Hollanda’da Bütçe Pazarlığı Kritik Aşamada: Anlaşma mı, Erken Seçim mi?

1 ay önce 84

Başbakan Rob Jetten liderliğindeki hükümet, yaz tatili öncesinde “kim kiminle koalisyon kuracak” tartışmasını ertelemişti. Ancak bu karar, bütçe görüşmelerini daha da kritik hale getirdi.

Hükümet, bütçe planlarına destek verebilecek geniş bir muhalefet yelpazesiyle masaya oturmaya hazırlanıyor. Görüşmelerde Volt ve Pro'dan JA21 ve SGP'ye kadar farklı siyasi çizgideki partilerle uzlaşma aranıyor.

“Azınlık hükümeti için büyük test”

Bütçe görüşmeleri, Hollanda'daki azınlık hükümeti modelinin de önemli bir sınavı olarak görülüyor.

Hükümetin hedefi, en azından Temsilciler Meclisi'nde bütçenin geçmesini sağlayacak bir çoğunluk oluşturmak. Ancak Senato'da da yeterli desteğin bulunması gerekiyor.

Anlaşmaya varılamaması halinde ise hükümetin önündeki en kötü senaryo erken seçim.

Ancak mevcut siyasi tablo, seçimlerin birçok parti açısından risk taşıdığını gösteriyor.

Erken seçim birçok parti için riskli

İktidardaki D66 açısından erken seçim, partinin ilk kez başbakanlık görevini üstlenmesinin başarısızlıkla sonuçlanması anlamına gelebilir.

Sağ siyasette yeni oluşumlar açısından da erken seçim zamanlama açısından riskli görülüyor. Öte yandan Pro için de yeni bir seçimin avantajlı olmayabileceği değerlendirmeleri yapılıyor.

Siyasi kulislerde, mevcut kamuoyu yoklamalarının seçimlerin diğer bir aşırı sağcı FvD'nin güçlenmesiyle sonuçlanabileceği endişesini artırdığı belirtiliyor.

Önümüzdeki yıl yapılacak eyalet seçimleri de partilerin hesaplarını etkiliyor. Bazı siyasi partiler şimdiden seçim atmosferine girerken, hükümetle iş birliği yapmak kimi partiler için sorumluluk üstlenme fırsatı, kimileri için ise hükümetten uzak durma gereği olarak görülüyor.

En önemli sorunlardan biri Box 3

Bütçe pazarlıklarının en önemli başlıklarından biri, Hollanda'da kişilerin birikim ve yatırımlarından alınan vergiye ilişkin Box 3 düzenlemesi.

VVD, mevcut düzenlemenin değiştirilmesini istiyor. Değişiklik yapılmaması halinde, tartışmalı yasanın Senato'da engellenmesi riski bulunuyor.

Ancak düzenlemede yapılması planlanan değişikliklerin önümüzdeki yıllarda kamu bütçesine milyarlarca euroluk ek maliyet getirmesi bekleniyor.

Bir diğer sorun ise sağlık sigortasında kişilerin ödediği yıllık zorunlu sağlık katkı payının 60 euro artırılması önerisi.

Muhalefetin tamamının karşı çıktığı bu düzenlemenin parlamentodan geçmesinin oldukça zor olduğu değerlendiriliyor. Hükümet açısından bunun maliyeti ise yaklaşık 1 milyar euro.

Sosyal güvenlik kesintileri masada

Görüşmelerin bir başka kritik başlığı, sosyal güvenlik harcamalarında milyarlarca euroluk kesinti planı.

Muhalefet partilerinin yanı sıra sendikalar ve işveren örgütleri de bu planlara karşı çıkıyor.

Ancak hükümet açısından önemli bir ayrıntı bulunuyor: Kesintilerin önemli bölümü 2028 ve sonrasında uygulanacak. Bu nedenle mevcut bütçe yılı için yapılan pazarlıklarda hükümetin manevra alanı bulunuyor.

Bunun yanı sıra gelecek yıl vatandaşların satın alma gücünün desteklenmesi için de yeni adımlar atılması bekleniyor.

Enerji faturaları için yeni destek gündemde

Orta Doğu'daki gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarının yükselmesi, hükümetin önündeki bir başka sorun.

Gelecek kış enerji faturalarını ödemekte zorlanabilecek düşük gelirli vatandaşlara yönelik acil durum fonuna yaklaşık 200 milyon euro ayrılması gündemde.

Ancak hükümetin bütün bu harcama ve destek taleplerini aynı bütçe içinde nasıl dengeleyeceği henüz netleşmiş değil.

Sağ ve sol arasında büyük görüş ayrılığı

Hükümet, mümkün olduğunca geniş kapsamlı bir bütçe anlaşması yapmak istediğini vurguluyor. Ancak hem sol hem de sağ muhalefetin aynı anlaşmaya imza atmasının zor olduğu belirtiliyor.

Pro lideri Jesse Klaver, sosyal güvenlik alanındaki 6 milyar euronun üzerindeki kesintilerin tamamen iptal edilmesini istiyor.

Buna karşılık JA21 ve SGP, “gerçekçi sağ” olarak tanımladıkları ortak bir çizgide, sosyal güvenlik harcamalarının azaltılmasını prensipte kabul ediyor ancak kesintilerin yumuşatılmasını talep ediyor.

Sağ partiler ayrıca vatandaşlar ve şirketler üzerindeki vergilerin azaltılmasını istiyor.

Sağdan anlaşma daha yakın görünüyor

Siyasi kulislerde, JA21 ve SGP ile yapılabilecek bir anlaşmanın hükümetin mevcut politikalarına daha yakın olduğu değerlendiriliyor.

Bu iki partiyle anlaşılması halinde hükümet, Temsilciler Meclisi'nde gerekli çoğunluğu sağlayabilir. Ancak Senato'da çoğunluk için BBB'nin ve en az bir bağımsız milletvekilinin desteğine daha ihtiyaç duyulacak.

BBB ise desteğini hükümetin azot emisyonları planında değişiklik yapılması şartına bağlıyor.

Başbakan Rob Jetten'in ise hükümetinin şimdiye kadarki en önemli siyasi adımlarından biri olarak görülen azot planında büyük değişiklik yapmaya sıcak bakmadığı belirtiliyor.

Sol ile anlaşmanın avantajı daha fazla

Pro ve örneğin CU veya Volt ile yapılacak bir anlaşma ise hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da çoğunluğu daha kolay sağlayabilir.

Ayrıca böyle bir anlaşmanın sendikalarla ilişkileri de yumuşatabileceği düşünülüyor. Hükümet, sosyal güvenlik sisteminin gelecekteki reformları konusunda sendikalarla daha geniş bir mutabakat sağlamak istiyor.

Ancak Pro'nun sosyal güvenlik kesintilerinin tamamen kaldırılmasını istemesi, hükümetle arasındaki en büyük anlaşmazlıklardan biri.

Muhalefet kaynakları, hükümetin kesintileri tamamen kaldırmak istemediğini ancak bazı kesintilerin “yumuşatılmasına” açık olabileceğini belirtiyor.

Jetten müzakerelerde sessiz kalıyor

Muhalefet partileri, hükümetin pazarlık masasında ne kadar taviz vermeye hazır olduğunu henüz tam olarak anlayabilmiş değil.

İlk görüşmelerde Başbakan Rob Jetten ile başbakan yardımcıları Dilan Yeşilgöz ve Bart van den Brink'in hükümetin bütçe konusunda hangi yönde ilerlemek istediğine ilişkin fazla ayrıntı vermediği belirtiliyor.

Bir görüşme katılımcısı, Jetten'in müzakere tarzını “nazikçe gülümsemek ve fazla bir şey söylememek” sözleriyle tanımladı.

Kritik hafta başlıyor

Önümüzdeki hafta yapılacak görüşmeler, Hollanda hükümetinin geleceği açısından kritik önem taşıyor.

JA21 ve SGP ile anlaşma sağlanması kısa vadede hükümete Temsilciler Meclisi'nde önemli bir avantaj sağlayabilir. Sol muhalefetle anlaşma ise Senato'daki desteği de güvence altına alarak hükümetin daha geniş bir siyasi zemine oturmasını sağlayabilir.

Ancak taraflar arasındaki görüş ayrılıkları oldukça büyük.

Bütçe anlaşmasının sağlanamaması halinde ise hükümetin önünde yalnızca siyasi kriz değil, yeni seçim ihtimali de bulunuyor. Bu nedenle Prinsjesdag öncesindeki görüşmeler, Jetten hükümetinin şimdiye kadarki en kritik siyasi sınavlarından biri olacak.

Makalenin tamamını oku