DEMLİK
TEMREN – Selam güzel abim. Erkencisin bu gün. Hayırdır, bi sorunmu var?
SALTI – Bi sorum var. Sen mi geç kaldın, ben mi erken geldim?
TEMREN – Hımmm. Yok abi. Ben bi problem mi var anlamın da şey ettiydim.
SALTI – Problemsiz hayat mı olur? Ama sende o problemleri çözecek yaşama sevinci var mı?
TEMREN -Yok bu böyle olmayacak. Ne desem yanlış anlıyorsun?
SALTI – Belki de yaşama yanlış taraftan bakıyorsundur.
TEMREN – Haydaaa. Abi müsadenle iki tek atayım. Yoksa birbirimizi anlayamıyacağız. Herşeye bi soruyla karşılik veriyorsun. Müsadenle dolduruyorum abim. Ohhhh yarasın. Evet abi sorun neydi?
SALTI – Sokrates diyorum, bütün hayatını sorular sorarak geçirdi.
TEMREN – Biz de soruyoruz abi… Misal “Şarjım yüzde kaç?” “Paylaşımlarım niye beğenilmiyor?” “Bu ay kira nasıl ödenecek?” “Bu mesajı görüp niye cevap vermedi?”
SALTI – Ama onun soruları insanı özgürleştiriyordu.
TEMREN – Bizim sorular biraz dijital biraz da cüzdanla bağlantılı abi. Hadi yarasın.
SALTI – Yarasın. Platon der ki: “Gerçeklik idealar dünyasındadır.” Adamlar Antik Yunan’da meydanda tartışıyordu. İnsanlar birbirini ikna etmeye çalışıyordu.
TEMREN – Biz de tartışıyoruz güzel abim… Ama kimse kimseyi dinlemiyor. Yorum yazıyoruz, karşı taraf okumuyor bile. Tartışma değil, monolog yarışı bu.
SALTI – Diyojen gündüz elinde fenerle “dürüst insan arıyorum” diye dolaşıyordu.
TEMREN – Bizde elimizde telefonlarla “gerçek insan arıyorum” diye swipe yapıyoruz. Sağa kaydır, sola kaydır… ahlak algoritmaya bağlı. Peynirden de al.
SALTI – Hah hah haaa. Ama o zamanlar insanlar sade bir hayat yaşıyordu. Sizin gibi lüzumsuz fazlalıkları yoktu. Peynir güzelmiş.
TEMREN – Biz de sade yaşamaya çalışıyoruz… Minimalizm videoları izliyoruz. Ama videoyu izlerken üç tane yeni şey sipariş ediyoruz.
SALTI – Epikuros mutluluğun basit zevklerde olduğunu söylüyordu.
TEMREN – Biz de basit zevkler peşindeyiz abi… Ama basit zevkler aylık abonelik olmuş. Müzik dinlemek bile paket.
SALTI – Peki ya ölüm? Antik Yunan filozofları ölümü kabullenmeyi öğretiyordu.
TEMREN – Biz ölümü düşünmemek için her şeyi yapıyoruz. Story atıyoruz, reel çekiyoruz… Sanki paylaşmazsak yok olacağız.
SALTI – Onlar “iyi insan nasıl olunur?” diye soruyordu.
TEMREN – Biz “iyi görünmek nasıl olur?” diye soruyoruz. Filtre var, ışık var…
SALTI – Ama ahlak yok. Oysa Aristoteles “Erdem alışkanlıktır” der.
TEMREN – Bizde de alışkanlık var abi… Ama erdem değil, bildirimleri kontrol etmek.
SALTI – Peki neden böyle olduk?
TEMREN – Çünkü biz düşünmek yerine hızlanmayı seçtik. Adamlar bir soruyu yıllarca düşünüyordu. Biz bir videoyu 1.5x hızda izliyoruz. Papaz eriğinden de alsana abi.
SALTI – İşte bu yüzden insan ve insanlık yüzeyselleşti! Erikde erikmiş ha.
TEMREN – Zaten yüzeyde yaşıyoruz abi. Derine indikmi Wi-Fi çekmiyor. Hah hah haa.
SALTI – Gül bakalım gül. Yani diyorsun ki… insanlık ilerlemedi?
TEMREN – Teknoloji ilerledi ya. İnsan bu hengamede insanlığı güncellemeyi unuttu.
SALTI – Ama yine de umut var. İnsan hâlâ sorular soruyor.
TEMREN – Doğru… ama sorular değişti: “Ben kimim?” yerine “Ben neden verified değilim?” Niye onaylanmadım?
SALTI – Hadi bakalım şerefe. Bilgelik için…
TEMREN – Bende telefonumu kaldırıyorum. Şarj için… hah hah haaa.
SALTI – Sence Sokrates bugün yaşasa ne yapardı?
TEMREN – Büyük ihtimalle banlanırdı. Sürekli soru soruyor diye “topluluk kurallarını ihlal” ederdi.
SALTI – Peki Platon?
TEMREN – Akademi kurmazdı… YouTube kanalı açardı. “Gerçeklik Nedir” “Şok Eden Gerçekler” hah hah haaaa.
SALTI – Diyojen?
TEMREN – İnfluencer olurdu. Bol bol öneriler “Minimal yaşam: fıçıda hayat” Ama sponsorlu içerik: “Bu fıçıyı bana gönderen markaya teşekkürler.”
SALTI – Hah hah haaa. Peki ya biz?
TEMREN – Biz de onların torunlarıyız işte… Sadece sorularımız küçüldü, dikkat süremiz kısaldı.
SALTI – Peki sence hayatın anlamı ne?
TEMREN – Hımmm. Bi dekka telelefonu kapatayım. Bilmiyorum… Ama galiba ilk kez doğru yere bakıyoruz.
SALTI – Neresi?
TEMREN – Ekranın dışı.
SALTI -İlk defa sana katılıyorum galiba. Belki de Antik Yunan hiç bitmedi… Sadece cebimize girdi.
TEMREN – Yok abi… Antik Yunan bitmedi… Biz antik kaldık. Puhaaa haaaaa.
SALTI – Garson! Bi ufak daha getir… Belki ufak ufak aydınlanırız.
TEMREN – yok abim aydınlanma yok… Ama güzel kafa var.
SALTI – Garson ufak kalsın. Sen hesabı getir. Bu kadar demlenme yeter.
TEMREN – Eeee bugün ne kaynattık demliğimizde abim?
SALTI – Hiç.
TEMREN – Hiç mi?
SALTI – Evet hiç. Hadi iç, iç. Hadi hesabı öde.
The post Temren ile Salt’ın Bitmeyen Bar Muhabbetleri -12- first appeared on Hollanda Haberleri.

1 saat önce
11













Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·