Bizde sohbet boldur.
Kahvehaneler doludur. Masalar kalabalık… Söz, ses çoktur. Futbolla başlanır, siyasete varılır. Herkes bilir. Herkes anlatır. Herkes hüküm verir.
Bir bakarsınız, masa “akıl üretir”.
Ama o akıl, çoğu zaman kendini dinler.
Öğrenmek yoktur; anlatmak vardır. Sormak yoktur; kesin konuşmak vardır. Kahvehane, kendi kendine yeten bir kürsüye dönüşür. Öyle ki oradan çıkanlar, gerçek kürsüleri beğenmez.
Ve sonra o tanıdık cümle gelir:
“Savaşlarda kazandık ama masalarda kaybettik.”
Sık söylenir.
Kolay söylenir.
Ama işin aslı öyle değil.
Güçlüysen kazanırsın. Hem sahada, hem masada. Zayıfsan kaybedersin. Yalnızca masada değil; her yerde. Tarih bunun örnekleriyle doludur.
Ama meselemiz tarih değil.
Mesele bugün.
Önümüzde sandık var.
Seçim… Bir tercih meselesi. Ayırmak, belirlemek, taraf olmak. Seçmen dediğimiz, işte bunu yapandır. Yurttaş…
Yurttaş, yalnızca konuşan değil; karar verendir.
Ama bizde konuşan çok, karar veren az.
Geçmiş seçimlere bakınız. Sandığa gitme oranı ortada. Buna karşılık şikâyet sınırsız. Sokakta, pazarda, kahvede… Herkesin bir derdi var. Herkes memnuniyetsiz.
Peki çözüm?
Çözüm, konuşmakta değil.
Çözüm, sandıkta.
Sandığa gitmeyen, yalnızca oyunu değil; söz hakkını da bırakır. Sonra dönüp şikâyet eder. Oysa itirazın da bir zemini vardır. O zemin, sandıktır.
Gitmezseniz, başkası seçer.
Gitmezseniz, başkası karar verir.
Masada kazanmak diyorsak…
Önce o masaya oturmayı bileceğiz.
Bugün sandıklar kuruldu Ya gidip sözünü söyleyeceksin ya da başkalarının söylediğine razı olacaksın.
The post SeçMEN first appeared on Hollanda Haberleri.

4 saat önce
25












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·