Mahkeme: Sanıkların rolleri arasında ayrım yapılamıyor
Assen Mahkemesi, Drents Müzesi'nden çalınan Romanya kökenli tarihi eserlerin geri alınması sürecinde üç sanığın bireysel rollerini net şekilde ayırt etmenin mümkün olmadığına hükmetti.
Sanıklardan Jan B. ve Douglas W., savcılıkla yaptıkları anlaşma kapsamında çalınan Cotofenești Altın Miğferi ile iki altın bileziğin bulunmasına katkı sağladı. Bu iş birliği karşılığında ceza indirimi almaları öngörülüyordu.
Üçüncü sanık Bernhard Z. ise savcılıkla herhangi bir anlaşma yapmadı ve soygundaki rolünü reddetmeye devam etti.
Mahkeme buna rağmen Bernhard Z.'nin de diğer iki sanıkla benzer düzeyde sorumluluk taşıdığına kanaat getirdi.
Sessizlik stratejisi ceza değerlendirmesini etkiledi
Mahkeme kararında, sanıkların olaydaki rollerine ilişkin ayrıntılı açıklama yapmaktan kaçındığı belirtildi.
Yargıçlar, sanıkların hem soygunun ayrıntıları hem de çalınan eserlerin nasıl geri getirildiği konusunda sessiz kalmalarının, bireysel sorumluluklar arasında farklılaştırma yapılmasını imkânsız hale getirdiğini ifade etti.
Bu nedenle, eserlerin geri alınmasının ceza üzerinde yarattığı indirimin tüm sanıklar açısından dikkate alınmasına karar verildi.
Savcılıkla yapılan anlaşmanın sınırları
Mahkeme, üç yıl 11 aylık hapis cezasına hükmetti. Bu süre, savcılık ile iki sanık arasında varılan ve üç yıl sekiz ay hapis cezasını öngören anlaşmadan yalnızca üç ay daha fazla.
Dava dosyasına göre, cezanın anlaşmada öngörülen süreden üç aydan fazla sapmaması halinde anlaşma yapan sanıkların kararı temyize götürmemesi öngörülüyordu.
Kararın açıklanmasının ardından duruşmada bulunan sanıkların ve yakınlarının belirgin bir rahatlama yaşadığı gözlendi. Mahkemenin anlaşmadan tamamen farklı bir ceza tayin etme yetkisi bulunuyordu ve daha ağır bir karar ihtimali de gündemdeydi.
Gizli polis operasyonundan elde edilen bilgiler delil kabul edildi
Mahkeme, Jan B.'nin gizli polis görevlileriyle yaptığı görüşmelerde verdiği bilgilerin delil olarak kullanılabileceğine karar verdi.
Soruşturma kapsamında polis memurları, çalınan eserleri satın almak isteyen suç örgütü üyeleri gibi davranmıştı. Bu görüşmeler Jan B. henüz gözaltına alınmadan önce gerçekleştirildi.
Mahkeme, Jan B.'nin baskı altında konuştuğu veya gerçeği yansıtmayan ifadeler verdiği yönündeki savunmayı kabul etmedi. Kararda, Jan B.'nin sahte alıcılarla kendisinin iletişime geçtiği ve görüşmelerin rahat bir ortamda gerçekleştiği vurgulandı.
Jan B.'nin görüşmeler sırasında diğer sanıklardan da söz etmesi, ifadelerine verilen önemi artırdı. Özellikle Bernhard Z.'nin adını birkaç kez anması, savunmanın iddialarını zayıflatan unsurlardan biri olarak değerlendirildi.
Bernhard Z. hakkındaki tartışmalar
Karar öncesinde en fazla merak edilen isim Bernhard Z. oldu. Yaklaşık bir buçuk yıl önce gerçekleşen soygunla ilgili olarak savcılıkla anlaşma yapmayan tek sanık olması, kamuoyunda çeşitli spekülasyonlara yol açtı.
Davada çalınan üç altın bilezikten birinin hâlâ bulunamamış olması nedeniyle, kayıp eserin Bernhard Z.'nin elinde olabileceği yönünde iddialar ortaya atıldı.
Ancak Z.'nin avukatı Simcha Plas, müvekkilinin müzede bulunduğunu kabul etmediğini belirterek bu tür iddialar hakkında yorum yapmayı reddetti.
Bernhard Z. karar duruşmasına katılmadı. Avukatı, bunun pratik nedenlerden kaynaklandığını ve müvekkilinin tutuklu bulunduğu cezaevinden uzun süreli nakil sürecine girmek istemediğini söyledi.
Olayın geçmişi
Savcılığa göre Kuzey Hollanda'dan Douglas W. (36), Jan B. (21) ve Bernhard Z. (35), Ocak 2025'te Assen'deki Drents Müzesi'nden Romanya'dan ödünç getirilen tarihi eserleri çaldı.
Çalınan eserler arasında yaklaşık 2.500 yıllık geçmişe sahip olduğu belirtilen Cotofenești Altın Miğferi ile üç altın bilezik bulunuyordu. Eserlerin büyük bölümü daha sonra geri alınırken, bileziklerden birinin halen kayıp olduğu bildiriliyor.

4 saat önce
21













Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·