Allah’ımı bir rahat bırakın artık!

1 saat önce 7

 

 

Ne zamandır yazmak istediğim fakat her defasında “Ya sabııııııııııııııır!” çekip yazmadığım konuya giriyorum artık. Bir taraftan süslüman, yani Müslümancılık oynayanlar, diğer yandan ise her şeyi dinin üzerine yıkanlar arasında bazen gerçekten artık sinir krizi geçirmemek elde değil. Sağa bakıyorsun olmuyor, sola dönüyorsun dolmuyor; iki ucu çiçekli kürek misali, saçmalıkların derya olduğu bir sandal gibi gidiyoruz. Gidiyoruz fakat: “Bu gidiş nereye?”

 

Bir taraf kendini “Müslüman” olarak görürken, diğer bir taraftan ise bunların yaşadığı Müslümanlığı sebep gösterip dinden çıkanlarla kaynamaya başladı ortalık.

 

İlk olarak şunu bir kabul edelim! Siyaset İslamlaşmadı! İslamiyet siyasallaştırıldı! İslamiyet’i bu denli siyasallaştıranlar ise siyasi emellerine dini alet ederken yüzleri bile kızarmadı! Hani Allah’tan korkmadılar diyeceğim fakat ben çok fazla korktuklarını da açıkçası düşünmüyorum. Ama hani en azından yüzünüz kızarsaydı birazcık be! Müslümanlaşma bu arada bir de anlamadığım, anlamakta gerçekten zorluk çektiğim bir Araplaşma da getirdi beraberinde fakat bu konuya başka bir yazıda gireceğim.

 

Şu an yaşadıklarımızın İslamiyet’in siyasallaşmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Müslümanlık taslayanlara şöyle bir bakıyorsun: Dudaklar kapı arasına sıkışıp kalmışçasına şişip patlama noktasına gelmiş, suratlar desen 10 kilo boya badana altında kalmış, vücut hatları olduğu gibi ortada, kirpikler maşallah A2 otoyolu, tırnaklar ise uzaya çıkacak kadar yeter. Şişmiş dudaklardan “Filistin’e özgürlük” gibi cümleler de dökülebiliyor bu arada fakat kolunda ya İsrail’i destekleyen bir markanın çantası ya da saati var. Tamam, bu süslüman bacılarımızın hepsinin dudakları şişkin değil, hatta bazıları benden daha açık. Alkolün haram olduğunu savunur fakat bir bakarsın dekoltesi fezaya kadar uzanmış. Tabii bu grup sadece kadınlardan da oluşmuyor. Dilinden Allah’ı düşürmeyip, “Cebimizi hangi vergi kaçakçılığı ile doldurabiliriz ya da nereden ne koparabiliriz emek sarf etmeden?” diye etrafa bakınan “Euroman” din kardeşlerimiz de var. Fakat bu haram para diyorsun? Herhâlde o parayı besmele çekip kullanıyorlar ki para birden helalleşiyor.

 

Geçenlerde bir yerde bir kadınla karşılaştım. Abla bana din dersi veriyor, ben de aptala yatıyorum tabii! Neyse, otururken Türkiye’de torpil ile yeğeninin yüksek bir pozisyona yerleştirildiğini gururlanarak anlattı. Keşke anlatmasaydı, kaşındı abi! Şimdi kaşınanı kaşımak sünnetten gelir derler. “Yani şimdi sizin yeğeninizin orada burada bir dayısı olduğu için aslında hak etmediği bir mevkiye geldi diyorsunuz, yani diyorsunuz ki yeğeniniz kul hakkına girdi ve siz bununla gurur duyuyorsunuz. Bence utancınızdan yerin dibine girmeniz gerekirdi!” demiş buldum kendimi. Sonra kendisi çarşafını giyip eve gitti. Tabii bu abla cinsiyet olarak da türünün tek örneği değil, yani sadece kadınlara özgü bir durum değil bu.

 

Eskiden bu kadar değildi bu grup sanki. Gün geçtikçe daha bir görünürleşme ile sanki bir de çoğalma oldu. Fakat sizden istirham ediyorum, lütfen benim Allah’ımı rahat bırakın! Sonra oturduğunuz yerden insanların imanını yargılıyorsunuz ya da dinsiz diyorsunuz dillendirdiğiniz Müslümanlığınızla. Hâlbuki sen, her şeyi bilen din kardeşim, Peygamberimizin şu hadisini de duymuşundur:

 

“Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: ‘Herhangi bir kimse din kardeşine ‘Ey kâfir!’ derse, bu söz ikisinden birine döner. Eğer o kimse dediği gibi ise zaten ne âlâ; değilse söz o söyleyen kişiye geri döner.’” (Buhari, Edeb 73).

 

Hadi hadisi duymadın, kulakların sağırdı; Nisa Suresi 48. ayeti de mi bilmiyorsun? Hani Allah’ın: “Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Ondan başkasını (diğer günahları) ise dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur. Her kim Allah’a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur.” dediği ayet.

 

Kısacası, insanların imanlarını yargılamak ne sen çok bilmiş sana düşer ne de bana düşer. Allah korusun, ben kimim ki Allah’a şirk koşayım!

 

Bir de çiçekli küreğin diğer tarafında birtakım insanlar var; hani bu Müslümanlığı ile şov yapanlardan, kendisi gibi olmayan herkesi yargılayanlardan ve her çeşit kul hakkına girmeye hazır ve nazır bekleyenlerden dolayı dinden çıkanlar! Arkadaşım, dinin siyasallaştırıldığını düşünebilen beynin bütün bunların aslında İslamiyet’le bir alakası olmadığını düşünemiyor mu? Yani şimdi bu saçmalıkçılardan dolayı Allah’a sırtımızı mı dönelim! Allah korusun.

 

Demem o ki değerli arkadaşlar, dininizi kendiniz nasıl yaşıyorsanız yaşayın fakat yaşarken günahlar içinde batarken ve kul hakkında boğulurken başkalarına Müslümanlık taslamayın! Taslayacaksanız da benim Allah’ımı bu işe karıştırmayın! İnsanların soğumalarına, uzaklaşmalarına ve dinden çıkmalarına teşvik oluyorsunuz!

 

Loca Gundi

 

Dipnot: Senin Allah’ın var mı, Papaz Vedatos Gultekinos TRABlusos ZONos?

The post Allah’ımı bir rahat bırakın artık! first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku