Kış gelir gelmez başlıyoruz yakınmaya: “Belim ağrıyor, dizlerim sızlıyor, boynum tutuldu…”
Sanki soğuk hava kapıyı çalıp kaslarımıza tek tek saldırmış gibi. Oysa gerçeği duymak istemiyoruz: Bu ağrıların çoğunun mimarı biziz.
Hareket etmiyoruz. Günlerce aynı sandalyede çöküp kalıyoruz. Asansöre binip bir kat çıkıyoruz, su içmeyi unutuyoruz, güneşi görmeden haftalar geçiriyoruz. Sonra da ilk ağrıda faturayı kışa kesiyoruz.
Soğuk hava elbette etkiler ama bu kadar mı? Hayır. Asıl mesele, vücudu yıl boyu ihmal edip ondan sessizce idare etmesini beklememiz.
Kış, bahanemiz oldu. “Hava soğuk” deyip yürümüyoruz. “Üşüyorum” deyip kasları kilitliyoruz. Battaniyenin altına saklanıp eklemlerin pas tutmasına göz yumuyoruz. Sonra sabah kalkınca şaşırıyoruz: “Neden her yerim bu kadar ağrıyor?”
Çünkü vücut makine değil. Yağını koymazsan çalışmaz. Esnetmezsen sertleşir. Beslemezsen çöker. Güneşsiz bırakır, hareketsizliğe mahkûm edersen hesabı kışın sorar. Ağrı dediğin şey çoğu zaman hastalık değil, ihmalin yüksek sesli çığlığıdır.
Elbette romatizma, kronik hastalıklar, gerçek tıbbi nedenler var. Ama herkes kendini hasta sanmasın. Çoğumuz sadece tembeliz. Bunu kabullenmek zor geliyor ama gerçek bu. Beş dakikalık esnemeye üşenip saatlerce ağrıdan şikâyet etmek, işte asıl çelişki burada.
Kış acımasız değildir; dürüsttür. Vücuda nasıl davrandığını yüzüne vurur. Aynaya bakmak istemeyenler, ağrıyı düşman sanır. Oysa düşman dışarıda değil; koltuğun içinde, hareketsizliğin tam ortasındadır.
Kısacası; kış ağrı yapmaz, ihmal ağrı yapar. Soğuk sadece bahanedir; bedelini ödeyen vücuttur. Şikâyet etmeyi bırakıp sorumluluk almadan bu tablo değişmez. Ya alışkanlıklarımızı değiştireceğiz ya da her kış aynı sızıyı konuşmaya devam edeceğiz. Tercih bizim.
Güçlü kalın, pozitif kalın ve hoşça kalın.
Zeliha Arıkan
Güzellik Uzmanı
The post Soğuk hava mı suçlu, yoksa biz mi? first appeared on Hollanda Haberleri.

1 hafta önce
25













Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·