Hollanda’da uzun vadeli faiz oranları son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, bunun ekonominin farklı sektörleri üzerindeki etkileri giderek daha fazla hissediliyor.
Bu hafta 10 yıllık Hollanda devlet tahvili faizi yüzde 3,43 seviyesine çıktı. Şirketlerin kredi maliyetleri ise sektöre bağlı olarak bunun üzerine birkaç puanlık ek maliyetle daha da yükseliyor.
Ekonomistler, özellikle gayrimenkul, inşaat, teknoloji, ulaştırma ve sanayi sektörlerinin yüksek uzun vadeli faizlerden etkilendiğine dikkat çekiyor.
Yatırımlar ertelenebilir
Ekonomistlere göre yüksek faiz, fabrikalar, makineler ve uçaklar gibi büyük yatırımların ertelenmesine veya tamamen iptal edilmesine neden olabilir.
Örneğin havayolu şirketlerinin uçakları kiralama yoluyla edinmesi de maliyetlerden etkileniyor. Çünkü uçak kiralama şirketleri de finansman için daha yüksek faiz ödemek zorunda kalıyor.
Teknoloji şirketleri açısından da tablo benzer. Özellikle araştırma ve geliştirmeye büyük kaynak ayıran şirketler için düşük faiz döneminin sona ermesi önemli bir değişim anlamına geliyor.
Ekonomistler, faizlerin yükselmesiyle yatırımcıların daha temkinli hale geldiğini ve şirketlere ayrılan sermayenin azalabileceğini belirtiyor.
Yapay zeka yatırımlarında soru işaretleri
Yapay zeka alanındaki yatırımlar son dönemde hızla büyürken, yüksek faiz oranlarının özellikle veri merkezlerine yapılan büyük yatırımların geleceğini nasıl etkileyeceği tartışılıyor.
Ekonomistler, bazı veri merkezi yatırımlarında finansman maliyetlerinin yüzde 7,5'e kadar çıkabildiğine dikkat çekerek, yatırımcıların bu maliyetleri uzun vadede karşılayıp karşılayamayacağının önemli bir soru olduğunu söylüyor.
Kısa vadeli faizlerdeki yükseliş ise özellikle işletme sermayesi ihtiyacı yüksek şirketleri etkiliyor. Sanayi, ulaştırma ve toptan ticaret sektöründeki şirketler bu grupta yer alıyor.
Euro kısa vadeli faiz oranı da geçen yıl yüzde 1,9 seviyesinden yüzde 2,19'a yükseldi.
Konut projeleri de baskı altında
Yüksek faiz, konut piyasasını da etkiliyor. Tüketicilerin konut satın almasının pahalılaşması, satışların yavaşlamasına ve bazı yeni projelerin ertelenmesine neden olabiliyor.
Geliştiriciler birliği Neprom, yüksek faiz oranlarının etkisini “çok büyük” olarak nitelendiriyor.
Neprom yöneticileri, özellikle 500 bin avronun üzerindeki dairelere yönelik alıcı sayısının azaldığını belirtiyor. Yüksek faiz, artan inşaat maliyetleri ve çevre düzenlemeleri nedeniyle yeni dairelerin giderek küçüldüğü ifade ediliyor.
Geliştiriciler açısından finansman bulmak da önceki döneme kıyasla zorlaşıyor.
2022'den farklı bir tablo
Faizlerdeki yükselişin konut piyasası üzerindeki etkisi, 2022'de yaşanan hızlı artışla karşılaştırılıyor.
2022'de pandemi döneminde eksi yüzde 0,5 seviyelerine kadar gerileyen faizler kısa süre içerisinde yüzde 3'ün üzerine çıkmıştı.
Uzun vadeli faizler 2024'ün sonlarından bu yana yeniden hızlı şekilde yükseliyor. Ancak mevcut artışın şimdilik 2022'deki kadar sert olmadığı belirtiliyor.
Otomobil satışları da etkilenebilir
Yüksek faiz otomotiv sektörünü de yakından ilgilendiriyor.
Bankaların ekonomistlerine göre otomotiv sektöründe leasing ve kredili satın alma gibi dış finansman yöntemleri yaygın olduğu için borçlanma maliyetlerinin artması araç satışlarını olumsuz etkileyebilir.
Otomobil satıcıları açısından da yüksek faiz, stokların ve işletme finansmanının maliyetini artırıyor. Tüketiciler ise daha pahalı kredi ve leasing seçenekleriyle karşı karşıya kalıyor.
Elektrikli kamyon yatırımları sürüyor
Ulaştırma sektöründe ise yüksek faiz önemli bir maliyet oluşturmasına rağmen bazı yatırımların devam etmesi bekleniyor.
Taşımacılık şirketleri, iklim hedeflerine ve şehirlerdeki sıfır emisyon bölgelerine uyum sağlayabilmek için elektrikli kamyonlara ve şarj altyapısına yatırım yapmak zorunda.
Ekonomistler, dizel yakıt fiyatlarının halen yüksek olması ve elektrikli kamyonlar ile şarj altyapısına yönelik sübvansiyonların bulunmasının yatırımları cazip tuttuğunu belirtiyor.
Buna göre yüksek faiz finansmanı pahalılaştırsa da dizel yakıt maliyetlerinin yüksekliği, elektrikli araçlara geçiş yatırımlarını halen destekliyor.
Girişimler için yatırım bulmak zorlaşıyor
Yüksek faiz ortamından en fazla etkilenen kesimlerden biri de hızlı büyümek için yatırımcılara ihtiyaç duyan start-up şirketleri.
Uzmanalr, sermayenin maliyetinin yükselmesiyle yatırımcıların start-up'lar ve girişim sermayesi fonlarından beklentilerinin de arttığını söylüyor.
Buna rağmen Hollanda'daki girişim sermayesi piyasasında henüz bir çöküş yaşanmış değil.
Hollandalı start-up'lar 2025'te toplam 3,2 milyar dolar yatırım aldı. Bu rakam 2022'deki seviyeye yakın.
2026'nın ilk yarısında ise şimdiden 2,3 milyar dolar yatırım gerçekleştirildi. Bu hız devam ederse yıl sonunda yaklaşık 4,6 milyar dolarlık yatırım hacmine ulaşılması bekleniyor. Bu da 2025'e kıyasla yüzde 40'ın üzerinde artış anlamına geliyor.
Ancak yatırım turunu tamamlamak artık daha uzun sürüyor. Start-up kuruluşu Techleap'e göre finansman turlarının tamamlanması, 2021'deki yatırım dönemine kıyasla yaklaşık iki kat daha uzun zaman alıyor.
“Her ne pahasına olursa olsun büyüme” dönemi sona erdi
Yatırımcıların girişimlere yaklaşımı da değişiyor.
Uzmanlara göre geçmişte yatırımcıların temel önceliği hızlı büyüme ve pazar payı kazanmakken, artık şirketlerin ellerindeki sermayeyi ne kadar verimli kullandığı daha fazla önem taşıyor.
Yüksek faiz oranlarının yanı sıra yapay zekanın yükselişi de yatırımcıların beklentilerini değiştirmiş durumda. Yatırımcılar, girişimlerin daha az çalışan ve daha az sermayeyle daha hızlı sonuç üretmesini bekliyor.
Özellikle yüksek miktarda sermayeye ihtiyaç duyan ve kâra ulaşması uzun yıllar süren şirketler için koşullar zorlaşırken, güçlü büyüme potansiyeline sahip yapay zeka şirketleri gibi istisnai girişimler hâlâ yatırımcıların yoğun ilgisini çekiyor.
Ekonomide ucuz para dönemi böylece büyük ölçüde geride kalırken, yüksek faiz ortamı şirketleri daha seçici yatırım kararları almaya ve sermayelerini daha verimli kullanmaya zorluyor.

1 saat önce
8












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·