Hollanda’ya özgü bir diğer husus da tercihli oy kullanma ve seçilme sistemidir. Bu sistemde seçmenler oylarını bir adaya verirler. Herhangi bir aday tercihi olmayanlar ise oy vermek istediği siyasi partinin liste başı adayına oylarını verirler. Tercihli oylarla parlamentoya girebilmek içinse bir sandalyeye tekabül eden oyun dörtte birini almak yeterlidir, ancak adayın listesinden seçime girdiği partinin de yeterli sandalye çıkarmış olması gerekir.

Yüksek Seçim Kurulu geçen hafta 17 Martta gerçekleştirilecek genel seçimlere katılmaya hak kazanan siyasi partileri ilan etti. Buna göre Seçim Kuruluna liste teslim eden 41 siyasi partiden 37’si 1579 adayla seçmenlerin oylarına talip olacaklar. 4 parti ise istenen belgeleri sunamadıkları için seçimlere katılamayacaklar. Her ne kadar listeler ülkesel olsa da, bu adayların bir kısmı sadece bir veya birkaç seçim bölgesinde aday listelerinde yer alacaklar. 17 parti ise sadece bazı seçim bölgelerinde listelerde olacaklar.
Hollanda’da partilerin seçim pusulalarındaki sıraları bir önceki seçimlerde aldıkları oya göre belirlenmektedir. En çok oyu alan birinci sırada, ikinci parti ikinci sırada ve böylece devam eder. Mecliste temsil edilmeyen yeni partilerin sırası ise kura ile belirlenmektedir. Buna göre, nispi temsil sisteminin geçerli olduğu ülkede partiler 150 sandalyeli parlamentoda aldıkları oy oranında temsil hakkına sahip olurlar ve her vekil hiçbir etki altında kalmadan bağımsız hareket etme yetkisine sahiptir. Ancak bu bağımsız hareket uygulamada zaman zaman sıkıntılar da yaratabilmektedir, zira her siyasi partinin bir programı ve disiplinli hareket etmesini beklediği bir meclis grubu var ve haliyle partiler vekillerinden başına buyruk hareket beklemezler, ama bunun bir yaptırımı yoktur. En kötü ihtimalle meclis grubundan ihraç edilir, ama vekillik düşürülemez.
Hollanda’ya özgü bir diğer husus da tercihli oy kullanma ve seçilme sistemidir. Bu sistemde seçmenler oylarını bir adaya verirler. Herhangi bir aday tercihi olmayanlar ise oy vermek istediği siyasi partinin liste başı adayına oylarını verirler. Tercihli oylarla parlamentoya girebilmek içinse bir sandalyeye tekabül eden oyun dörtte birini almak yeterlidir, ancak adayın listesinden seçime girdiği partinin de yeterli sandalye çıkarmış olması gerekir. Mesela, 2017 seçimlerinde 10.516.041 geçerli oy kullanılmış. Bunu 150’yle bölersek 70.107 elde ederiz. Bu rakam bir sandalyeye tekabül eden oy sayısıdır. Bunu da 4’e bölersek 17527 rakamını elde ederiz. Bu rakam 2017 seçimlerinde tercihli oyla seçilebilmek için yeterli idi. Ancak 17 Mart seçimlerinde bu rakam değişebilir. Nitekim kullanılan geçerli oyların sayısı tercihle seçilebilmek için belirleyici olmaktadır ve corona dolayısıyla katılımın nasıl olacağını şimdiden kestirmek çok zor.
Bu bilgilerden hareketle listelerin alt sıralarında oldukları için doğrudan parlamentoya girme şansı olmayanların işinin ne denli zor olduğunu tahmin edebiliriz. Bizlerden oy talebi olan adaylara bir göz atarsak kimlerin şansı olduğunu az çok tahmin edebiliriz. Bu seçimlerde işimizin eski seçimlere oranla daha kolay olduğunu iddia edebilirim, zira oyumuza talip aday sayısı oldukça az. Adaylara ve sıralarına şöyle bir bakalım: PvdA’da 10. Sırada Songül Mutluer’i görüyoruz. Doğrudan seçilmesi partisinin çıkaracağı sandalye sayısına bağlı. Kıl payı girmesi de kaçırması da mümkün. Ondan sonraki ilk aday 25. Sıradaki Alptekin Akdoğan’ın tercihle seçilmekten başka şansı yok.
CDA’da 33. sırada Mustafa Bal’ı görmekteyiz. Onun işi her açıdan zor, zira üç beş eş dosttan başka kimseden oy alacağını sanmıyorum, zira CDA Türk seçmenler açısından tüm kredisini harcadı. VVD’de ise kendini Türk kökenli olarak tanımlayan, haliyle oy talebi olan kimse yok, o açıdan işimiz kolay. D66’da 17. Sırada Hülya Kat ve 30. Sırada Türk kamuoyunun yakından tanıdığı avukat Nazmi Türkkol var. Hülya Katın doğudan seçilmesi de kıl payı da olsa mümkün olabilir, ancak Nazmi Türkkol’un tercihli oylara ihtiyacı olacak. Groen Links’ten Nevin Özütok 17. sırada ve onun da tercihli oylara ihtiyacı var. SP’de de oyumuza talip kimseyi göremiyorum.
Denk ve Nida ise her halükarda Türklerin oyuna talipler. Ancak bu öyle çantada keklik bir durum değil. Özellikle Denk’in bu seçimlerde işi oldukça zor. Bakalım ne derece seçmenlerini tekrar sandığa çekebilecekler. Bekleyip göreceğiz.








Source link