Moda bazen bir elbisenin kıvrımında görünür, bazen bir vitrinin ışığında, bazen de sokakta yürüyen birinin adımlarında. Ama ne kadar uzak durmaya çalışsak da hep aynı soruya geri döneriz:
Biz mi modanın peşinden gidiyoruz, yoksa moda mı bizim peşimizde?
Aslında moda dediğimiz şey, toplumun sessiz bir günlüğü gibi.
Biz yaşadıkça o not alıyor.
Biz değiştikçe o da şekil değiştiriyor.
Biz bir şey söylemesek bile o, renklerle konuşuyor.
Tasarımcılar yeni bir şey yaratırken sandığımız kadar “kendi dünyalarında” değiller.
Bize bakıyorlar.
Sokağın ritmine, insanların ruh hâline, bir dönemin heyecanına ya da yorgunluğuna…
Bizim karmaşamız onların ilhamı oluyor.
Moda, çoğu zaman bizim iç dünyamızın dışarıya sızmış hâli..
Ama herkes bu akışa aynı yerden bakmıyor.
Bazıları için moda bir yön bulma aracı; kim olduğunu tam bilmeyen biri, trendlerin gölgesinde yürümeyi güvenli buluyor.
Bazıları görünür olmak istiyor; moda onlar için bir sahne ışığı.
Bazıları estetiğin peşinde; renklerle, dokularla, formlarla oynuyor.
Bazıları da sosyal medyanın ritmine kapılmış durumda; moda artık sokaktan çok ekrandan akıyor.
Bir de modaya karşı neredeyse dokunulmaz olanlar var.
Minimalistler mesela… Onlar için sadelik bir duruş.
Köklerine bağlı olanlar, trendlerden çok kültürlerini taşıyor.
Bağımsız ruhlar, “Moda bana karışamaz.” diyebiliyor.
Ve en önemlisi: kendi stilini yaratmış olanlar.
Onlar modadan etkilenmiyor çünkü stil, modadan daha derin bir şey.
Stil içten gelir; moda dışarıdan.
Stil kalıcıdır; moda geçici.
Stil bir karakterdir; moda bir öneri.
Peki, modadan etkilenmek bir zayıflık mı?
Hiç değil.
İnsan dediğin çevresinden etkilenir; bu çok doğal.
Zayıflık olan, modanın seni yönetmesine izin vermek.
Güçlü olan ise modayı kendine göre eğip bükmek.
Moda bir dalga; herkes ona temas eder.
Ama bazıları dalganın içinde savrulur, bazıları dalganın üzerinde yürür.
Ve sonunda asıl soruya geliyoruz:
Modacılar mı bizi etkiliyor, yoksa biz mi modacıları etkileyip modayı belirliyoruz?
Belki de gerçek cevap, ikisinin arasında bir yerde duruyor.
Biz yaşarız, onlar bakar.
Biz değişiriz, onlar çevirir.
Biz fısıldarız, onlar duyulur hâle getirir.
Moda dediğimiz şey, aslında bizim hikâyemizin estetik tercümesidir.
The post Biz mi Modayı Takip Ediyoruz, Moda mı Bizi? first appeared on Hollanda Haberleri.

1 saat önce
10












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·