İngiltere’de yerel haberciliğin zayıflaması yanlış bilginin yayılmasını körüklüyor

58 dakika önce 9

SMF’nin “Haber yoksa, iyi haber de yok: Denetlenmeyen yerel yanlış bilginin gizli tehdidi” başlıklı raporunda, İngiliz halkının yerel haberlere giderek daha fazla sosyal medya aracılığıyla eriştiği, yerel haber kuruluşlarının bazı bölgelerde sınırlı kalması veya bulunmaması nedeniyle güvenilir yerel bilgiye erişimde boşluk oluştuğu ifade edildi.

Araştırmada, İngiltere’de yaşayanların yüzde 46’sının, yerel haberleri sosyal medya üzerinden takip ettiği ortaya konuldu.

Facebook, X ve mahalle odaklı sosyal medya platformu Nextdoor’da 125 binden fazla paylaşımın incelendiği araştırmada, yerel Facebook gruplarının yüzde 40’ında ve ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabında yapılan aramaların yüzde 80’inden fazlasında son 1000 paylaşım içinde en az bir yanlış bilgi içeriğine rastlandı. İncelenen 19 Nextdoor bölgesinin üçünde de yanlış bilgi tespit edildi.

Araştırmada, Facebook’taki haberlerle ilgili paylaşımların yaklaşık yüzde 4’ünün yanlış bilgi içerdiği, X’te ise bu oranın yüzde 25’in üzerinde olduğu kaydedildi.

“Haber çölleri”nde yanlış bilgi daha yaygın

Araştırmada, yerel haber kuruluşlarının bulunmadığı veya sınırlı sayıda faaliyet gösterdiği “haber çölleri”nde, Facebook gruplarındaki yanlış bilgi oranının ortalamanın yaklaşık 3 katına ulaştığı belirlendi. Buna karşın, yerel haber kuruluşlarının görece yoğun bulunduğu “haber vahaları”nda yanlış bilgi oranının ortalamanın yarısı düzeyinde olduğu tespit edildi.

Araştırmada, yerel seçim yapılan bölgelerde de oy verme gününe yaklaşıldıkça yanlış bilginin arttığı belirtildi.

Seçim öncesi dönemde yanlış bilginin tüm paylaşımlar içindeki oranının yüzde 0,12’den yüzde 0,15’e çıkarak yüzde 26 arttığı kaydedilen araştırmada, haberle ilgili paylaşımlar içindeki oranının ise yüzde 8,2’den yüzde 12,9’a yükselerek yüzde 56 artış gösterdiği ifade edildi.

Araştırmada, yerel seçimlerin yapıldığı bölgelerde, oy verme haftasında tespit edilen yanlış bilgi içeriklerinin yüzde 61’inin ulusal siyaset veya belediye konularıyla ilgili olduğu, ülke genelindeki daha erken dönem analizinde bu oranın yüzde 28’de kaldığı dile getirildi.

X’te tespit edilen yanlış bilgi içeriklerinin yüzde 32’sinin “göçmenlik karşıtı veya Müslüman karşıtı (İslamofobik)” olduğuna işaret edilen araştırmada, bu içeriklerin göçmenleri ve sığınmacıları sıklıkla “suç, kadınlar ve çocuklar için tehdit unsuru” olarak gösterdiği aktarıldı.

“Bilgi sahibi olmadıklarında karşılarına çıkan içeriklere daha kolay inanabiliyorlar”

SMF’nin yayımladığı raporun yazarlarından kıdemli araştırmacı Niamh O Regan, İngiltere’de yerel haberciliğin zayıflamasının sosyal medyada yanlış bilginin yayılması üzerindeki etkilerini AA muhabirine değerlendirdi.

O Regan, Facebook ve X’te göçmenlik ve Müslüman karşıtlığına ilişkin yanlış bilgi içeriklerinin öne çıkmasının birkaç nedeninin bulunduğunu belirterek, yanlış bilginin genellikle toplumu kutuplaştıran ya da insanların kaygı duyduğu konular etrafında yoğunlaştığını söyledi.

İngiltere’de göç konusunda yoğun tartışmalar yürütüldüğüne dikkati çeken O Regan, bu tartışmaların önemli bölümünün Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu ülkelerden gelen göçle ilişkilendirildiğini ifade etti.

O Regan, göçün ne anlama geldiği ve ne ölçüde yaşandığı konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan veya kafa karışıklığı yaşayan kişilerin yanlış bilgilere daha açık hale geldiğini belirtti.

Niamh O Regan, “İnsanlar bir konu hakkında yeterince bilgi sahibi olmadıklarında karşılarına çıkan içeriklere daha kolay inanabiliyor. O bilginin yanlış olduğunu söyleyebilmek için gerekli araçlara ya da bilgiye sahip olmayabiliyorlar.” dedi.

“Yanlış bilgi seçim dönemlerinde artıyor”

O Regan, yerel yanlış bilginin seçimler ve seçmen davranışı üzerindeki etkisinin kesin olarak ölçülmesinin mümkün olmadığını, ancak seçim dönemlerinde bu tür içeriklerin arttığının görüldüğünü söyledi.

Yerel seçimlerin, insanların yaşadıkları bölgelerdeki gelişmelere daha fazla ilgi gösterdiği ve siyasi mesajların daha yoğun biçimde dolaşıma sokulduğu dönemler olduğuna işaret eden O Regan, yanlış bilgilerin adaylar ve politikalarla ilgili farklı iddialar üzerinden yayılabildiğine dikkati çekti.

O Regan, araştırmalarında yanlış bilginin siyasi yelpazenin tüm kesimlerini etkilediğini gördüklerini anlattı.

Bunun, seçmen davranışı üzerindeki doğrudan etkisinin ne ölçüde olduğunu söyleyemeyeceklerini vurgulayan O Regan, “Yanlış bilginin orada olduğunu, varlığını sürdürdüğünü ve seçim dönemlerinde arttığını biliyoruz.” diye konuştu.

O Regan, yerel seçim yapılan bölgelerde yanlış bilgi oranının yükseldiğinin tespit edildiğini aktararak, bazı içeriklerin ilk bakışta zararsız görünebildiğini, ancak daha geniş güvensizlik ortamını besleyebildiğini kaydetti.

“Seçim ve kriz dönemlerinde yanlış bilginin yayılmasını sınırlayacak özel protokoller uygulanmalı”

Araştırmacı O Regan, yanlış bilgiyle mücadelede, teknoloji şirketleri, ülkede radyo, televizyon, dijital ve basılı yayınları denetleyen İletişim Ofisi (Ofcom), merkezi hükümet ve yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Ofcom’un, sosyal medya platformlarının yanlış bilgi ve sahte hesaplarla mücadele kapasitesini test etmesini, sonuçları kamuoyuyla paylaşmasını ve yetersiz kalan platformlara karşı adım atmasını öneren O Regan, “Sosyal medya platformlarının krizler ile ulusal ve yerel seçim dönemlerinde belirli protokollere uyması gerektiğini düşünüyoruz. Böylece yanlış bilginin yayılma riskini ve içeriklerin yayılma hızını sınırlamanın yanı sıra içeriklerin güvenilirliğine ilişkin uyarılar koymak mümkün olabilir.” diye konuştu.

O Regan, toplumun yanlış bilgiye karşı direncinin artırılması için farkındalık çalışmalarının ve okullarda medya okuryazarlığı eğitiminin güçlendirilmesi çağrısında da bulundu.

 

AA

Sonrası İngiltere’de yerel haberciliğin zayıflaması yanlış bilginin yayılmasını körüklüyor Gazeteci ilk ortaya çıktı.

Makalenin tamamını oku