Ticaret Bakanlığı’ndan Net Uyarı: “Emanet Araç” Hatası Gurbetçiye Pahalıya Patlıyor

1 gün önce 93

Bakan Bolat’ın “araç sahibi araçtaysa sorun yok” açıklamasının üzerinden birkaç gün geçti; Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 8 Temmuz’da yayımladığı resmi yazı, kuralları sözlü açıklamadan çok daha ayrıntılı ve sert bir çerçeveye oturttu.

HOLLANDA / ANKARA — Yaz döneminin en çok tartışılan konularından biri olan yabancı plakalı araç kullanımı, Ticaret Bakanlığı’nın art arda yayımladığı iki resmi metinle yeniden gündemde.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün geçen yıl 10 Haziran’da yürürlüğe soktuğu “Yabancı Plakalı Taşıtlar Yolcu Rehberi” genelgesinin ardından, bu hafta 8 Temmuz 2026 tarihli ve E-72093537-225-00124003748 sayılı yeni bir resmi yazı daha yayımlandı. Yazı, Bakan Ömer Bolat’ın geçtiğimiz günlerde Amsterdam’da yaptığı “araç sahibi otomobilde olduğu sürece direksiyona başkası geçebilir” açıklamasının ardından gündeme gelen kafa karışıklığını gidermeyi hedefliyor.

KİM, KİMİN ARACINI KULLANABİLİR?

Bakanlığın hem geçen yılki genelgesinde hem bu haftaki yazısında altı çizilen kural şöyle: yabancı plakalı bir taşıt, öncelikle taşıt programına kayıtlı izin hak sahibinin, ikamet yeri

Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olan eşi, üst soyu (anne, baba, dede, nine) ve alt soyu (çocuk, torun) tarafından kullanılabiliyor. Bu yakınlık derecesindeki kişiler için, izin hak sahibinin araçta fiilen bulunması dahi şart koşulmuyor yeter ki kendi ikametlerinin de yurt dışında olduğunu belgeleyebilsinler.

Ancak akraba olmayan ya da uzak akraba sayılan üçüncü şahıslar için tablo tamamen farklı. Bu kişiler bir yabancı plakalı aracı ancak ve ancak izin hak sahibi o sırada araçtayken kullanabiliyor.

Araç sahibinin ön koltukta mı arka koltukta mı oturduğunun bir önemi yok; asıl mesele fiziken araçta olup olmadığı.

BOLAT’IN AÇIKLAMASIYLA GENELGE ARASINDAKİ FARK

Bakan Bolat’ın Amsterdam’daki DTİK toplantısında yaptığı açıklama, kamuoyunda “araç sahibi içerideyse herkes kullanabilir” şeklinde algılandı. Oysa Bakanlığın yazılı metni bu algıyı önemli ölçüde daraltıyor: eş, anne-baba ve çocuklar zaten araç sahibi olmadan da direksiyona geçebiliyorken, bu yakınlık dışındaki kişiler için “araçta bulunma şartı” hâlâ geçerliliğini koruyor.

Yani Bolat’ın sözlü açıklaması pratikte yalnızca akraba olmayan üçüncü şahıslar için doğru; birinci derece yakınlar zaten daha geniş bir haktan yararlanıyor.

CEZALAR AĞIR, İSTİSNA SADECE ACİL DURUMDA

Son haftalarda gümrük ekiplerinin yol denetimlerinde tespit ettiği ihlallerin ardından Bakanlık, kuralın dışına çıkanlara yönelik yaptırımları da hatırlattı. İzin hak sahibi dışında mevzuata aykırı şekilde aracı kullanan ve kullandıran kişiler hakkında, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca ayrı ayrı işlem yapılıyor. Taşıtın gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında kesilen bu para cezaları, güncel euro kuruyla birlikte binlerce euroyu bulabiliyor; araca da 7 gün içinde yurt dışı edilme zorunluluğu getiriliyor. “Bir turluk verdim” ya da “kardeşimin acil işi vardı” gibi savunmaların cezayı önlemediği özellikle vurgulanıyor.

Kuralın tek istisnası, gerçekten acil bir durumun varlığı hâlinde ve bu durum sürdüğü müddetçe, araç sahibi de taşıtta bulunmak kaydıyla Türkiye’de yerleşik birinin direksiyona geçebilmesi. Bu istisna da “çok istisnai” olarak nitelendiriliyor, yani rutin bir uygulama olarak görülmemesi isteniyor.

GURBETÇİLERE ÇAĞRI

Yetkililer, yaz tatili nedeniyle sınır kapılarındaki yoğunluğun sürdüğü bu dönemde, direksiyona geçecek kişinin eş, anne-baba veya çocuk olmadığı durumlarda araç sahibinin mutlaka araçta bulunmasının yasal bir zorunluluk olduğunu yineliyor. Yakınlık ilişkisini kanıtlayan belgelerin (nüfus kayıt örneği, pasaport, oturum izni gibi) yol boyunca yanında taşınması da öneriler arasında.

Nhaber.nl

Makalenin tamamını oku