Hollanda'da Polis, Bir Yıldır İşe Gitmeyen Kadını Bakın Nerede Buldu

1 saat önce 9

Amsterdam'da yaşanan sıra dışı bir iş hukuku davası, Hollanda'da sosyal destek kapsamında çalışan kişilerin hakları ile işverenlerin yükümlülüklerini yeniden gündeme getirdi.

2012 yılından bu yana çalışma hayatına katılmakta güçlük çeken kişilere destek sağlayan Pantar adlı kuruluşta çalışan bir kadın, 27 Mayıs 2025 tarihinden itibaren hiçbir açıklama yapmadan işe gitmemeye başladı.

Üretim ve teknik bölümünde görev yapan kadının, Hollanda Çalışan Sigortaları Kurumu (UWV) tarafından ciddi düzeyde engelli olarak değerlendirildiği belirtildi.

İşveren defalarca ulaşmaya çalıştı

Kadının işe gelmemesi üzerine Pantar yönetimi kendisiyle iletişim kurmak için çeşitli girişimlerde bulundu. Çalışana çok sayıda mektup gönderildi, telefonla ulaşılmaya çalışıldı ve işyeri hekimiyle görüşmeler ayarlandı. Ancak kadın hiçbir çağrıya yanıt vermedi. Uzun süre haber alınamaması üzerine işveren, sosyal yardım kuruluşları ve polisten destek istedi.

Polis kapıyı zorlayarak eve girdi

14 Temmuz 2025 tarihinde polis ekipleri, kadının Amsterdam'daki evine gitti. Kapının açılmaması üzerine ekipler giriş kapısını zorlayarak içeri girdi. Polis, kadını evinde buldu ve kendisinden işvereniyle iletişime geçmesini istedi. Ancak kadın bu uyarıya rağmen işyerine dönmedi ve işvereniyle herhangi bir iletişim kurmadı. Mahkemenin gönderdiği taahhütlü mektupların bile açılmadan evin kapısının önünde kaldığı belirtildi.

Üç ay sonra maaşı kesildi

Pantar yönetimi, yaklaşık üç ay boyunca sonuç alamayınca kadının maaş ödemelerini durdurdu. Kadının işe gelmemesi ve kendisine ulaşılamaması bir yıldan fazla sürdü. Bunun üzerine işveren, iş sözleşmesinin feshedilmesi için mahkemeye başvurdu. Pantar, çalışanın yükümlülüklerini ciddi biçimde ihlal ettiğini savunarak sözleşmenin derhal ve herhangi bir tazminat ödenmeden sona erdirilmesini talep etti.

Mahkeme: Sosyal işverenlerin de sınırları var

Davayı değerlendiren mahkeme, engelli bireylerin istihdam edildiği sosyal kuruluşların çalışanlarına karşı normal işverenlerden daha fazla anlayış ve sabır göstermesi gerektiğini vurguladı. Ancak hâkim, bu sorumluluğun da bir sınırı bulunduğunu belirtti.

Mahkemeye göre bir işverenin, bir yıldan uzun süredir işe gelmeyen ve hiçbir şekilde iletişim kurulamayan çalışanıyla iş ilişkisini süresiz devam ettirmesi beklenemez.

Kararda, Pantar'ın işten çıkarma yoluna hemen başvurmadığı, çalışanına ulaşmak için uzun süre çaba gösterdiği de dikkate alındı.

Psikolojik sorunları nedeniyle ağır kusurlu sayılmadı

Mahkeme, işverenin sözleşmenin tazminatsız ve derhal feshedilmesi talebini ise kabul etmedi. Hâkim, kadının ciddi psikolojik sorunları nedeniyle davranışlarının bilinçli, kötü niyetli veya kasıtlı olduğunun kanıtlanamadığını belirtti. Bu nedenle iş sözleşmesinin yasal bildirim süresi dikkate alınarak 20 Kasım 2026 tarihinde sona ermesine karar verildi. Kadının yasal işten ayrılma tazminatı (transitievergoeding) alma hakkı da korundu. İşverenin daha önce uyguladığı maaş kesintisi ise bu davada değiştirilmedi.

Kadının son durumu bilinmiyor

Davaya konu olan kadın mahkeme duruşmasına da katılmadı. Kadının neden duruşmaya gelmediği, şu anda nasıl bir yaşam sürdüğü ve herhangi bir profesyonel sağlık veya sosyal destek alıp almadığı bilinmiyor.

Mahkeme kararı, Hollanda'da sosyal istihdam kuruluşlarının çalışanlarına karşı daha fazla sorumluluk taşıdığını, ancak uzun süreli ve açıklanamayan devamsızlık durumlarında iş sözleşmesinin sona erdirilebileceğini ortaya koydu.

Makalenin tamamını oku