Moda oldu vergiler cenneti ülkemde yan gelip yatmak.
Anca yatsınlar totolarını büyütsünler, ne de olsa “gavur” Hollanda devleti her ay sonu maaşı tıkır tıkır yatırıyor. Ooooh mis vallaha! Yok psikolojik vakkalar, yok kedi totosunu görmüş yara sanmış gillerden olan malulen emeklilerle kaynıyor ortalık ve tabiki güya iş bulamayan ya da herhangi bir saçma sebebten sosyal ödenek alan-giller.
Şöyle düşünüyorum da bizim babalarımız ve annelerimiz bu ülkeye işçi geldiklerinde haftalık 40 değil 50 ila 60 saat çalışıyorlardı, hatta ve hatta haftada 70 saat çalışanları bile duymusluğum vardır. Çalışkan bir halktan üreyenlerin çocuk ve torunları da devleti nasıl dolandırsam derdinde!
Kedi totosunu görmüş yara sanmış diyorum çünkü duymadığım saçma sapan güya hastalık kalmadı malulen emekli olabilmek için.
Ha bir de psikolojileri bozuk olanlar var. Pardon, travmaları var onların! Biz de tam bağımsız travma yüklü ruh hastasıyız fakat sabah saat 5’de Seyit Onbaşı gibi yıkılmadık ayaktayız be paşam! Sosyal ödenek alanlarda genelde görünen sorun dil bilmemeleri, fakat dil bilmemezliği de çürüttü çılgın expat Türk-giller.
Daha şunun şurasında 2 senedir Hollandada olan Türklerle tanıştım, dil bilmiyor fakat elinden ne iş gelirse yapıyor ve her sabah kalkıp, her ne kadar yaptığı iş eğitim seviyesinin kat ve kat altında olsa bile işine gidiyor ve ekmeğini taştan çıkartıyor.
Bu bahsettiklerim bu arada Üniversite mezunu, yan gelip yatanların çoğunluğu ise meslek lisesini görmüştür, belki ön kapıdan girmiştir fakat çok hızlı bir şekilde arka kapıdan geri çıkmıştır. Eğitim yok fakat iş beğenmiyor haspam! Anası soğan babası sarımsak, sen nerden geldin gülbeşeker misali.
Bu durumdan rahatsız mıyım? Evet! Rahatsızım, zira 15 yasından beri çalışıyorum, hatta ve hatta her aldığım terfi ve maaş artışında aslında hiç bir şeyi olmayan toto büyütenlerle maaşımı paylaşıyorum vergiler cenneti ülkemde! Olayın bir de şöyle komik bir tarafı var, bu güya çalışamayanlar var ya, gizli kaçak iş bulup üstüne utanmadan bir de sigortasız çalışabiliyorlar.
Travmalar birden yok olabiliyormuş demekki…
Emekçi enayi-giller diyorum zira kendimi bazen enayi gibi hissediyorum. Bu his bende gittikçe büyüyor, terfi aldıkça etrafımda totosunu görüp yara sananları ciddi anlamda artık Allaha havale ediyorum zira kul hakkı yiyorlar. Bu arada gerçekten hasta olanları ya da başka bir sebebten dolayı çalışamayanları tenzih ederim.
Fakat şu güya psikolojik vakkalar ve “ne idüğü belirsiz” güya hastalar, dilleri haramdan uzak olduğunu söyler fakat 10 santim ilerde boğazından haram para geçer. Evvel zaman kalbur zaman içinde rahmetli annem Nihat Hatipoğlu’nun programını izlerken kulak misafiri olmuştum. Seyirciden gelen soru şuydu:”Hocam avrupa’da eşler fakirlik ödeneğini çift almak için boşanıyorlar, bu günah mı?”. Nihat Hatipoğlu: “Devleti dolandırmak haramdır, bu da kul hakkına girer.” demişti. Her neyse, bu kadar din dersi yeter!
Üreten kadınları seviyorum, üreten insanları seviyorum, kendini geliştiren insanları sonuna kadar destekliyorum. Evet, kolay bir yol değil belki okumak, çalışmak ve kendini geliştirmek ama en azından bir deneseydiniz be!
Bu arada dipçik gibi ayakta duran, üstüne bir de çocuk doğurup hem çocuk büyüten hem de üreten kadınlara selam olsun!
Daha yeni zamanda bir terfi aldım, fakat bir sonraki iş başvurum UWV’de olacak. Bölümünü siz tahmin edin!
Loca gündi
Dipnot; Papaz, benim acilen tiyatro dersine ihtiyacım var, malum enayilikten malum malulenli olmak istiyorum. Büyük oynayacağım Papaz!
The post Yan gelip toto büyütenler ve emekçi enayi-giller! first appeared on Hollanda Haberleri.

22 saat önce
50












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·