Kur’an’ın ilk muhatabı Hz. Peygamber olmuş, ondan da tebliğ yoluyla ilk olarak Mekke halkına ve oradan da tüm insanlara ulaştırılmıştır.
Hz. Peygamber’in hayatta olduğu dönemde Kur’an, İslam’ın tek kaynağı iken, ondan sonraki dönemlerden günümüze kadarki süreçte içerisine çok sayıda uydurma hadisler, hurafeler eklenmiş, Kur’an ile çelişen mezhepler, tarikatlar üretilmiştir. Kur’an’a aykırı fıkhi hükümler verilmiştir. Tarih boyunca birçok ilim ve bilim insanı, uydurma hadislere dayandırılarak katledilmiştir.
Dinden çıkmanın cezası asla Kur’an’a göre ölüm cezası olmamasına rağmen, yine uydurma hadisler ve yanlış fıkhi hükümlerle insanlara “mürted” damgası vurularak öldürülmüşlerdir.
Yine, geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan’da bir karı koca, uygunsuz tavırda bulundu diye idam edildiler. Evli kişiler için zina söz konusu olmaz. Diyelim ki bunlar evli değil ve zina yaptılar ve bu belgelendi.
Kur’an’a göre bunun cezası idam değildir. “Nur suresi, 2. ayete göre kadın ve erkeğe 100 sopa vurulmasıdır.”
Oysa Hz. Peygamber’in tek hüküm kaynağı Kur’an olmuştur. Kur’an’a aykırı tek bir söz ve hükümde bulunmamıştır. Buna da zaten Kur’an’ın kendisi izin vermemiştir. Birçok ayette kendisinin sadece bir elçi olduğu ve Allah’tan aldığı vahyi insanlara kendinden bir şey eklemeden aktarması istenmiştir.
Bununla ilgili en çarpıcı ayet, Hakka suresi 44-46. ayetleridir:
“Eğer Peygamber bizim adımıza bazı sözler uydursaydı, elbette onu kuvvetle yakalardık. Sonra da onun şah damarını keserdik.”
Âlemlere rahmet olan Peygamberimizi böyle uyaran Rabbimiz, dinde uydurma ve hurafelere sebep olana ne yapmaz!
Kaynağı Kur’an olmayıp uydurma hükümler çıkaranlar için de Kur’an’da çarpıcı bir ayet vardır.
Bakara suresi 79. ayette Rabbimiz buyurur ki: “Vay o kimselere ki elleriyle kitabı yazarlar, sonra da bu Allah’ın katındandır derler.”
Bir başka çarpıcı ayette: “Bu Kur’an, uydurulmuş bir hadis (söz) değildir.” (Yusuf suresi, 111. ayet)
Bizim imanımızın gereği, Hz. Peygamber’in sünnetine “evet”, Hz. Peygamber’e isnat edilen yalanlara “hayır” demektir.
Mezhep imamları, tarikat şeyhleri, devlet reisleri, halifelerin imzalarını taşıyan kitaplar, maalesef Kur’an’ın önüne geçerek onu geri plana düşürmüştür.
İnsanlığı mutluluğa götürmesi gereken din, bu saydığım şirketler elinde bir parçalanma ve bunalım ocağına dönüşmüştür.
Allah’ın dini ve bu dinin kaynağı Kur’an’la insanın arasına giren bu şirket elemanlarını oradan çıkarmak ve insanlığı yaratıcısının rahmetiyle yüz yüze getirmek en birinci görev olmalıdır.
Kur’an’daki İslam’ı yaşayan ve son Peygamber’in açık ve berrak ilettiği vahye göre hayatını dizayn eden herkese selam olsun.
Hz. Peygamber’in vefatından önce ümmetine dediği gibi, “Size bu Kur’an’ı bırakıyorum, ona sarıldıkça yolunuzu kaybetmezsiniz.” hadisi her an aklımızda kalmalıdır.
Tek yol gösterici kaynak o ve Hz. Peygamber’in onun yolunda yaşadığı hayatıdır.
Allah’a emanet olun.
Bayram Tan
The post HZ MUHAMMED VE KUR’AN ÍLE ÍLÍŞKÍSÍ first appeared on Hollanda Haberleri.

1 saat önce
17











Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·