Hollanda Koalisyonu: Sığınmacılık Dramasından Karşılıklı Hoşnutsuzluğa – İlk Çatlaklar Başladı

6 saat önce 24

Haber: Sedat Tapan | Nhaber.nl

Den Haag – Hollanda’nın azınlık hükümeti, yalnızca üç ay içinde ciddi sorunlarla karşı karşıya gelmiştir. D66, VVD ve CDA koalisyonunun 23 Şubat’ta yemin etmesinin ardından, Başkan Rob Jetten’in “işbirliği kabinesi” olarak nitelendiği bu bileşke, sığınmacılık politikasından bütçe sorunlarına kadar pek çok konuda iç gerilimler yaşamaktadır.

Koalisyonun Kırılgan Yapısı

Hollanda tarihinde eşi benzeri olmayan bu azınlık hükümeti, parlamentodaki 150 koltuktan yalnızca 66’sine sahiptir. Bu yapı, her yasama işleminde muhalefet partileriyle müzakere edilmesi gerekmektedir. D66 liderliğindeki bu koalisyon, siyasi dengesizliğin ardından istikrar sağlama amacını taşırken, aynı zamanda iki yıl boyunca ardı ardına gelen hükümet çöküşlerinin (Schoof hükümeti 11 ay dayanmıştır) Hollanda’yı siyasi krizin eşiğine getirmesi sonrasında oluşturulmuştur.

Sığınmacılık Politikasında Derin Anlaşmazlık

Koalisyon ortaklarının ana uyuşmazlık alanlarından biri sığınmacılık politikasıdır. VVD lideri Dilan Yeşilgöz, özellikle göçmen sınırlandırması konusunda sertlik talep etmektedir. CDA’nın İçişleri Bakanı Bart van den Brink ise, EU ve uluslararası hukuk normlarına uygun politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Geçtiğimiz haftalar boyunca, senatoda sığınmacılık yasaları etrafında çıkan tartışmalar, koalisyon ortaklarının temel yaklaşımlarının ne kadar farklı olduğunu ortaya koymuştur. Van den Brink’in ceza hükümlerini sınırlayıcı açıklama yapması, VVD tarafında ciddi tepki uyandırmıştır.

VVD ve D66 Arasında Stratejik Farklılıklar

Savunma Bakanı Dilan Yeşilgöz öncülüğündeki VVD, NATO bağlılığını ve savunma harcamalarının artırılmasını güçlü bir şekilde desteklemektedir. Buna karşılık, D66 iklim politikası, sosyal yardımlar ve eğitim konularında daha ilerici adımlar talep etmektedir.
Yeşilgöz, “Özgürlük Katkısı” olarak adlandırılan yeni vergi mekanizmasının Hollanda’yı güvenli tutacağını söylemektedir. Ancak bu konuda D66 ile CDA, finansal çerçevenin sakarlığından endişe duymaktadırlar.

Emeklilik Reformunda Gerilim

GroenLinks-PvdA liderliği Jesse Klaver’in parlamentodaki sert eleştirileri, koalisyonun emeklilik yaşını artırma planlarına yönelik tepkileri artırmıştır. Bu konu, koalisyon içinde de ciddi tartışmalara yol açmıştır.
CDA lideri Henri Bontenbal, “Yapılması zor bir karar” dediği emeklilik yaş artışını “sorumlu bir yaklaşım” olarak nitelendirmişken, muhalefet partileri bunu kötü başlangıç olarak adlandırmıştır.

Sağlık Harcamalarında Kemer Sıkma Politikası

Koalisyon sözleşmesi, sağlık sigortasında muhtaç kalma payı (ödenek) artışını öngörmektedir. Bu miktar 460 Euro seviyesine çıkarılması planlanmakta, işsizlik yardımlarının süresi ise iki yıldan bir yıla indirilmektedir.
D66 bu tedbirleri sosyal olarak endişe verici olarak görmekteyken, VVD ve CDA bunları finansal sorumluluk açısından gerekli görmektedir.

Azınlık Hükümeti Denklemi

Hollanda’da alışılmadık bir durum olan bu azınlık hükümeti modeli, özellikle hastalıklı parlamentodan destek alması gereken kabinenin her adımını zor kılmaktadır. Jetten, bu yapıyı “açık siyasi kültür” olarak tanımlamış, ancak pratikte bu “açıklık” sık sık çatışmalara dönüşmektedir.
Kalan muhalefet partileri, GroenLinks-PvdA (20 koltuk), PVV (26 koltuk), JA21 ve diğer küçük partiler, koalisyon yasalarına karşı kolaylıkla ittifak kurabilmektedir.

Gelecek Endişeleri

Politik analizciler, bu koalisyonun ilk çatlakları daha şu andan göründüğü için, dört yıl boyunca dayanabilme ihtimalinin düşük olduğunu söylemektedir. Jetten hükümeti, muhalefet partileriyle her yasada müzakerenin uzun ve tükenebileceğini önceden istemektedir.
Hollanda’yı istikrara kavuşturaması beklenen bu hükümet, şimdi kendisi siyasi kriz yönetme denklemiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Sığınmacılık politikasındaki derin uyuşmazlık, emeklilik reformu tartışmaları ve sosyal harcama kesintileri, henüz çok erken bir aşamada koalisyonu tehdit etmektedir.
Rob Jetten’in “işbirliği” vizyonu, kağıt üzerinde güzel görünse de, pratikteki parti çıkarları ve ideolojik farklılıklar her gün daha görünür hale gelmektedir.

Analiz:

Bu koalisyon kurulacak zaman, üç partinin önemli ölçüde farklı özlemler taşıdığını gizlemek mümkün olmuştu. Ama şimdi, hükümetin ilk ayları bile geçmeden, VVD’nin merkez-sağ politikaları, CDA’nın sosyal ve demokratik kaygıları, ve D66’nin ilerici söylemleri arasındaki çatışmalar netleşmektedir.
Özellikle sığınmacılık meselesi, yalnızca teknik bir sorun değildir. Bu, Hollanda siyasetinin en derin ideolojik çatışmasıdır. Bir yandan VVD, Geert Wilders’ın PVV’sinin (ve kaybolan Schoof hükümeti deneyiminin) etkisi altında sertleşmiş göçmen politikası taleplerini sürdürmektedir. Öte yandan CDA ve D66, hukuk devleti ilkeleriyle de uyuşmayan bu taleplerinin nasıl dengeleneceğini bulma çabasındadır.
Eğer bu ilk çatlaklar ilk üç ayda bu kadar belirgin ise, müteakip aylarda koalisyon dinamiği ya daha sağlamlaşacak (ortaklara daha fazla müzakere becerisi kazandıracak) ya da çok daha hızlı kırılacaktır.
Nhaber.nl editörlüğünde yayınlanmak üzere hazırlanmıştır.

Nhaber.nl

Makalenin tamamını oku