Valizimize Sığmayanlar
Bir ülkeye taşınırken aslında yanımıza sadece eşyalarımızı almıyoruz. Farkında olsak da olmasak da yetiştiğimiz aileyi, alışkanlıklarımızı, kültürümüzü, çocukluğumuzu ve doğru bildiklerimizi de beraberimizde getiriyoruz.
Anne ya da baba olduğumuzda bunun daha çok farkına varıyoruz.
Ben de Hollanda’da yaşamaya başladıktan sonra bunu hem kendi hayatımda hem de çevremde fazla gözlemlemeye başladım. Çünkü yeni bir ülkede hayat kurmaya çalışırken ebeveynlik de bazen bildiğimizden farklı bir hâl alabiliyor. Değişiyor ve dönüşüyor…
Çocuğunuz okuldan gelip daha önce hiç düşünmediğiniz bir soru sorabiliyor. Okulda karşılaştığınız bir uygulama size yabancı gelebiliyor. Çocuğunuz arkadaşlarında gördüğü bir şeyi evde de yapmak istiyor ve siz bir anda kendinizi “Bizde böyle değildi.” derken bulabiliyorsunuz. Tamamen her şeye sıfırdan başlıyor hissi oluşuyor.
Üstelik çocuklar çoğu zaman yeni hayata biz yetişkinlerden daha hızlı uyum sağlıyor. Dili daha hızlı öğreniyor, okul sistemini daha çabuk tanıyor ve arkadaşları sayesinde yaşadığı toplumun günlük hayatına daha hızlı dâhil olabiliyor. Bazen ebeveynin tercümanı olan, pusulası olan ve haritası olan çocuk olmuş olabiliyor.
Anne babalar ise bir yandan kendi hayatlarını kurmaya, bir yandan çocuklarının burada iyi yetişmesini sağlamaya, diğer yandan da kendileri için önemli olan değerleri çocuklarına aktarmaya çalışıyor. Hem geçmişe sahip çıkıp çocuklarına aktarmaya hem de geleceğe ayak uydurup çocuklarının en iyi şekilde yetişmesi için emek harcıyor.
Peki, yeni bir toplumda yaşarken çocuk yetiştirme biçimimiz ne kadar değişiyor? Neleri koruyor, neleri zamanla yeniden değerlendiriyoruz?
Bu sorular benim akademik çalışmalarım ve sosyal hayat içerisinde birçok şekilde karşıma çıktı.
Sosyoloji eğitimimin ardından çocuk gelişimi eğitimi aldım ve daha sonra psikoloji alanında yüksek lisans yaptım. Yüksek lisans tezimi de Hollanda’da yaşayan Türk kökenli ebeveynlerle Türkiye’de yaşayan ebeveynlerin ebeveynlik tutumları ve stresle başa çıkma yöntemlerinin karşılaştırılması üzerine hazırladım. Çünkü aile dünyanın minyatürüdür. Dünyayı anlamak için, toplumları anlamak için aileleri anlamam gerekiyordu.
Bu süreç bana ebeveynliğin yalnızca anne ve babanın kişisel tercihleriyle açıklanamayacağını bir kez daha gösterdi. Yaşadığımız çevre, toplum, eğitim sistemi, kültürel değerler ve günlük hayatta karşılaştığımız stres de aile içindeki ilişkilerimizi etkiliyor. Bu nedenle aileleri değerlendirirken hemen “doğru” ya da “yanlış” üzerinden konuşmanın her zaman bizi doğru yere götürdüğünü düşünmüyorum.
Bazen dışarıdan baktığımızda çocuğuyla sürekli çatışan bir ebeveyn görüyoruz. Biraz yaklaştığımızda ise çocuğunun değişen dünyasına yetişmeye çalışan bir anne ya da babayla karşılaşabiliyoruz. Ne yapacağını bilmeyen ama faydalı olmak isteyen ebeveynler görüyoruz.
Çocuklar da evde öğrendikleriyle okulda ve sosyal çevrelerinde gördüklerini bir araya getirmeye çalışıyor. Bazen bunlar kolayca örtüşüyor, bazen de hem çocuk hem aile için yeni sorular ortaya çıkıyor.
Yeni bir ülkede yaşamak, geçmişimizden öğrendiğimiz her şeyi bırakmamız gerektiği anlamına gelmiyor. Çocuklarımızın yaşadıkları topluma uyum sağlamaları da ailelerinden ve değerlerinden uzaklaşmaları demek değil.
Sanırım önemli olan, aile olarak bize uygun dengeyi zaman içinde bulabilmek.
Çünkü ebeveynlik zaten biraz böyle değil mi? Çocuğumuzu büyütürken ona bir şeyler öğretirken, bazen onun sayesinde kendi bildiklerimizi de yeniden düşünüyoruz.
Bu köşede temennim Hollanda’da yaşayan ailelerin günlük hayatında karşılaştığı konular üzerine onları destekleyici bilgiler paylaşmak istiyorum. Çocukların gelişimi, okul ve aile ilişkisi, ebeveynlik, stres, kuşak farklılıkları, iletişim, sınırlar ve aidiyet bunlardan bazıları olacak.
Amacım “İyi anne baba böyle olunur.” demek değil. Akademik bilgileri günlük hayatın içinden örneklerle buluşturmak ve hepimizin zaman zaman yaşadığı durumlara birlikte farklı açılardan bakabilmek.
Çünkü başka bir ülkede yeni bir hayat kurarken sadece çevremiz değişmiyor.
Biz de değişiyoruz. Çocuklarımız da…
Kimya Çifçi Dumlu
Sosyolog | Psikoloji Yüksek Lisans
The post Valizimize Sığmayanlar first appeared on Hollanda Haberleri.

3 saat önce
18












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·