DEMLİK
TEMREN – Şimdi sayın abim…Ne diyorduk. Hah buldum. Baştan söyleyeyim. Şiire karşı değilim. Ama insanlık dediğin şey… tekerlekle ilerledi, şiirle değil. Hadi şerefe.
SALTI – Biz şiir konuşmuyorduk ki; madem sen başlattın… Yanılıyorsun abim. Tekerleği döndüren kas değil, hayaldi. Hayal de çoğu zaman şiirle konuşur.
TEMREN – Bak işte! Daha ilk dakikada uçtuk. Aç karnına şiir konuşulmaz. İnsan önce doyar, sonra düşünür. Mezeden de al.
SALTI – Tarih tam tersini söylüyor ama. İnsan önce hayal etti, sonra doydu. Mağara duvarına çizilen bizon, ilk şiirdir.
TEMREN – Tövbe tövbee… yahu bi kere olsun şu bizon meselesini konuya katma gözünü seveyim. O bizon resimleri av taktiğiydi. Av av.
SALTI – Hayır. O resim “birlikte avlanırsak yaşarız” demenin estetik yoluydu. Yani toplumun toplum olma çabası diyelim.
TEMREN – Toplum dediğin şey şiirle mi kuruldu yani?
SALTI – Şiirle anlam kazandı desek daha doğru olur. Toplum sadece kalabalık olmak değildir. Kalabalık + anlam = toplum.
TEMREN – Hııı anlamadım. Peki şiir ne yaptı? Kralları mı devirdi? Sömürüyü mü bitirdi?Köleliği mi kaldırdı?
SALTI – Hayır. Ama kralların uykusunu kaçırdı. Bu da az şey değildir.
TEMREN – Ama krallar hâlâ oradaydı. Şimdi de varlar.
SALTI – Evet. Çünkü şiir devrim değildir Temrenciğim. Şiir, devrimin vicdanıdır.
TEMREN – Vicdan karın doyurmuyor ama.
SALTI – Ama vicdanı olmadan doyan insan da, hayvana benzer.
TEMREN – Bak sayın abim… biz hemen hemen her gün buradayız. Sarhoşlar geliyor. Herkes bir şiir miir okuyor dimi. Ama kimse ertesi gün daha iyi biri olmuyor.
SALTI – Çünkü şiir içki masasında bitmezde ondan. Bilakis orda başlar.
TEMREN – Ona bakarsan, benim babam da şiir severdi. Gel gör ki dayak atmayı da severdi. Bu ne yaman çelişki demezler mi? Dolduruyorum…
SALTI – Demezler. Şiiri ezberlemekle şiirli yaşamak aynı şey değildir. Şiir toplumları değiştirir, geliştirir. Buzda koy.
TEMREN – Toplumları geliştirir diyorsun da abim… Şiir hangi toplumu kurtardı ki?
SALTI – Antik Yunanı. Homeros olmasaydı, Yunan sadece taş ve kılıçtı.
TEMREN – Ama yunanda da kölelik vardı.
SALTI – Evet. Ama köleliğin ayıp olduğunu ilk hissettiren şey tragedyalardı.
TEMREN – Hissetmek yetmez. Değiştirmesi gerekmez miydi?
SALTI – Ama hissetmeden değiştiremezsin. Fazla su koyma.
TEMREN – Şiir hep kralların, soyluların, elitlerin oyuncağı olmadı mı?
SALTI – Bazen. Ama çoğunlukla şiir en çok yoksullarındır. O dediklerin rapor yazar, yoksullar türkü.
TEMREN – Türküyle fabrika kurulmaz.
SALTI – Ama türkü olmadan fabrika cehenneme döner.
TEMREN – Peki modern insan? Telefonu elinden düşmüyor. Şiir mi kaldı şimdilerde?
SALTI – Yanılıyorsun. En şiirsiz çağdayız ama en çok şiire muhtaç olduğumuz dönemdeyiz. Şu peynir tabağını uzatsana.
TEMREN – Buyur. Niye muhtaçmışız abim?
SALTI – Çünkü algoritmalar duygusuzdur. Şiir, insanın makineye karşı son direnişidir.
TEMREN – Bak bu hoşuma gitti. Ama şiir de kandırmadı mı insanı?
“Sabret”, “katlan”, “kader” diye diye…
SALTI – Evet. Şiirin de suçu var. Çnkü iktidarın hizmetine giren şiir, propaganda olur.
TEMREN – Demek şiir masum değil. Bir ufak daha söyleyelim mi?
SALTI – Olur. Güçlü şeyler hiçbir zaman masum değildir güzel insan.
TEMREN – Eyvallah abim. Pekii şiir bireyi mi değiştirir, toplumu mu?
SALTI – Önce bireyi. Ama birey değişmeden toplumda değişemez.
TEMREN – Ama birey de toplumun ürünü. Birbirlerine bağlı değiller mi?
SALTI – İşte şiir tam orada devreye girer. Bireye, “sana öğretilenden fazlasısın” der. “sen değişirsen toplumda değişecektir” der.
TEMREN – Yani şiir… insana kendi sınırlarını mı gösterir? Diyorsun abim.
SALTI – Hayır. Sınır olmadığını gösterir. Şu ciğeri uzat hele.
TEMREN – Buyur abi. Ama çok tehlikeli bu.
SALTI – Evet. Bu yüzden, çoğu zaman yasaklanır zaten.
TEMREN – Haaa o yüzden Toplumcu şairler ya sürgün ya mezarda?
SALTI – Çünkü şiir düzeni sevmez. Düzen de şiiri sevmez.
TEMREN – Peki sayın abim…Şiir olmasaydı ne olurduk?
SALTI – Yine insan olurduk. Ama insan olduğumuzu bilmezdik. Yarasın…
TEMREN – Yarasın abim. Pekii toplum olurmuyduk?
SALTI – Toplum da olurduk. Ama neden bir arada yaşadığımızı unutmuş olurduk.
TEMREN – Anladım abi. Yani diyorsun ki; şiir dünyayı değiştirmiyor belki… Ama dünyaya katlanmayı öğretiyor. Di mi abi?
SALTI – Hayır Temrenciğim. Şiir dünyaya katlanmayı değil… Katlanmamayı öğretir. Hadi hesabı alda kalkalım.
TEMREN – Demliğimizi şiirle kaynatalım mı abi?
SALTI – İnsanla kaynatalım Temren. Şiir zaten insanın içinde…
The post (Temren ile Salt’nın Bitmeyen Bar Muhabbetleri -7-) first appeared on Hollanda Haberleri.

1 hafta önce
40













Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·