Çocuk Bayramı

14 saat önce 103

 

23 Nisan yaklaşırken insanın zihninde iki sahne beliriyor. Biri, tarih kitaplarından çıkıp gelen o ilk Meclis günü… Yorgun ama kararlı bir halkın kaderini eline alış anı. Diğeri bugünün dünyası: Haritalarda yerini zor bulduğumuz şehirlerde, bombaların gölgesinde büyüyen çocuklar.

 

Kurtuluş Savaşı’ndan doğan irade, yalnızca işgali sona erdirmedi. Asıl kırılma, egemenliğin yön değiştirmesiydi. 23 Nisan 1920’de kapılarını açan Türkiye Büyük Millet Meclisi, bir devletin kim için var olacağını ilan etti.

 

Bu sorunun yanıtı açıktı: Halk için… ve en çok da çocuklar için.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmesi, duygusal bir jest değil, bilinçli bir tercihti. Savaşın içinden çıkan bir toplumda çocuk, korunması gereken bir varlıktan öte, geleceğin kendisiydi. Mesele bir bayram yaratmak değil, yarını kuracak olanı işaret etmekti.

 

1920’lerin Ankara’sında Meclis bahçesine taşan kalabalıklar arasında çocukların en önde yürümesi tesadüf değildir. Daha düne kadar yokluğun ve korkunun içinde büyüyen o çocuklar, yeni devletin en görünür yüzü yapılmıştır.

 

Bu, açık bir niyetti:
“Bu ülke, çocukların gülebileceği bir yer olsun.”
Bugün aynı cümleyi kurmak zor.
Dünya yine eski alışkanlıklarına dönmüş görünüyor. Savaş artık cephelerle sınırlı değil; şehirlerin, evlerin içine kadar giriyor. Ve her zaman olduğu gibi en ağır bedeli çocuklar ödüyor. Değişen sadece isimler, sınırlar, gerekçeler… Değişmeyen ise çocukların yarım kalan hayatları.

 

23 Nisan’a hazırlanırken insanın aklına şu soru düşüyor:
Bir zamanlar savaşın içinden çıkan bir ülke çocuklara bayram armağan edebiliyorsa, bugün kendini gelişmiş sayan dünya neden çocuklara enkaz bırakıyor? Belki de sorun burada.

 

23 Nisan’ı yalnızca bir tören günü olarak gördükçe, taşıdığı anlamı da eksiltiyoruz. Oysa bu bayram, basit bir temenniden ibaret değildir. Savaş görmüş bir kuşağın, uygar bir toplum kurma iradesidir.

 

Bugün o iradeye her zamankinden fazla ihtiyaç var.

 

Çünkü bayram, konuşmalarla değil; çocukların korkmadan yaşayabildiği bir dünyayla anlam kazanır. Dünyanın herhangi bir yerinde bir çocuk siren sesleriyle uyuyorsa, hiçbir bayram tam değildir.

 

23 Nisan bir hatırlatmadır:
Egemenlik millete aitse, sorumluluk da ona aittir.

The post Çocuk Bayramı first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku