Sevgili dostlar,
Şu dedikoducular yok mu… dedikoducular… ahhh ahhh!
Uzun zamandır dikkatimi çekiyor; insanların kendi arasında ya da dolaylı olarak bana gelip söyledikleri şeyler var. Bazen bir sohbet sırasında, bazen bir telefon konuşmasında, bazen de kulağıma gelen sözlerde aynı cümleleri duyuyorum.
Bir süre düşündüm: Bu konuyu yazsam mı, yazmasam mı?
Amaaan… yaz gitsin. Yavuz abinin de dediği gibi, yazmasam olmazdı.
Çünkü bazen bazı gerçekleri söylemek gerekiyor.
Gerçekten biz ne yapıyoruz?
Hollanda’daki Türk toplumu küçümsenecek bir toplum değil. On binlerce insan, binlerce işletme, sayısız başarı hikâyesi var. İş dünyasında varız, eğitimde varız, siyasette varız.
Ama bir gerçek var ki çoğu zaman kimse bunu açık açık söylemek istemiyor.
Biz en çok neyi konuşuyoruz?
Başarıyı mı?
Projeleri mi?
Gençlerin geleceğini mi?
Ne yazık ki bunlar değil.
En çok konuştuğumuz şey… dedikodu.
Bir iş insanı başarılı olur hemen bir yorum gelir:
“Babadan zengin zaten… tabii ki o büyüyecek. Para parayı çeker misali.”
Bir gazeteci köşe yazısı yazar, gündem oluşturur:
“Bunu da yapay zekaya yazdırmıştır” derler.
Bir genç bir başarı elde eder:
“Kesin bir tanıdığı vardır.”
Bir işletme büyür:
“Kesin bir işler çeviriyorlar.”
Birisi toplum için bir adım atar:
“Reklam yapıyor.”
Birisi yeni bir proje başlatır:
“Bir yerden para alıyordur.”
Birisi siyasette yükselir:
“Birilerinin adamıdır.”
Birisi yeni bir iş kurar:
“Bakalım ne kadar dayanacak.”
Geçtiğimiz gün Simtronic’in bir programına gittim. Turgut Bey yaptıklarını ve yapacaklarını anlattı. Seversiniz, sevmezsiniz… ama benim gözümde muhteşem işler yapıyorlar.
Şimdi buna da bir kulp bulursunuz.
“Kesin bir çıkarı vardır” dersiniz.
Biz Hollanda Türk Gazeteciler Birliği’ni kurduk. Hâlâ “Bunlar yapamaz” diyen insanlar var.
Bu vesileyle Sevgili Başkan Özcan abimi de sergilediği duruştan dolayı tebrik ediyorum.
Gerçekten soruyorum: Siz neyin kafasını yaşıyorsunuz..
Yani çoğu zaman başarıyı takdir etmek yerine hemen bir kulp buluyoruz.
Emeği görmek yerine konuşmayı tercih ediyoruz. Birinin ne yaptığına bakmak yerine arkasında ne var diye araştırıyoruz.
Oysa bu alışkanlık sadece insanları kırmakla kalmıyor, toplum içindeki güveni de zedeliyor.
Çünkü sürekli şüpheyle bakılan bir ortamda kimse rahat rahat üretmek istemez.
Oysa güçlü toplumlar farklıdır. Birinin başarısı ortaya çıktığında o başarı sahiplenilir. “Bizden biri başardı” denir.
Belki de artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Biz gerçekten neyi konuşmak istiyoruz?
Başarıyı mı…
yoksa insanların arkasından konuşmayı mı?
The post Hollanda’daki Türkler En Çok Neyi Konuşuyor? Başarıyı mı, Dedikoduyu mu? first appeared on Hollanda Haberleri.

2 saat önce
20












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·