Bir Ülkenin Emeklileri

12 dakika önce 3

 

 

Güzel ülkem Türkiye’den önceki gün acı bir haber okudum. Çok üzüldüm…

 

Emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun intihar girişiminde bulunduğu ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği haberini okuduk. Şekeroğlu’nun olaydan önce çevresindekilere, “Torunum oldu, ona altın takamadım.” dediği aktarıldı.

 

Olay öncesindeki sosyal medya paylaşımlarında ise emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekerek, “Vatan sevgimizi kimse sorgulayamaz, ancak açlıkla da cezalandırılamaz.” ifadelerini kullandığı görüldü.

 

Şimdi gelin, bu olaya sadece “bir intihar vakası” olarak bakalım mı?

 

Ben bakamıyorum…

 

Çünkü emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun yaşadığı trajedinin, ülkemizde hayat mücadelesi veren milyonlarca emeklinin sorunlarını da yeniden düşünmemiz gerektiğini gösterdiğine inanıyorum.

 

Bir ülke düşünün…

 

İnsanlarını çok genç yaşlarda emekli ediyoruz. Bunun bir dönem işsizliğe çözüm olarak görüldüğü, erken emekliliğin siyasi tercihlerle genişletildiği dönemler yaşandı.

 

Diğer tarafta gelişmiş ülkelerde emeklilik yaşları yükseliyor; çalışan nüfusun azalması ve yaşam süresinin uzaması nedeniyle emeklilik sistemlerinin sürdürülebilirliği tartışılıyor.

 

Peki biz ne yaptık?

 

Emeklilik sistemini uzun vadede nasıl sürdürülebilir hâle getiririz, emeklimize nasıl daha iyi yaşam şartları sağlarız diye yeterince düşündük mü?

 

Yoksa günü kurtarmayı mı tercih ettik?

 

Bugün bunun bedelini hem çalışanlar hem de emekliler ödüyor.

 

Bir başka konu da yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın Türkiye’de emeklilik hakkı elde edebilmesi…

 

Yurt dışında yaşayan bir vatandaşın belirli şartlarla borçlanarak Türkiye’den emeklilik hakkı kazanması konusunda benim ciddi soru işaretlerim var.

 

Yıllarca yurt dışında çalışmış, prim ödemiş insanların hakları elbette tartışılabilir. Ancak emekliliğin esasının emek ve prim karşılığı olması gerektiğini düşünüyorum.

 

Bir insanın emeklilik hakkını büyük ölçüde para ödeyerek elde edebilmesi ne kadar adil?

 

Türkiye’de yıllarca çalışan ve prim ödeyen insanlarımız açısından bu uygulamanın adalet boyutunu hiç sorgulamıyor muyuz?

 

Ben sorguluyorum.

 

Ve bu sistemi etik açıdan doğru bulmadığımı açıkça ifade ediyorum.

 

Çünkü bugün insanlar geçim derdinde…

 

Yazılı, sosyal ve görsel medya her gün geçim sıkıntısı yaşayan, borç içinde olan, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan insanlarımızın haberleriyle dolu.

 

İntihar haberleri…

 

Yaşam savaşı veren insanlar…

 

Emekli maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan insanlarımız…

 

Bunlar sadece rakamlardan ibaret değil.

 

Bunlar bizim insanımız.

 

Bunlar memleketten insan manzaralarımız.

 

Yurt dışında yaşayan bizlerin vatan sevgisini kimse sorgulayamaz!

 

Bizler başka ülkelerde yaşarken, ülkemizde yaşayan insanlarımızın olumsuz şartlarda hayatlarını sürdürmek zorunda kalmaları bizi insan olarak son derece rahatsız ediyor.

 

Yıllarca bizlerin vatan sevgisini ve inancını kullanarak holdingler, kooperatifler, yardım kuruluşları ve benzeri yapılar üzerinden insanlarımızın duygularını sömürenler hakkında bugüne kadar ne gibi yasal işlemler yapıldı?

 

Mağdur edilen binlerce vatandaşımızın hakları ne ölçüde korundu?

 

Bilmiyorum…

 

Bilen varsa lütfen yazsın.

 

Çünkü benim gördüğüm cevap:

 

SIFIR!

 

Ve bütün bunları düşünürken, yıllardır dilimizden düşürmediğimiz bazı atasözleri geliyor aklıma:

 

“Bal tutan parmağını yalar.”

 

“Devlet malı deniz, yemeyen domuz.”

 

“Devlet malı deniz, olta atan atana.”

 

“Ye Mehmet, ye!”

 

Sonra da insan ister istemez şu soruyu soruyor:

 

Bu ülkede gerçekten yiyenin yanında mı kalıyor?

 

Ben artık bunun sorgulanması gerektiğini düşünüyorum.

 

Bir insanın torununa bir altın takamaması, sadece onun kişisel ekonomik durumunun meselesi olmamalı.

 

Bizi asıl düşündürmesi gereken şudur:

 

İnsanlarımız neden geçinemiyor?

 

Emekliler neden hayatlarının son dönemlerini huzur içinde yaşayamıyor?

 

Çalışanların ve emeklilerin geleceğini güvence altına alacak sürdürülebilir bir sistem neden hâlâ çözülemiyor?

 

Ve en önemlisi…

 

İnsanlarımızı daha fazla kaybetmeden ne zaman gerçek anlamda harekete geçeceğiz?

 

Ali Şekeroğlu’nu rahmetle anıyorum.

 

Geride bıraktığı bu acı olayın, ülkemizde yaşayan milyonlarca emeklinin ve geçim mücadelesi veren insanımızın sorunlarını yeniden düşünmemize vesile olmasını diliyorum.

 

Çünkü vatan sevgisi sadece sözle değil; insanına sahip çıkmakla, insanının onuruyla yaşayabileceği şartları oluşturmakla da gösterilir.

 

Dostça selamlarımla,

 

Kamil Kopuz

 

Kkopuz53@gmail.com

The post Bir Ülkenin Emeklileri first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku