(Temren ile Salt’nın Bitmeyen Bar Muhabbetleri -7-)

1 hafta önce 40

 

 

DEMLİK

 

TEMREN – Şimdi sayın abim…Ne diyorduk. Hah buldum. Baştan söyleyeyim. Şiire karşı değilim. Ama insanlık dediğin şey… tekerlekle ilerledi, şiirle değil. Hadi şerefe.

SALTI – Biz şiir konuşmuyorduk ki; madem sen başlattın… Yanılıyorsun abim. Tekerleği döndüren kas değil, hayaldi. Hayal de çoğu zaman şiirle konuşur.

TEMREN – Bak işte! Daha ilk dakikada uçtuk. Aç karnına şiir konuşulmaz. İnsan önce doyar, sonra düşünür. Mezeden de al.

SALTI – Tarih tam tersini söylüyor ama. İnsan önce hayal etti, sonra doydu. Mağara duvarına çizilen bizon, ilk şiirdir.

TEMREN – Tövbe tövbee… yahu bi kere olsun şu bizon meselesini konuya katma gözünü seveyim. O bizon resimleri av taktiğiydi. Av av.

SALTI – Hayır. O resim “birlikte avlanırsak yaşarız” demenin estetik yoluydu. Yani toplumun toplum olma çabası diyelim.

TEMREN – Toplum dediğin şey şiirle mi kuruldu yani?

SALTI – Şiirle anlam kazandı desek daha doğru olur. Toplum sadece kalabalık olmak değildir. Kalabalık + anlam = toplum.

TEMREN – Hııı anlamadım. Peki şiir ne yaptı? Kralları mı devirdi? Sömürüyü mü bitirdi?Köleliği mi kaldırdı?

SALTI – Hayır. Ama kralların uykusunu kaçırdı. Bu da az şey değildir.

TEMREN – Ama krallar hâlâ oradaydı. Şimdi de varlar.

SALTI – Evet. Çünkü şiir devrim değildir Temrenciğim. Şiir, devrimin vicdanıdır.

TEMREN – Vicdan karın doyurmuyor ama.

SALTI – Ama vicdanı olmadan doyan insan da, hayvana benzer.

TEMREN – Bak sayın abim… biz hemen hemen her gün buradayız. Sarhoşlar geliyor. Herkes bir şiir miir okuyor dimi. Ama kimse ertesi gün daha iyi biri olmuyor.

SALTI – Çünkü şiir içki masasında bitmezde ondan. Bilakis orda başlar.

TEMREN – Ona bakarsan, benim babam da şiir severdi. Gel gör ki dayak atmayı da severdi. Bu ne yaman çelişki demezler mi? Dolduruyorum…

SALTI – Demezler. Şiiri ezberlemekle şiirli yaşamak aynı şey değildir. Şiir toplumları değiştirir, geliştirir. Buzda koy.

TEMREN – Toplumları geliştirir diyorsun da abim… Şiir hangi toplumu kurtardı ki?

SALTI – Antik Yunanı. Homeros olmasaydı, Yunan sadece taş ve kılıçtı.

TEMREN – Ama yunanda da kölelik vardı.

SALTI – Evet. Ama köleliğin ayıp olduğunu ilk hissettiren şey tragedyalardı.

TEMREN – Hissetmek yetmez. Değiştirmesi gerekmez miydi?

SALTI – Ama hissetmeden değiştiremezsin. Fazla su koyma.

TEMREN – Şiir hep kralların, soyluların, elitlerin oyuncağı olmadı mı?

SALTI – Bazen. Ama çoğunlukla şiir en çok yoksullarındır. O dediklerin rapor yazar, yoksullar türkü.

TEMREN – Türküyle fabrika kurulmaz.

SALTI – Ama türkü olmadan fabrika cehenneme döner.

TEMREN – Peki modern insan? Telefonu elinden düşmüyor. Şiir mi kaldı şimdilerde?

SALTI – Yanılıyorsun. En şiirsiz çağdayız ama en çok şiire muhtaç olduğumuz dönemdeyiz. Şu peynir tabağını uzatsana.

TEMREN – Buyur. Niye muhtaçmışız abim?

SALTI – Çünkü algoritmalar duygusuzdur. Şiir, insanın makineye karşı son direnişidir.

TEMREN – Bak bu hoşuma gitti. Ama şiir de kandırmadı mı insanı?

“Sabret”, “katlan”, “kader” diye diye…

SALTI – Evet. Şiirin de suçu var. Çnkü iktidarın hizmetine giren şiir, propaganda olur.

TEMREN – Demek şiir masum değil. Bir ufak daha söyleyelim mi?

SALTI – Olur. Güçlü şeyler hiçbir zaman masum değildir güzel insan.

TEMREN – Eyvallah abim. Pekii şiir bireyi mi değiştirir, toplumu mu?

SALTI – Önce bireyi. Ama birey değişmeden toplumda değişemez.

TEMREN – Ama birey de toplumun ürünü. Birbirlerine bağlı değiller mi?

SALTI – İşte şiir tam orada devreye girer. Bireye, “sana öğretilenden fazlasısın” der. “sen değişirsen toplumda değişecektir” der.

TEMREN – Yani şiir… insana kendi sınırlarını mı gösterir? Diyorsun abim.

SALTI – Hayır. Sınır olmadığını gösterir. Şu ciğeri uzat hele.

TEMREN – Buyur abi. Ama çok tehlikeli bu.

SALTI – Evet. Bu yüzden, çoğu zaman yasaklanır zaten.

TEMREN – Haaa o yüzden Toplumcu şairler ya sürgün ya mezarda?

SALTI – Çünkü şiir düzeni sevmez. Düzen de şiiri sevmez.

TEMREN – Peki sayın abim…Şiir olmasaydı ne olurduk?

SALTI – Yine insan olurduk. Ama insan olduğumuzu bilmezdik. Yarasın…

TEMREN – Yarasın abim. Pekii toplum olurmuyduk?

SALTI – Toplum da olurduk. Ama neden bir arada yaşadığımızı unutmuş olurduk.

TEMREN – Anladım abi. Yani diyorsun ki; şiir dünyayı değiştirmiyor belki… Ama dünyaya katlanmayı öğretiyor. Di mi abi?

SALTI – Hayır Temrenciğim. Şiir dünyaya katlanmayı değil… Katlanmamayı öğretir. Hadi hesabı alda kalkalım.

TEMREN – Demliğimizi şiirle kaynatalım mı abi?

SALTI – İnsanla kaynatalım Temren. Şiir zaten insanın içinde…

 

 

 

 

 

 

The post      (Temren ile Salt’nın Bitmeyen Bar Muhabbetleri -7-) first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku