maatregelen bevat op het gebied van de bestrijding van discriminatie. Zo wordt de Nationale Coördinator tegen Discriminatie en Racisme wettelijk verankerd, komt er een landelijk dekkende antidiscriminatievoorziening met lokale kantoren en worden professionele voetbalclubs verplicht om schriftelijke plannen tegen racisme op te stellen. Tegelijkertijd stelt IOT dat deze maatregelen onvoldoende zijn om de diepgewortelde problematiek van racisme aan te pakken. In andere delen van het coalitieakkoord worden migranten en hun herkomstlanden bovendien eenzijdig verantwoordelijk gehouden voor vermeende integratieproblemen. Het uitgangspunt dat integratie een wederzijds proces is, ontbreekt volgens IOT volledig.

Verder wordt in de persverklaring gewezen op de beperkte parlementaire steun voor het nieuwe kabinet-Jetten, dat kan rekenen op 66 zetels in de Tweede Kamer en 22 zetels in de Eerste Kamer. Om haar plannen te realiseren zal de regering steun moeten zoeken bij oppositiepartijen en maatschappelijke organisaties. Volgens IOT kunnen ook migrantenorganisaties hierin een belangrijke rol spelen.

Tot slot herhaalt IOT, op basis van het memorandum dat eind november aan politieke partijen werd aangeboden, haar belangrijkste eisen. Daarin wordt gepleit voor een rechtvaardige en inclusieve samenleving gebaseerd op gelijkwaardigheid en respect, gelijke behandeling van alle bevolkingsgroepen door overheidsinstellingen, intensivering van de strijd tegen discriminatie, racisme en islamofobie, en betere toegankelijkheid van de gezondheidszorg voor migrantenfamilies.

Daarnaast vraagt IOT om bevordering van sociale gelijkheid en bestaanszekerheid voor iedereen, versterking van economische zelfstandigheid, bescherming van vrouwenrechten en preventie van gendergerelateerd geweld, onder meer door samenwerking tussen LHBTI+-organisaties en migrantenorganisaties. Ook wordt het belang benadrukt van zelforganisaties voor emancipatie, sociale cohesie en het tegengaan van polarisatie, evenals ondersteuning van onderwijs in de moedertaal.

The post IOT: Koalisyon Anlaşması Göçmenler ve Sosyal Devlet Açısından Endişe Verici first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku