Yabancı Uyruklu Gelinlerin Görünmeyen Mücadelesi: Bir Annenin Evladı İçin Yürüttüğü Hukuki Süreç.

1 saat önce 14

Avrupa’da evlilik yoluyla yeni bir hayata başlayan bazı kadınlar, ayrılık sürecinde yalnızlık, ekonomik zorluklar ve çocuklarıyla ilgili belirsizliklerle karşı karşıya kalabiliyor. Boşanma sürecinde yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşan genç bir annenin sözleri, gurbet hayatında aile desteğinden uzakta verilen mücadeleyi yeniden gündeme taşıdı. Annenin, “Ben annesiz büyüdüm ama senin annen yaşadığı sürece seni o sevgiden mahrum bırakmayacağım” sözleri ise paylaşımın en dikkat çekici bölümü oldu.

Sınava giderken mahkemeye çağrıldığını öğrendi

Genç annenin kamuoyuyla paylaştığı anlatıma göre, boşanma sürecindeki duruşmasından sınava gitmek üzereyken haberdar oldu. Kadın, avukatının duruşma hakkında kendisine bilgi vermeyi unuttuğunu, telefonla gelen haber üzerine sınavını bırakarak mahkemeye yetişmeye çalıştığını belirtti.

Duruşmaya hazırlıksız katılmak zorunda kaldığını anlatan anne, karşı tarafın avukatı tarafından dile getirilen iddialar karşısında kendisini yeterince ifade edemediğini söyledi.

Bir yandan eğitim hayatını sürdürmeye, diğer yandan evliliğinin sona ermesiyle ortaya çıkan hukuki süreci takip etmeye çalışan genç kadının anlattıkları, boşanma davalarında hukuki temsilin ve zamanında bilgilendirmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Ancak duruşmanın hangi ülkede gerçekleştiği, dosyanın ayrıntıları ve avukatın neden bildirim yapmadığı konusunda bağımsız olarak doğrulanmış bilgi bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu iddialar, annenin kendi anlatımı çerçevesinde değerlendirilmelidir.

“Tek isteğim oğlumun babasından nefret etmemesiydi”

Genç annenin paylaşımında en fazla dikkat çeken konulardan biri, ayrılığın ardından oğlunun babasıyla ilişkisini korumak için gösterdiğini söylediği çaba oldu.

Kendi yaşadığı kırgınlıklara rağmen çocuğunun babasına karşı olumsuz duygular geliştirmesini istemediğini belirten anne, oğlunun babasını görebilmesi için zaman zaman yağmur altında beklediğini anlattı.

Kadının sözleri, boşanma sonrasında ebeveynler arasında yaşanan anlaşmazlıkların çocukların duygusal dünyasına nasıl yansıyabildiği sorusunu da gündeme getiriyor.

“Yeter ki Ali babasından nefret etmesin diye birçok şeyi içime attım” diyen anne, kendi yaşadığı sorunlarla çocuğunun ilişkilerini birbirinden ayırmaya çalıştığını ifade etti.

Uzmanların da sıkça vurguladığı üzere, ebeveynlerin ayrılması çocuk ile anne veya baba arasındaki ilişkinin sona ermesi anlamına gelmemeli. Çocuğun güvenliğinin, duygusal ihtiyaçlarının ve her iki ebeveynle kurduğu ilişkinin sağlıklı biçimde değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Bununla birlikte, ebeveynlerden herhangi biri açısından güvenlik riski veya şiddet iddiası varsa çocuğun üstün yararı ve korunma ihtiyacı öncelikli olmalıdır.

“Benden ayrılmak istedi, kararına saygı duydum”

Genç kadın, paylaşımında eşinin kendisinden evden ayrılmasını istediğini, bunun üzerine kitaplarını ve kıyafetlerini alarak evden çıktığını anlattı.

Boşanma talebini ilk duruşmada kabul ettiğini belirten anne, ayrılığın ardından eski eşinin yaşamına müdahale etmemeye çalıştığını ve yaşanan sorunlara rağmen karşı tarafın hayatını zorlaştırmak istemediğini savundu.

Bu anlatım, bir evliliğin sona ermesinin yalnızca iki kişi arasındaki ilişkinin bitmesi olmadığını hatırlatıyor. Özellikle çocuk sahibi ailelerde ayrılık; barınma, geçim, ebeveynlik sorumlulukları, hukuki işlemler ve yeni bir yaşam kurma gibi pek çok başlığı beraberinde getiriyor.

Evlilik yoluyla başka bir ülkeye yerleşen kadınlar açısından ise bu süreç, alışılmış sosyal çevreden ve aile desteğinden uzakta yaşandığında daha da zorlaşabiliyor.

İthal gelinlerin görünmeyen sorunları

“İthal gelin” ifadesi, Türkiye’den veya başka bir ülkeden evlilik yoluyla Avrupa’ya gelen kadınlar için kullanılan bir tanım. Ancak bu kadınların deneyimleri birbirinden farklı. Her kadının aynı sorunları yaşadığını düşünmek doğru olmadığı gibi, yaşanan güçlükleri yalnızca göçmenlik durumuyla açıklamak da yeterli değil.

Bununla birlikte, evlilik sonrasında yeni bir ülkeye yerleşen bazı kadınlar için belirli sorunlar öne çıkabiliyor:

Aile desteğinden uzak yaşamak: Anne, baba, kardeşler ve yakın arkadaşlardan uzakta olmak, ayrılık döneminde duygusal ve pratik desteğe erişimi zorlaştırabilir.

Ekonomik bağımsızlık: Dil engeli, mesleki yeterliliklerin tanınması, iş bulma güçlüğü veya uzun süre iş hayatından uzak kalmak, ayrılık sonrasında kendi geçimini sağlamayı güçleştirebilir.

Oturum ve göçmenlik statüsü: Bazı kadınların oturum hakları evlilik veya aile birleşimiyle bağlantılı olabilir. Evliliğin sona ermesinin hukuki sonuçları, kişinin statüsüne ve bulunduğu ülkenin mevzuatına göre değişir. Bu nedenle herkes için geçerli tek bir kuraldan söz edilemez.

Çocukların velayeti ve ebeveynlik düzenlemeleri: Ayrılık sonrasında çocuğun nerede yaşayacağı, diğer ebeveyni ne sıklıkla göreceği ve masrafların nasıl karşılanacağı önemli anlaşmazlık konuları arasında yer alabilir.

Dil ve hukuk sistemine erişim: Mahkeme belgelerini anlamak, avukatla etkili iletişim kurmak ve haklarını öğrenmek, yerel dili yeterince bilmeyen kişiler açısından daha karmaşık hâle gelebilir.

Bu sorunların tamamı her kadında görülmez. Ancak gerekli destek mekanizmalarına erişilemediğinde, bir boşanma süreci kişisel bir ayrılığın ötesine geçerek ekonomik ve sosyal bir hayatta kalma mücadelesine dönüşebilir.

Avrupa’da yaşayan kadınlar hangi desteklere başvurabilir?

Boşanma sürecinde bulunan kadınların yalnızca kendi çabalarıyla mücadele etmek zorunda kalmaması gerekiyor. Bulunulan ülkeye göre farklılık göstermekle birlikte, şu destek yolları önem taşıyor:

– Hukuki yardım: Boşanma, velayet, nafaka ve oturum statüsü konusunda aile hukuku alanında çalışan bir avukattan veya hukuki yardım kuruluşundan bilgi alınabilir.

– Sosyal destek: Belediyelerin sosyal hizmetleri, kadın danışma merkezleri ve göçmenlere yönelik kuruluşlar barınma, geçim ve danışmanlık konularında yardımcı olabilir.

– Şiddet veya tehdit durumunda koruma: Şiddet, baskı veya güvenlik riski söz konusuysa ilgili ülkedeki uzman destek hatlarına ve acil yardım birimlerine başvurulabilir.

– Çocuk odaklı danışmanlık: Ebeveynler arasındaki çatışmanın çocuğa zarar vermesini önlemek için aile danışmanlığı veya uygun durumlarda arabuluculuk hizmetlerinden yararlanılabilir.

Hollanda’da yaşayan kişiler, hukuki yardım seçenekleri için Het Juridisch Loket üzerinden bilgi alabilir. Aile içi şiddet veya güvensiz bir ev ortamı söz konusuysa Veilig Thuis danışmanlık ve yönlendirme sağlayabilir. Acil tehlike durumunda ise 112 aranmalıdır.

Bu hizmetlerin kapsamı ve uygunluk koşulları kişisel duruma göre değişebilir.

Bir annenin sözleri: “Seni anne sevgisinden mahrum bırakmayacağım”

Genç annenin paylaşımının en duygusal bölümü, kendi çocukluk deneyimiyle oğluna vermek istediği güvenceyi bir araya getirdiği sözler oldu.

“Ben annesiz büyüdüm ama senin annen yaşadığı sürece seni o sevgiden mahrum bırakmamak için güçlü olacağım. Bu can bu bedende olduğu, nefes aldığım sürece hep yanında olacağım annem. Senin için dimdik duracağım, bu hayata karşı.”

Bu sözler, annenin kendi yaşadıklarından hareketle oğluna güvenli bir gelecek sunma isteğini anlatıyor. Aynı zamanda ayrılık sürecinde çocukların ihtiyaçlarının, yetişkinler arasındaki kırgınlıkların gölgesinde kalmaması gerektiğini hatırlatıyor.

Bir çocuğun anne sevgisine duyduğu ihtiyaç kadar, güvenli ve istikrarlı bir yaşam ortamına, çatışmalardan korunmaya ve ebeveynleriyle ilişkilerinin sağlıklı biçimde sürdürülmesine de ihtiyacı var.

Bir paylaşımın ötesinde toplumsal bir mesele

Genç annenin anlatımı, Avrupa’da evlilik yoluyla yeni bir hayat kuran kadınların ayrılık sonrasında karşılaşabileceği sorunları yeniden gündeme getiriyor.

Ancak tek bir kişinin paylaşımı, bütün ithal gelinlerin aynı deneyimleri yaşadığını veya anlatılan olayların tüm ayrıntılarının doğrulandığını göstermiyor. Haberde yer alan duruşma, avukatın bilgilendirme süreci ve eski eşle yaşananlara ilişkin ayrıntılar, annenin kamuoyuyla paylaştığı iddialara dayanıyor. Karşı tarafın görüşü ve bağımsız doğrulama bulunmadığından, bu konularda kesin hüküm vermek doğru olmaz.

Asıl önemli olan, bu tür hikâyelerin arkasındaki temel soruları gözden kaçırmamak: Ailesinden uzakta yaşayan bir kadın boşanma sürecinde nereye başvurabilir? Hukuki haklarını anlayabileceği desteğe nasıl ulaşabilir? Ekonomik bağımsızlığını nasıl kazanabilir? Ve en önemlisi, yetişkinler arasındaki anlaşmazlıkların çocukların geleceğine zarar vermesi nasıl önlenebilir?

Bir annenin evladı için verdiği mücadele, yalnızca kişisel bir hikâye olarak görülmemeli. Aynı zamanda hukuki bilgilendirme, sosyal destek, ekonomik bağımsızlık ve çocukların üstün yararı üzerine düşünmek için bir fırsat olarak değerlendirilmelidir.

NHABER.NL | Avrupa’daki Türk toplumunun sesi

Makalenin tamamını oku