Hollanda'da dinî özgürlükler, helal kesim ve camilerde verilen eğitimler konusunda yaşanan tartışmalar, Müslüman toplumunun örgütlenmesi ve hak arama yöntemlerini yeniden gündeme getirdi.
TOVER Leiden Başkanı Durmuş Doğan, kaleme aldığı "Bu korku neden?" başlıklı yazısında, Hollanda'daki Müslümanların ve İslami kuruluşların toplumsal ve siyasi gelişmeler karşısındaki tutumlarını sert sözlerle eleştirdi.
Doğan, Müslümanların yalnızca camilerde değil, kamusal alanda da dinî haklarını savunmaları gerektiğini belirterek, geniş katılımlı bir gösteri düzenlenmesini önerdi.
“Camide herkes aslan, dışarı çıkınca ses yok”
Yazısında cami cemaatlerinin tutumuna dikkat çeken Doğan, cami içerisinde yapılan konuşmalarla dışarıdaki davranışlar arasında büyük farklılıklar bulunduğunu savundu.
Doğan, eleştirisini şu sözlerle dile getirdi:
“Camilere gittiğimde cemaatin söylemlerini dinlediğimde maşallahları var. Zannedersin ki güç onlarda, onların onayı olmadan hiçbir şey olmaz. Cami kapısından çıktıktan sonra bambaşka bir kimliğe bürünüyorlar.”
Helal kesim, dinî eğitim ve ezan gibi konularda yeterli toplumsal tepki gösterilmediğini ileri süren Doğan, Müslümanların haklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu iddia etti.
“Helal kesim yasaklanacak, sesleri çıkmıyor. Camilerde eğitimler kaldırılacak, sesleri çıkmıyor. Haftada bir kere okunan ezanlar susturulacak, ses yok. Kutsal kitabımız yakılıyor, ses yok. Ama cami kapısından içeri girince herkes aslan” ifadelerini kullandı.
Doğan'ın dile getirdiği bu konuların bir bölümü mevcut siyasi tartışmalara, bir bölümü ise geleceğe ilişkin endişelerine dayanıyor.
“200 bin Müslüman Lahey'de toplanmalı”
Durmuş Doğan'ın yazısındaki en dikkat çekici bölüm, Hollanda Parlamentosu önünde geniş katılımlı bir gösteri düzenlenmesi çağrısı oldu.
Doğan, Müslümanların dinî özgürlüklerini savunmak için siyasi alanda daha görünür olması gerektiğini belirterek şöyle yazdı:
“Eğer Hollanda siyasetinden ve başlarına bir şey gelmesinden korkmuyorlarsa, Den Haag parlamentosu önüne 200 bin Müslümanı toplayarak İslam'a ve Müslümanlara karşı olumsuz siyasi duruşa son demek gerek.”
Hollanda'da farklı etnik kökenlerden çok sayıda Müslümanın yaşadığını hatırlatan Doğan, ortak meselelerde birlikte hareket edilmesi gerektiğini savundu.
“Toplayabilir miyiz? Evet. Yeter ki korkmayan 200 bin kişiyi bulmak gerek” sözleriyle çağrısını yineledi.
Doğan, Hollanda'nın Müslümanlar için de bir vatan olduğunu ve dinî kimlikleriyle bu toplumun bir parçası olduklarını göstermek gerektiğini ifade etti.
İslami kuruluşlara eleştiri: “Sayıları çok ama etkileri yok”
TOVER Leiden Başkanı, yazısında Hollanda'da faaliyet gösteren İslami dernekleri ve cami kuruluşlarını da eleştirdi.
Ülkede yüzlerce cami ve çok sayıda Müslüman kuruluş bulunmasına rağmen bunların siyasi ve toplumsal etkisinin yetersiz kaldığını öne sürdü.
“Bir sürü İslami dernek var. Sorsanız yüzlerce camileri, binlerce taraftarları var ama etkileri sıfır bile değil” diyen Doğan, kuruluşların kendi iç faaliyetleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.
Bazı kuruluşların yetkililerle karşı karşıya gelmekten çekindiğini ileri süren Doğan, Müslüman toplumunun ortak sorunlarda daha güçlü dayanışma göstermesi gerektiğini belirtti.
“İmza kampanyaları tek başına yeterli değil”
Hollanda'da helal kesim uygulamalarını etkileyebilecek yasa teklifine karşı yürütülen imza kampanyalarına da değinen Doğan, bu girişimlerin önemli olmakla birlikte tek başına yeterli olmadığını savundu.
“İmza kampanyasının bu gibi durumlarda tek başına etki etme gücü yoktur” ifadelerini kullanan Doğan, kamuoyunun dikkatini çekmek ve siyaset üzerinde etkili olabilmek için kitlesel katılımın gerekli olduğunu ileri sürdü.
Doğan ayrıca, geçmişte dinî kesim konusunda Yahudi toplumunun desteğiyle sonuç alındığını savunan yaklaşımları da eleştirdi. Müslümanların kendi örgütlenme gücüne güvenmesi gerektiğini belirtti.
Yazısında Yahudilere yönelik sert ve genelleyici ifadeler de kullanan Doğan, başka topluluklardan destek beklemek yerine Müslümanların kendi haklarını savunmak için harekete geçmesi gerektiğini öne sürdü.
“Sahaya inme zamanı şimdi değilse ne zaman?”
Yazısının sonunda Müslüman toplumuna doğrudan seslenen Durmuş Doğan, korku ve çekincelerin aşılması gerektiğini vurguladı.
“Sahaya inme zamanı şimdi değil de ne zaman?” diye soran Doğan, hak arama mücadelesinde kararlı olunması çağrısında bulundu.
Doğan, yazısını şu sözlerle tamamladı:
“Ey kendine Müslüman diyen ahali! Var mısınız? Korkmadan 200 bin kişiyle Den Haag parlamentosu önünde toplanmaya? Var mısınız?”
Helal kesim tartışmaları yeniden gündemde
Hollanda'da hayvanların kesim öncesinde bayıltılmasını zorunlu hâle getirmeyi amaçlayan yasa teklifi, dinî özgürlükler ve hayvan refahı açısından tartışmalara neden oluyor.
Bayıltılmadan yapılan dinî kesimlerin yasaklanmasını öngören düzenlemeye karşı çıkan çevreler, bunun özellikle Müslüman ve Yahudi toplumlarının dinî uygulamalarını etkileyebileceğini savunuyor.
Yasağı destekleyenler ise hayvanların kesim sırasında acı çekmesini önlemeyi amaçladıklarını belirtiyor.
Durmuş Doğan'ın çağrısı da bu tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi.
Ancak Doğan'ın önerdiği 200 bin kişilik gösteriye ilişkin henüz açıklanmış bir tarih veya somut organizasyon planı bulunmuyor. Çağrının Hollanda'daki cami kuruluşları ve Müslüman sivil toplum örgütlerinden nasıl karşılık bulacağı ise merak konusu.

14 saat önce
75











Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·