Temcit pilavı gibi önümüze getirilen konulardan sıkıldık tabii artık, ama algı yönetimiyle politikanın nasıl yapıldığını da görüyoruz. Hollanda’da ülkenin durumu gitgide içler acısı hal alıyorken, bir yanda ekonomi 2. dünya savaşından bugüne kadar en büyük kayıplarını vermekte. Korona belasına bırakın çözümü, hala sürü bağışıklığı politikası güdülürken, AB ülkeleri içinde aşılama sırasında en kötü durumdayken (Hollanda’nın sadece Bulgaristan’dan daha iyi durumda olarak sondan ikinci olduğu istatistiklere yansıyor) her şeyi bıraktık yine Türkiye eksenli politikalar ve Hollandalı Türkler üzerinden şov yapmaya gidiyor siyaset.

Eveeet, seçim atmosferine girdiğimiz nasıl da belli. Hollanda’daki genel seçimlere 1 aydan az bir süre kala, geleneksel partiler ve Hollanda’nın bazı kurumları sistematik bir şekilde yine Türkofobi, İslamofobi, Türkiye karşıtlığı ve Hollandalı Türkleri yalanlarla ve algılarla köşeye sıkıştırma politikasına başladılar. Geleneksel diyorum çünkü, biz bu oyunları son seçimlerde de görmüştük.
Partilerin kendi sorunlarını ve ülkenin sorunlarını bırakıp, aşırı sağ siyasetinin oy getireceğini düşünerek hareket etmesi artık trajikomikliği de geçti.
Temcit pilavı gibi önümüze getirilen konulardan sıkıldık tabii artık, ama algı yönetimiyle politikanın nasıl yapıldığını da görüyoruz. Hollanda’da ülkenin durumu gitgide içler acısı hal alıyorken, bir yanda ekonomi 2. dünya savaşından bugüne kadar en büyük kayıplarını vermekte. Korona belasına bırakın çözümü, hala sürü bağışıklığı politikası güdülürken, AB ülkeleri içinde aşılama sırasında en kötü durumdayken (Hollanda’nın sadece Bulgaristan’dan daha iyi durumda olarak sondan ikinci olduğu istatistiklere yansıyor) her şeyi bıraktık yine Türkiye eksenli politikalar ve Hollandalı Türkler üzerinden şov yapmaya gidiyor siyaset.
Önümüzdeki seçimlerin ne denli önemli olduğunun vurgusunu yapıyoruz elbette, ancak görünen o ki, yerleşik partilerin biz Hollandalı Türklere pozitif anlamda katacağı hiç bir şey yok. Hoş bu konuda, neredeyse bu kitleye yönelik çalışmalar da yapılmıyor eskisi gibi. O yüzden bu yıl 15-16-17 Mart’ta yapılacak olan Hollanda genel seçimlerinde size ve toplumumuza daha yakın duran, buna göre söylemler üreten yeni/lenen partiler arasında bir seçim yapmanızı öneririrm.
DENK Partisi bilindiği üzere son 4 yılda mecliste bu konularla mücadele etti. Kısmen de başarılı oldukları konular da oldu, ancak maalesef kendi içlerindeki kavgalar, seçmende bir güvensizlik oluşturdu. Bize gelen sinyaller bu yönde oldu. Sandıktan vazgeçmemeli elbet seçmen, çünkü siyaset uzun soluklu bir iş. İstikrarın en önemli olduğu alanlardan birisi elbette. Ama tabii bu seçmenler için de bir alternatif parti de yok değil. Artık Hollanda’daki varlığını ispatlamış DENK ile, bu seçimlere ilk defa katılacak olan NIDA partisi de Hollanda’daki Müslümanların, Türklerin ve azınlık grupların haklarını güzelce koruyabileceğini ve buna göre siyaset yapabileceğini Rotterdam, Lahey ve Almere belediye meclislerinde göstermekteler. Bu söylemlerle de yola çıkıyorlar. Umarım her iki parti de güzel sonuçlar alırlar seçimlerde. Her iki parti de kendilerine göre farklı sesleri içlerinde barındırıyor ve çok kültürlü toplumun gereği gibi politikalar üretmeye çalışıyor.
Seçimlerin yanı sıra diğer sorunlara birlikte kısaca bir göz atalım isterseniz birlikteö yorumsuz şekilde paylaşmak istiyorum. Önümüzde süreçte sorunlara değinmeye devam edeceğiz:
• Hollanda’nın Lahey kentindeki emlak ofislerinin yarısından çoğunun ‘göçmen kökenlilere ayrımcılık’ yaptığı bildirildi.Yerel medyada çıkan habere göre, Lahey’deki emlak bürolarının yüzde 57’si, müşterisi olan ev sahiplerinin talebi halinde göçmen kökenlilere ayrımcılık yapmayı kabul ediyor.
• Hollanda Ulusal Güvenlik ve Terörle Mücadele Koordinatörlüğü (NCTV) tarafından hazırlanan raporda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “çeşitli terör örgütleri” ve 2018 yılında Utrecht’te düzenlenen tramvay saldırısı ile ilişkilendirilmesi (!), Ankara-Lahey ilişkilerinde gerilime neden oldu.
• Hollanda, ülke dışından evlat edinmeyi bu konuda suistimalleri ortaya çıkaran kritik bir raporun ardından durdurdu.
• Bir de pozitif bir haber: “New York Times: Türkiye yerlerinden edilmiş milyonlarca sivili koruyan sahadaki tek uluslararası güç”.








Source link