Annem hep derdi ki: “Bir işi söylemeden yapmak makbuldür, söylendikten sonra yapılanın değeri olmaz.” Uzun yıllar bunu doğru sandım.
Yardım dediğin, karşı tarafın ihtiyacını söylemesine gerek kalmadan yapılan bir incelikti. Ama zaman geçtikçe, ilişkileri daha dikkatle gözlemledikçe, bu anlayışın aslında ne kadar ağır bir beklenti yarattığını fark ettim.
Çünkü yardım, bence artık birinin neye ihtiyacı olduğunu tahmin etmek değil; o kişi ne istiyorsa onu, o kadarını vermek. Fazlasını yapmak çoğu zaman karşı taraf için değil, kendimizi iyi hissetmek için oluyor.
Bu, insan olmanın doğal bir yanı; ama yine de adını koymak gerekiyor. Çünkü bazen “iyilik” diye yaptığımız şey, aslında kendi içimizdeki “ben iyi biriyim” duygusunu beslemekten ibaret olabiliyor.
Ve burada çok önemli bir nokta var:
Talep edilenden fazla yardım ettiğimizde, farkında olmadan karşı tarafın sınırlarına giriyoruz.
“Ben senin ihtiyacını senden iyi biliyorum” demiş oluyoruz. Bu da yardımın amacını aşan, hatta bazen karşı tarafı rahatsız eden bir noktaya dönüşebiliyor.
Her insanın kendi alanı, kendi karar hakkı ve kendi ihtiyaç tanımı var. Fazla yardım, iyi niyetli bile olsa, bu alanı ihlal edebiliyor.
Toplum olarak da çoğu zaman annemin öğrettiği yerden bakıyoruz yardımlaşmaya. Birçok kişi ihtiyacını açıkça söylemek yerine, karşısındakinin anlamasını bekliyor.
Hatta bunu başarabilenlere “ince fikirli” diyoruz. Oysa bu beklenti, hem yardım edene hem yardım bekleyene gereksiz bir yük bindiriyor. Kimse kimsenin zihnini okuyamaz; bu beklenti ilişkileri kolaylaştırmıyor, aksine zorlaştırıyor.
Keşke yardımlaşma daha açık bir diyalogla gelişse. Keşke herkes neye ihtiyacı olduğunu net bir şekilde söyleyebilse. Keşke yardım eden de sınırını bilse; ihtiyacın karşılandığı yerde durabilse. Çünkü yardım ile kendi iyi hissetme arzumuz arasındaki çizgi gerçekten çok ince.
Belki de en sağlıklı yardım, talep edilen kadar olanı. Ne eksik, ne fazla. Ne beklenti yükleyen, ne de borç hissettiren. Sadece sade, net ve insani
The post Yardımlaṣmanın Ölçüsü: Ne Zaman, Ne Kadar? first appeared on Hollanda Haberleri.

1 saat önce
17











Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·