Olay, 19 Mayıs’ta Zeist’teki bir sığınmacı merkezinde yaşanan polis müdahalesiyle uluslararası kamuoyunun gündemine gelmişti.
Polisin müdahalesi sırasında bir kadın, bir polis memurunun kendisini geriye doğru çekmesi sonucu yere düşmüş, olayın görüntüleri daha sonra sosyal medyada yayılarak tartışma yaratmıştı.
Kadının eşi ise polis memurlarına karşı saldırgan davranmakla suçlanmıştı.
Olay nasıl gerçekleşti?
Polisin açıklamasına göre ekipler, sığınmacı merkezinde tehdit ve eşya tahribi ihbarı üzerine olay yerine gitti.
İhbarda bıçak bulunduğu da belirtilirken, bir COA çalışanının daha önce başka bir bıçağa el koyduğu aktarıldı.
Polis, şüpheliyi konuşarak binanın dışına çıkarmaya çalıştı ve müdahale sırasında elektrikli şok cihazını da çıkardı.
Ailenin anlatımı ise olayın farklı bir şekilde geliştiği yönünde.
Babanın, Gazze'de kardeşinin öldüğüne ilişkin kötü haberi aldıktan sonra öfke ve çaresizlik nedeniyle kaldığı odadaki eşyaları tahrip ettiği belirtiliyor.
Aile, polis müdahalesi sırasında hamile kadının yere düşmesinin doğmamış bebeği açısından tehlike oluşturduğunu savunmuştu.
Hollanda polisi ise daha sonra yaptığı iç soruşturmada müdahalenin hukuka uygun ve güvenlik açısından gerekli olduğu sonucuna vardı.
Soruşturmada vücut kamerası kayıtları, güvenlik kameraları, tanık ifadeleri ve medyada yayımlanan görüntüler dahil mevcut bilgilerin incelendiği belirtildi.
Bebek Almanya'da aileden alındı
Olayın ardından çiftin Almanya'ya gittiği ve bebeklerinin burada dünyaya geldiği bildirildi.
Ancak bebeğin doğumundan kısa süre sonra Alman çocuk koruma makamları tarafından aileden alındığı belirtildi.
Babanın aktardığına göre Alman makamları da kendisini ailesi açısından tehlike oluşturabilecek biri olarak değerlendirdi.
Baba, bu nedenle Almanya'dan ayrılarak Belçika'ya gittiğini ve böylece bebeğinin annesine geri verilmesinin önündeki "tehlike" gerekçesini ortadan kaldırmayı amaçladığını söyledi.
"Tek istediğim kızımın annesine dönmesi"
Arapça yayın yapan Al Jazeera'ya konuşan baba, hakkındaki değerlendirmeleri kabul etmedi.
Kendisinin Almanya'ya eşi ve çocuğuyla normal bir hayat kurmak amacıyla gittiğini belirten baba, yaşananların ardından ailesinden ayrı kalmak zorunda olduğunu söyledi.
"Aileme neden ceza veriliyor? Hollanda'daki polis memurları ise yaşananlardan hâlâ sorumlu tutulmuyor."
Baba, bebeğin annesinden alınmasının ardından eşinin psikolojik durumunun ciddi şekilde kötüleştiğini de ileri sürdü.
Şu anda Belçika'da bulunduğunu belirten baba, "Tek istediğim kızımın Reem'in annesine geri verilmesi" dedi.
Alman makamları ayrıntı vermedi
Al Jazeera'nın ulaştığı Alman makamları ise ailenin durumuyla ilgili ayrıntılı bilgi vermedi.
Yetkililer, kişisel verilerin korunması ve mahremiyet gerekçesiyle özel bir vaka hakkında açıklama yapamayacaklarını bildirdi.
Baba ise Almanya'ya hukuk sistemine ve adalete güvendiği için gittiğini ifade etti.
Kendi sağlık durumuyla ilgili de açıklamalarda bulunan baba, Hollanda'daki gözaltı sırasında yaralandığını ve daha sonra akciğerlerinde sıvı birikmesi nedeniyle iki kez ameliyat geçirdiğini öne sürdü.
Hollanda polisi müdahaleyi savundu
Hollanda polisi, olayın ardından yaptığı iç incelemede müdahalenin hukuka uygun olduğu sonucuna varmıştı.
Polis, olay sırasında güvenliğin sağlanmasının doğrudan gerekli olduğunu savunurken, incelemede olayla ilgili farklı görüntü ve ifadelerin birlikte değerlendirildiğini açıkladı.
Babanın daha önce Yunanistan'da uyuşturucuyla ilgili bir davada mahkumiyet aldığı da bildirildi.
2024'ten itibaren Hollanda'da iltica başvurusunda bulunan kişinin, daha önceki başvurularıyla ilgili gelişmelere rağmen Mayıs 2025'te Zeist'teki sığınmacı merkezinde nasıl kaldığı ise olay sırasında tartışma konusu olmuştu.

51 dakika önce
9













Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·