Viran Dağlar 

40 dakika önce 5

 

Balkanlar denildiğinde akla çoğu zaman savaşlar, göçler, sınırlar ve dağılan devletler geliyor. Oysa bu coğrafyanın bir de gündelik hayatı vardı. Aynı şehirde yaşayan, aynı pazara giden, birbirinin düğününe cenazesine katılan insanlar vardı.

 

Belki de Balkanları anlamanın en iyi yollarından biri, o insanların hayatlarına edebiyat üzerinden bakmak.

 

Hollanda Atatürkçü Düşünce Derneği Kitap Kulübü olarak bu yıl Balkan edebiyatına yönelmemizin nedeni biraz da bu.

 

Kitap Kulübü’nü Cumhuriyetimizin 100. yılında kurmuştuk. İlk yıl Anadolu’daki Kurtuluş Mücadelesini ve Cumhuriyet romanlarını okuduk. İkinci yıl Avrupa’da cumhuriyet düşüncesinin gelişimini ve bu mücadeleleri anlatan romanlara baktık. Üçüncü yıl Doğu edebiyatına yöneldik.

 

Dördüncü yılda sıra Balkanlarda.

İlk kitabımız Necati Cumalı’nın Viran Dağlar romanı. 27 Eylül Pazar günü romanı birlikte tahlil edeceğiz.

 

Cumalı, romanında Makedonya’nın Goriçka bölgesinde yaşayan Zülfikar Bey’in hayatından hareketle Balkanlardaki büyük dönüşümü anlatıyor. Savaşlar, barışlar, aşklar, ayrılıklar… Bir tarafta değişen siyasal şartlar, diğer tarafta bütün bunların ortasında hayatını sürdürmeye çalışan insanlar.

 

Bu nedenle Viran Dağlar, yalnızca bir aşk ya da savaş romanı olarak okunabilecek bir kitap değil. Bir dönemin kapanışını, bir coğrafyanın değişmesini ve insanların bu değişim karşısındaki çaresizliğini de anlatıyor.

 

Sonraki aylarda Balkanların farklı ülkelerine ve farklı dönemlerine uzanacağız.

Milan Kundera’nın Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Meşa Selimoviç’in Derviş ve Ölüm, August Šenoa’nın Kuyumcunun Altını, Georgi Gospodinov’un Bahçıvan ve Ölüm, İsmail Kadare’nin Rüyalar Sarayı, Nikos Kazancakis’in Zorba ve Panait Istrati’nin Kira Kiralina romanlarını okuyacağız.

 

Böylece aynı coğrafyaya farklı yazarların gözünden bakacağız.

 

Balkanlar bizim için ayrıca önemli. Çünkü Osmanlı’nın tarihini yalnızca Anadolu üzerinden okuyarak anlamak mümkün değil. Devletin kuruluşundan itibaren Rumeli’nin ayrı bir ağırlığı var. Osmanlı’nın ilk dönemlerinden başlayarak Balkanlar, devletin askerî, siyasi ve ekonomik hayatında merkezi bir yer tuttu.

 

Bugün Türkiye’de Balkanlardan göç etmiş ailelerin sayısının çokluğu da bunun bir başka göstergesi.

 

Dolayısıyla Balkanlar bizim tarihimizin dışında değil. Kendi tarihimizin önemli parçalarından biri.

 

Fakat bu yıl bizi asıl ilgilendiren yalnızca geçmişte ne olduğu değil. Birlikte yaşamanın nasıl mümkün olduğu ve hangi şartlarda bozulduğu sorusu da romanların arasında karşımıza çıkacak.

 

Çünkü Balkan edebiyatında bu sorunun çok güçlü bir karşılığı var.

 

Kitap Kulübü’nde romanları yalnızca olay örgüsü üzerinden konuşmuyoruz. Romanın yazıldığı döneme, yazarın hayatına, tarihsel koşullara, karakterlere ve yazarın anlattığı dünyanın arka planına bakıyoruz. Aynı kitabı okuyan insanların birbirinden farklı şeyler görmesi de işin en güzel taraflarından biri.

Bazen bir karakter hakkında başlayan tartışma, dönemin siyasetine kadar uzanıyor. Bazen romandaki küçük bir ayrıntı bizi hiç beklemediğimiz başka bir konuya götürüyor.

 

Bence kitap okumanın asıl değeri de burada.

Bugün herkesin her konuda bir fikri var. Fakat fikir sahibi olmakla bilgi sahibi olmak aynı şey değil.

 

Biz biraz da bunun için okuyoruz.

Önce okuyalım, öğrenelim, sonra konuşalım.

27 Eylül Pazar günü Viran Dağlar ile başlayacağız.

 

Belki Cumalı’nın Goriçka’sından yola çıkarak Balkanların yakın tarihine bakacağız. Belki de romanı bitirdiğimizde, kitabın başında gördüğümüzden daha farklı bir Balkan coğrafyası göreceğiz.

 

Kitap Kulübü’nün güzel tarafı da biraz bu.

The post Viran Dağlar  first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku