AZ OLAN YETER, BOYUN EĞMEK FAZLADIR

1 gün önce 45

“İki günde bir somun geçiyorsa eline,

Soğuk suyun da varsa bir kırık testide…”

Ne kadar az aslında insanın gerçek ihtiyacı…

Bir parça ekmek, bir yudum su ve başını koyabileceği bir gölge.

Hayatın özü bu kadar yalınken, insanın kendi kendine kurduğu esaret neden bu kadar ağır?

Ömer Hayyam yüzyıllar öncesinden sesleniyor:

“Niçin kötüye kul olur insan?”

Asıl soru burada başlıyor.

Çünkü mesele yoksulluk değil, mesele korkudur.

Mesele açlık değil, mesele boyun eğme alışkanlığıdır.

İnsan, çoğu zaman açlıktan değil; kaybetme korkusundan diz çöker.

Sahip olduklarını büyüttükçe özgürleşeceğini sanır,

oysa çoğalan her şey biraz daha zincir olur bileklerine.

Bir lokma ile yetinebilecek bir varlık,

neden sarayların gölgesinde eğilmeyi seçer?

Çünkü güç, çoğu insana güven değil; bağımlılık verir.

Ve insan, çoğu zaman özgürlüğün getirdiği sorumluluktan kaçar.

Kendi kararlarını vermek yerine, güçlü olanın gölgesinde yaşamayı daha kolay bulur.

İşte bu yüzden tarih boyunca nice insan,

kendi ekmeğini kazanabilecek kudretteyken

bir başkasının sofrasında kırıntı olmayı seçmiştir.

“Ne diye girer Firavun’un hizmetine?”

Firavun burada sadece bir hükümdar değildir.

O, insanın içindeki korkunun, hırsın ve teslimiyetin adıdır.

Firavun bazen bir iktidardır,

bazen bir makam,

bazen de insanın kendi içindeki zayıflıktır.

Ve insan, çoğu zaman dışarıdaki Firavun’dan önce

içindeki Firavun’a teslim olur.

Oysa özgürlük, çoğu zaman büyük bedeller istemez.

Biraz cesaret, biraz kanaat ve biraz da dik duruş yeter.

Belki de insanın kendine sorması gereken en dürüst soru şudur:

Gerçekten aç mıyım, yoksa sadece korkuyor muyum?

Çünkü açlık insanı öldürmez her zaman…

Ama korku, insanı yaşarken köleleştirir.

“İnsanı köleleştiren açlık değil, korkusunu doyurmak için onurunu satmasıdır.”

 

Dostça selamlarımla,

Kamil Kopuz

Kkopuz53@gmail.com

 

 

The post AZ OLAN YETER, BOYUN EĞMEK FAZLADIR first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku