Yakınlık Kanla Değil, Vicdanla Kurulur

4 saat önce 21

Hayat bana birçok şey öğretti. Ama en önemli dersleri ne okuduğum kitaplardan ne de çıktığım uzun yolculuklardan aldım. İnsan, hayatın en ağır derslerini güvendiği insanlardan öğreniyor.

 

Bazen en sağlam omuz, dost bildiğinin omzu oluyor. Bazen de en derin yara, “Bana bunu yapmaz.” dediğin kişinin elinden geliyor. İşte o an anlıyorsun; insanı yaralayan, kötülüğün kendisi değil, iyiliğine inandığın birinin değişmesidir.

 

Yıllar geçtikçe kan bağının tek başına hiçbir anlam taşımadığını gördüm. Aynı aileden olmak, aynı yüreği taşımaya yetmiyor. Aynı soyadı, aynı vicdanı garanti etmiyor. Gerçek akrabalık, zor gününde senin acını kendi acısı gibi hissedebilenlerle kuruluyor.

 

Hayatın hesabı zenginlikle, makamla ya da alkışlarla tutulmuyor. Asıl servet; dara düştüğünde telefonunu çekinmeden arayabildiğin, kapısını çalmaktan utanmadığın, yanında susmanın bile huzur verdiği birkaç güzel insandır.

 

Çünkü dostluk, büyük cümleler kurmak değildir. Dostluk, en kırılgan anında insanın onurunu incitmeden el uzatabilmektir.

 

Zor zamanlarımda yanıma gelen bazı insanlar vardı. Ne gösteriş yaptılar ne de kendilerini borç veren biri gibi hissettirdiler. Sadece büyük bir incelikle şöyle dediler:

 

“İznin olursa, biz de senin için bir şey yapmak istiyoruz.”

İşte medeniyet, tam da bu cümlede saklıdır.

 

Çünkü yardım, karşıdakini küçültmeden yapılabiliyorsa iyiliktir. Şefkat, insanın onurunu koruyorsa gerçek şefkattir. Dostluk ise, karşılık beklemeden omuz verebilmektir.

 

Bugün geriye dönüp baktığımda, hayatımın en değerli mirasının sahip olduklarım değil; kalbime güven duygusu bırakan insanlar olduğunu görüyorum. İnsan ömrünün sonunda evlerini, arabalarını, unvanlarını değil; kendisine iyi gelen yüzleri hatırlar.

 

Belki de bu yüzden gerçek dostluk, aynı sofraya oturmak değil; aynı yükün altına girebilmektir.

Ve insan yaş aldıkça şunu daha iyi anlıyor;

Hayatta kimin seninle güldüğü önemli değildir. Asıl önemli olan, herkes giderken kimin sessizce yanında kaldığıdır. Çünkü insanın gerçek ailesini kan bağı değil, vicdan bağı kurar.

 

Varlığıyla yüreğimize güven veren, zor günümüzde kapımızı çalan, incitmeden destek olmayı bilen bütün güzel insanlara selam olsun.

 

Çünkü dünya, iyi insanların çoğalmasıyla değil; iyi insanların birbirini yalnız bırakmamasıyla güzelleşir.

 

“Hayat, bize kimin akrabamız olduğunu doğarken söyler; kimin gerçek ailemiz olduğunu ise yaşarken öğretir.”

 

“Ömür ilerledikçe insan, kimlerin kendisini sevdiğini değil; kimlerin sevgisini emekle gösterdiğini öğreniyor. Çünkü sevgi sözle başlar, ama vefayla kalıcı olur. Geriye dönüp baktığımızda hatırladığımız insanlar, en çok konuşanlar değil; en sessiz anlarımızda yanımızda duranlardır.”

 

Dostça selamlarımla,

Kamil Kopuz

Kkopuz53@gmail.com

 

 

The post Yakınlık Kanla Değil, Vicdanla Kurulur first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku