ATATÜRK ve NUTUK

1 hafta önce 52

18 Mart 1915’te Çanakkale’yi geçemeyen İngiliz donanması,13 Kasım 1918 tarihinde tek kurşun atmadan İstanbul’u işgal etmişti.

 

15 Mayıs 1919 tarihinde ise Yunan ordusu İzmir’e ayak basacaktı.

 

Ülke işgal altındaydı.

 

Bu acı tablo, Çanakkale’de şehit düşen binlerce Mehmetçiğin yüce ruhlarını incitmemiş miydi?

 

Çanakkale, genç ve rütbece düşük olmasına rağmen savaşın kazanılmasında çok ciddi payı olan Mustafa Kemal Paşa’nın yıldızını parlatmıştı.

 

O; iyi, zeki ve öngörüsü yüksek bir askerdi.

16 Mayıs 1919 tarihinde Bandırma Vapuru’yla İstanbul’dan, Ordu Müfettişi olarak Samsun’a hareket etti.

 

Aslında onun aklında, milli mücadeleyi Anadolu’dan başlatmak vardı.

 

Yazdığı en önemli eseri Nutuk’u, Samsun’a ayak bastığı 19 Mayıs 1919 tarihiyle başlatır.

 

Bu tarihi öylesine seçmemiştir. Çünkü onun için bu tarih, milli mücadelenin başlangıcıdır.

 

Müfettişlik görevi ise sadece bir araçtı.

 

Ülkenin genel durumunu şöyle belirtir:

 

“Savaşlardan dolayı millet yorgun ve fakir durumda. Damat Ferit Hükümeti aciz, haysiyetsiz ve korkak. Ordunun elinden silahları alınmış. Adana, Urfa, Gaziantep, Antalya ve Konya İtilaf Devletleri tarafından işgal altında. Nihayet Yunan orduları İzmir’e ayak basmış.

 

Yerli azınlıklar örgütleniyor. Hristiyan azınlıklar devleti çökertmeye çalışıyor. Rum Patrikhanesi’nde kurulan Mavri Mira Heyeti illerde çeteler kurmuş. Ermeni Patriği de bu heyetle çalışıyor. Karadeniz Bölgesi’nde Pontus Cemiyeti rahatça faaliyet gösteriyor.

 

Bunun yanında Doğu Anadolu’da, İstanbul’dan idare edilen Kürt Teali Derneği vardı ve amacı bir Kürt devleti kurmaktı.

 

İstanbul’daki en önemli dernek ise kurtuluşu İngilizlerde arayan İngiliz Muhipleri Cemiyeti idi. Bu cemiyetin üyeleri arasında başta Padişah Vahdettin ve çevresi bulunuyordu.

 

İstanbul’daki bazı ileri gelenler ise Amerikan mandasını istiyordu.”

 

Görüldüğü gibi, ileride Kurtuluş Savaşı’nda yer alacak isimler dahil hiç kimse kurtuluşu milli mücadelede görmüyor, halkına umut bağlamıyordu.

 

Sadece bir kişi hariç:

Gazi Mustafa Kemal Paşa.

O, kurtuluşun kendi halkıyla verilecek milli mücadelede olduğunu biliyordu.

 

Nutuk’ta şöyle diyecekti:

“Türk’ün haysiyeti, gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa ölsün daha iyidir.”

 

Onun parolası çok netti:

“Ya İstiklal, Ya Ölüm!”

Hakkında tutuklama kararı çıkarıldı, suikast girişimlerinde bulunuldu ama yılmadı.

 

Bana göre Gazi’nin en zorlu süreci, hâlâ padişahtan medet uman idarecilerin, ordu mensuplarının ve halkın çoğunlukta olduğu Erzurum ve Sivas Kongreleri dönemidir.

 

Onlara milli mücadeleyi anlatmak hiç kolay olmadı. Mustafa Kemal Paşa’nın düşünceleri, onlar için bir hayaldi.

 

O ise yaşamı boyunca asla hayalci olmadı. Gerçekçi oldu.

 

“Elimizde hangi imkân varsa, zaferi kendi milletimizle kazanacağız” dedi.

 

Evet, o bu zaferi zekâsı ve fikirleriyle elde etti.

Onun azim ve kararlılığı şu olayla daha net anlaşılır:

 

Sivas Kongresi sırasında Amerikalı bir gazeteci sorar:

“Başaramazsanız ne olacak sizin için?”

Gazi Paşa’nın cevabı kısa ve nettir:

“Başaracağız.”

Başardık.

Ona ATATÜRK dedik.

Dünyada hiçbir asker, onun kadar büyük bir devlet adamı olmamıştır.

Hiçbir asker üniformasından vazgeçmemiştir. O, her zaman şık giyinmiştir.

Meydanlardaki savaş onun için kolaydı; zor olan cehaletle verilen savaştı.

19 Mayıs 1919, Samsun’a ayak basılan tarihin çok ötesidir.

Bir fikirdir.

Bir azim ve kararlılıktır.

Bir onur mücadelesinin doğum günüdür.

 

2025 yılında, lüks yaşamın içinde, son model arabaların içerisinde ATATÜRK’ü eleştirmeniz utançtır, ayıptır.

 

Milli mücadeleye, şehit ve gazilerimize saygısızlıktır.

 

ATATÜRK, Çanakkale’deki binlerce şehidimizin kanını yerde bırakmamış, minarelerimizde ezanlarımızın ebediyen okunmasına vesile olmuş bir kahramandır.

 

Allah’ın kitabını anlamamız için tefsir ettirmiştir.

 

Sanayisiyle güçlü bir ülke inşa etmiştir.

Devrimleriyle insan haysiyetine yaraşır bir yaşam ortamı sağlamıştır.

 

Kadınlara hak ettikleri eşitliği vermiştir.

Daha niceleri, kısa ömrüne sığmıştır.

“Türk milletinin yağmur yağmadan ıslandığı güne kadar…”

 

(10 Kasım 1938)

Ruhu şad olsun.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

 

Allah’a emanet olun.

Bayram Tan

 

The post ATATÜRK ve NUTUK first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku