Paylaşmak, paylaşmak yine de paylaşmak!

3 saat önce 17

Bu makaleme başlamadan evvel kafamda toplumumuzun sıkıntılarını düşünüyordum. “Neden insanlar bir birlerininin sıkıntılarını paylaşmaz ki?” diye düşünürken birden paylaşmak kelimesi ben de huzur veren bir heyecan uyandırdı. Bu sebeple bu ayki yazımın başlığını ‘paylaşmak’ olarak belirledim  Neleri paylaşabiliriz ? Toplumumuzun içinde yaşayan bireyler olarak, var olan acılarımızı, yalnızlıklarımızı ve yoksulluklarımızı hep birlikte, elde olan imkanlar çerçevesinde paylaşmaya çalışırız. Paylaşmak bazen ilkokul sıralarında yada ailenin içerisinde başlayarak toplumun bütün katmanlarında kadar devam eder gider. Paylaşmada, ihtiyacı olanla karşılıksız hiç bir beklenti olmadan paylaşılırsa ve bunu yapabilmeninin olgunluğuna mutluluğuna ulaşılırsa paylaşan kişide huzur olgusu daha da katmerleşir. Mesela Arnhem’de ikamet eden ve oturum hakkı için mücedele veren Mehmet’e oturumunun alınmasını ve geçim yardımının bağlanmasını sağlayacak işlemlerde yardımcı olmak bana göre anlatılamayacak keyif verici bir durum. Neleri paylaşamıyoruz ? Bazen enteresan olaylarda yaşanmıyor değil. Mesela bir balıyorsunuz aslında yardım etmeyi seven insanlar iş paylaşmaya gelince kavga ve sıkıntılar yaşanabiliyor. Mesela olmayan bir şeyin paylaşımı gibi. Bu henüz kurulmamış bir kurumun başkanlığından tutun da henüz aşama dercesinde olan projelerin kazançları da olabiliyor. Bu işi yapanlar bir de üstüne üstlük eğitimli veya deneyimli insanlar olursa iş hakikaten sarpasarıyor. Ve de tahmin edildiği üzere sonucu başarısızlık oluyor. Bu durumda da rahat bir şekilde, “Başarının temel ögelerinden en önemlisi paylaşmaktır.” diyebiliriz. Paylaşımın toplumdaki değeri Paylaşmayı kendi değerlerinde gerçekleştiren toplumlarda toplumsal kalkınma ve gelişme kaçınılmazdır. Vergi, zekat ve fitre vermek bu anlamda paylaşmanın en güzel örnekleridir. Paylaşmanın en değerli ve asıl olanı ise gerçekten ihtiyacı olanıyladır. Yoksa tok ve varsıl aileleler Ramazan’da birbilrlerini davet edip dursunlar. Komşunda aç olan varsa ne anladın ki o işten. Öyle demiyor mu Peygamberimiz (sav) de.  Paylaşma ve dağılım kurumlaşmalıdır Sosyal, ekonomik ve politik paylaşım tabiki kurumlaşmalı ve bizler her kuşaktan insanımızla bu kurumlarda yer almalıyız. Hollandalılarla paylaşım farkımız Her nedense Hollandalılar kendi aralarında var olan bir şeyin kavgasını yaparken; bizler de olmayan veya olamayacak şeylerin kavgasını yaparız.  Atalarımız, “yapacağım deme, yaptım de” derken, içimizdeki bazı benciller yüzünden yapmak bir yana hep yıkar dururuz. Sonra bir de arkalarına baktıklarında görürler ki bir arpa boyu yol kat edilmemiş. Tabi görebilirlerse o da ayrı bir soru. Paylaşmayı öğrenmek Paylaşmayı seven ve paylaşımı bilen insanlar genelde toplumda değer ve saygı görürler. Paylaşmak bir erdemdir. Paylaşmak bir güzellik ve Allah vergisidir.Tabiki her bireyin ve her vatandaşın bu Allah’ın vergisine sahip olması için çalışması ve erdemli bir mücadeleden geçmesi gerekir. Paylaşmanın milliyeti Paylaşmanın milliyeti, dini, ve hiç bir etnik kökeni oldağı için, kimle, nerde ve kiminle paylaşılırsa her iki insanıda mutlu ve huzurlu eder. Tarihirimize baktığımız zaman komşu,  şehir, ve ülkeler arasındaki paylaşımların iyi olduğu zamanlarda, şavaşların olmadığını ve insan refahının en yüksek düzeyde olduğunu görürüz. Mutlu paylaşımlarla dolu bir yaşam temenni ederek,  öneri ve dileklerinizi Sucu12@zonnet.nl e posta adresine bekler saygılarımı sunarım.

Paylaşmak, paylaşmak yine de paylaşmak! yazısı ilk önce Ufuk Media üzerinde ortaya çıktı.

Makalenin tamamını oku