Cumhuriyet Bayramımızın 103. yıl dönümünü coşkuyla kutluyoruz.
Tabii ki çok zorlu süreçler neticesinde Cumhuriyet kurulabilmiştir.
600 yıllık bir imparatorluğa “hasta adam” deniyor. Milliyetçilik akımları sebebiyle Balkanlardaki farklı uluslar bağımsızlık mücadelelerine girmiş ve isyanlar başlatmıştır. Balkanlar adeta bir yangın yeri. İşte böyle bir yangın yerinin merkezi olan Selanik’te doğdu Mustafa.
Kemal ismini, olgunluğu ve zekâsı sebebiyle matematik öğretmeni ekledi.
Küçük yaşta babasını kaybetti. Annesinin koruması altında geçti çocukluğu. Annesi istemese de hep asker olmayı istedi. Nihayet Harp Okuluna girdi ve buradan 1902 yılında mezun oldu. Artık “paşalığa giden yol” başlamış oldu.
1905 yılında Harp Akademisinden kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu. İlk görev yeri Şam’daki 5. Ordu oldu. 1909 yılında 31 Mart Ayaklanması’nı bastıran Hareket Ordusunun kurmay başkanı oldu.
1911 yılında Trablusgarp’ı işgal eden İtalyanlara karşı yerel halkı örgütleyip başarılı savunmalar yaparak binbaşılığa terfi etti.
1912 yılında Balkan Savaşları’nda yer aldı. Çanakkale’de 19. Tümen Komutanı olarak “Anafartalar Kahramanı” unvanını aldı ve albaylığa yükseldi.
Kafkas Cephesi’nde 16. Kolordu Komutanı olarak Muş ve Bitlis’i Rus işgalinden kurtardı ve mirliva (tümgeneral) oldu.
Sina-Filistin Cephesi’nde 7. Ordu Komutanlığı yaptı.
En nihayetinde, imparatorluğun başkenti İstanbul’un işgali ve akabinde Yunanlıların İzmir’i işgali sonrası Samsun’a çıktı ve Millî Mücadele’yi başlattı.
Nutuk’ta memleketin içinde bulunduğu durumu şöyle açıklar: “Osmanlı Devleti, I. Cihan Harbi’nde yenilmiş, ağır antlaşmalar imzalanmış, millet yorgun ve fakir durumda, memleketi bu duruma sürükleyenler kendi dertlerine düşüp kaçmışlar, ordunun elinden silahları alınmış, İstanbul, Adana, Urfa, Maraş, Antep ve en nihayetinde İzmir işgal altında.”
Bir de bunlara, Samsun’a çıkışından Ankara’ya gelişine kadarki süreçte başına gelenler var.
Hakkında yakalama kararı, yabancı istihbarat teşkilatları, ülke genelindeki padişah lehine yapılan gösteriler, kendisine karşı başarısız olan suikast girişimleri!
1922 yılındaki Büyük Taarruz neticesinde düşmanın tamamen ülkemizden atılmasına kadar askerlik görevi devam etmiş ve başkomutan olarak nihayete ermiştir.
Bütün bu mücadeleleri bir Osmanlı askeri olarak yapmış, ilk amacı hasta adam olarak görülen Osmanlı Devleti’ni yaşatmak olmuştur. Fakat yanlış politikalar sonucu bu mümkün olmamıştır.
Artık devir, imparatorluklar devri değil, ulus devletler devri olmuştur. Artık asıl savaş, cephelerde düşman ile değil, belki ondan daha tehlikeli olan cehaletle savaş dönemi başlamıştır.
Kitapları için sandık bulamayan yaverine, cephane sandıklarını boşaltarak kitapları bu sandıklara koyma talimatını vererek aydınlanmayı başlatmıştır.
57 yıllık kısa hayatının neredeyse yarısı cephelerde geçmiş bir adam, tam 4.000 adet kitap okudu. Ama hayatlarında bir tane kitabın kapağını açmayan adamlar, bu büyük adamı eleştirme hadsizliğine soyunabiliyor. Kısa dönem askerlik yapan adamlar, bu cephelerde ömür geçirmiş, kendini vatana ve millete adamış, sağlığını kaybetmiş büyük komutana dil uzatma hadsizliğine ulaşabilmişlerdir.
1 Kasım 1922 tarihinde saltanat resmen kaldırıldı.
29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi.
Mustafa Kemal Paşa iyi biliyordu ki Cumhuriyet sağlam temeller üzerine oturmalıydı. Sağlam ilke ve inkılaplar ile bunu başardı.
Cumhuriyetin kurucu lideri olarak sadece 15 yıl onu görebildi. Son yılları hastalık ile mücadeleyle geçti.
Bu 15 yıla neler sığmadı ki!
Sanayide uçak fabrikası yapacak kadar ileri gidildi.
Eğitimde çağdaş eğitim sistemine geçildi.
Hukuk alanında Medeni Kanun ile başta kadınlarımıza eşit haklar, seçme ve seçilme hakkı verildi.
Tarih konusunda kongreler yapıldı.
İktisat Kongresi yapıldı.
Velhasıl, bir askerden muhteşem bir devlet adamı çıktı.
21 Haziran 1934’te Soyadı Kanunu çıkarıldı.
24 Kasım 1934’te TBMM tarafından kendisine “ATATÜRK” soyadı verildi.
ATATÜRK, sadece bir soyadı değildir.
ATATÜRK, bir hafızadır, kararlılıktır, yüksek karakterdir, sorunlara çözüm odağıdır, pes etmemektir.
ATATÜRK, ömrünü çok sevdiği milletine adamışlıktır.
Dünyanın en takdir ettiği bir dünya lideridir. Oturduğu konforlu evi içinde, lüks arabası ile zenginliğini insanların gözüne sokan, bu imkânlara bile onun kazandırdığı özgürlük sayesinde ulaşan vefasızlara rağmen, Anıtkabir’i milyonlarca evladı ona minnetlerini sunmak için dolduruyor.
Ebediyen doldurmaya da devam edecek.
Bu ülkenin başına gelmiş en güzel şey “CUMHURİYET”, en güzel kişi “ATATÜRK” olmuştur.
Ruhu şad olsun.
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
Allah’a emanet olun.
Bayram Tan
The post MUSTAFA KEMAL PAŞA’DAN NASIL ATATÜRK DOĞDU first appeared on Hollanda Haberleri.

40 dakika önce
9












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·