Hayatını İnternetten Öğrenenden Ne Beklersin?

36 dakika önce 8

 

Ekranların gölgesinde kaybolan gerçek hayatlar

 

Bazen bir cümle, uzun uzun anlatamadığımız bir gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyar. Bir danışanımın sohbet sırasında söylediği “Hayatını internetten öğrenenden ne beklersin?” sözü de zihnimde böyle bir iz bıraktı.

 

Üzerine düşündükçe bu cümlenin yalnızca bir sitem değil, günümüz insanının hayatla kurduğu ilişkiye dair önemli bir sorgulama olduğunu fark ettim.

 

Artık bazı insanlar hayatı yaşayarak değil, başkalarının hayatlarını izleyerek öğreniyor. Sevgiyi videolardan, mutluluğu fotoğraflardan, ilişkileri birkaç saniyelik paylaşımlardan anlamaya çalışıyor.

 

Oysa sosyal medyada gördüğümüz hayat, gerçeğin tamamı değil; çoğu zaman gösterilmek istenen kısmıdır.

 

Başkalarının mutlu fotoğraflarına bakıp kendi hayatını yetersiz bulan, ilişkisini başkalarıyla kıyaslayan, insanları internetten öğrendiği birkaç kavramla yargılayan kişiler, zamanla kendi gerçekliklerinden uzaklaşabiliyor. Bir videoda duyduğu sözle ilişkisine hükmediyor, bir paylaşım üzerinden sevgiyi ölçüyor, başkalarının yaşam tarzını kendi hayatının ölçüsü hâline getiriyor.

 

Peki, hiç düşündük mü? Başkalarının hayatlarını izlerken kendi hayatımızdan neleri kaçırıyoruz?

 

Sosyal medya hayatları mahvedebilir mi? Sağlıksız ve kontrolsüz kullanıldığında evet. İnsan ilişkilerini zayıflatabilir, kıyaslama duygusunu artırabilir, öz güveni zedeleyebilir ve aile içindeki iletişimi olumsuz etkileyebilir. Sürekli çevrim içi olduğumuz hâlde kendimizi yalnız hissedebiliriz. Çünkü dijital ortamda görünür olmak, gerçek hayatta anlaşılmak anlamına gelmez.

 

Elbette sosyal medya doğru kullanıldığında bilgiye, dayanışmaya ve farkındalığa katkı sağlar. Sorun, onu hayatımızın bir parçası olmaktan çıkarıp hayatımızın merkezine yerleştirdiğimizde başlıyor.

 

Belki de kendimize şu soruyu sormalıyız: Telefonu elimizden bırakamadığımız için mi başkalarının hayatlarını izliyoruz, yoksa kendi hayatımızda yüzleşmekten kaçındığımız duygular mı bizi ekranlara yönlendiriyor?

 

Bazen ihtiyacımız olan şey yeni bir video değil, içten bir sohbet; daha fazla beğeni değil, gerçek bir bağ; başkalarının hayatını anlamlandırmak değil, kendi hayatımıza dönüp bakmaktır.

 

Beğenilmek, değer görmek değildir. Takip edilmek, sevilmek değildir. Görünür olmak, mutlu olmak değildir.

 

Hayat, başkalarının paylaşımlarını izleyerek değil; hissederek, emek vererek, yanılarak ve gerçek ilişkiler kurarak öğrenilir.

 

Unutmayalım: Sosyal medya bize dünyayı gösterebilir ama hayatı bizim yerimize yaşayamaz. Ekranları kapattığımızda geriye kalan, kaç kişinin bizi takip ettiği değil; kimlerle gerçek bir bağ kurduğumuz ve kendi hayatımıza ne kattığımızdır.

 

Sosyal medya hayatımıza eşlik etmeli, hayatımızın yerini almamalıdır.

 

Gönüllere dokunan satırlarda buluşmak dileğiyle.

 

Uzm. Psikolog ve Sosyolog

Rukiye Sultan Gür

 

 

The post Hayatını İnternetten Öğrenenden Ne Beklersin? first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku