AİLE HAFTASI: BİRLİKTE KALABİLME SANATI

1 hafta önce 64

 

Modern dünyanın hızında insanlar yetişmeye çalışırken, çoğu zaman en kıymetli olanı fark etmeden ihmal ediyor: aileyi…

 

Oysa insanın ilk güven duygusu bir evin içinde şekillenir. İlk sevgi, ilk aidiyet, ilk korkular ve ilk umutlar aile içinde öğrenilir.

 

Bir çocuğun kendine verdiği değer, çoğu zaman anne ve babasının birbirine davranışlarında saklıdır. Çünkü çocuklar yalnızca büyütülmez; gördükleriyle, hissettikleriyle ve yaşadıklarıyla şekillenir.

 

Bugün teknoloji gelişti, yaşam şartları değişti, insanlar daha yoğun çalışıyor. Ancak tüm bu değişimlerin içinde değişmemesi gereken bir şey var: birbirimize duyduğumuz saygı ve sevgiyi koruyabilmek…

 

Aile; aynı soyadı taşımaktan çok daha fazlasıdır.

Aile; yorulduğunda birbirine yaslanabilmek, düştüğünde kaldırmak, sustuğunda bile anlamaya çalışmaktır.

 

Bazen anne gün boyu  tükenmiş hisseder ama yine de çocuğunun gülümsemesi için çabalar. Bazen baba, yorgunluğunu içine atıp ailesine güçlü görünmeye çalışır. Eşler ise hayatın yükleri arasında birbirlerini unutabilir. Tam da bu noktada ilişkiler sessizce uzaklaşmaya başlar.

 

Oysa sevgi yalnızca büyük sözlerle değil; küçük davranışlarla büyür.

“Bugün nasılsın?” “Yorulduğunu görüyorum.” “Teşekkür ederim.” “Yanındayım…”

Belki birkaç kelime… Ama bazen bir insanın ruhunu iyileştirecek kadar güçlü.

 

Araştırmalar gösteriyor ki; sağlıklı iletişim kurulan aile ortamlarında yetişen çocuklar, duygularını ifade etmede daha güçlü oluyor ve yaşam zorlukları karşısında daha dayanıklı bireyler haline geliyor.

 

Sürekli eleştiri, öfke ve ilgisizlik içinde büyüyen çocuklar ise yetişkinlikte güven ilişkileri kurmakta zorlanabiliyor.

 

Bu nedenle aile içinde sevgi kadar saygı, saygı kadar iletişim, iletişim kadar da anlayış önemlidir.

 

Eşler birbirine rakip değil, yol arkadaşıdır. Anne ve baba yalnızca çocuk yetiştirme sorumluluğu taşımaz; aynı zamanda çocuğun güven duygusunu inşa eder.

 

Ve çocuklar… Onlar anne babalarının söylediklerinden çok, birbirlerine nasıl davrandıklarını hafızalarına kaydeder.

 

Aile Haftası yalnızca kutlanacak bir zaman değil; durup düşünmek için bir fırsattır.

 

Bugün kendimize soralım:

Eşime en son ne zaman içten teşekkür ettim? Çocuğumu gerçekten dinlemek için telefonumu bir kenara bıraktım mı? Anne veya babamın kıymetini ifade etmek için ne yaptım?

 

Aynı evde yaşarken, birbirimizin kalbine ne kadar dokunabiliyoruz?

 

Çünkü güçlü toplumlar yalnızca ekonomik başarılarla kurulmaz.

 

Merhametin olduğu evlerle, saygının korunduğu ilişkilerle, sevginin gösterilmekten çekinilmediği ailelerle güçlenir.

 

Unutmayalım…

 

Aile kusursuz insanların bir araya geldiği yer değildir.

 

Aile; tüm eksikliklere rağmen birbirini bırakmamayı öğrenen insanların yuvasıdır.

 

Ve bazen bir toplumun geleceğini değiştiren şey; bir evin içinde kurulan sağlıklı bağlardır.

Aileyi korumak, geleceği korumaktır.

Uzman Psikolog & Aile-Çift Danışmanı

Rukiye Sultan Gür

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

The post AİLE HAFTASI: BİRLİKTE KALABİLME SANATI first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku