Patron Ramazan’da Çıldırdı!

10 saat önce 56

 

Hoş geldin ey şehri Ramazan! Ramazan ayını severim; çocukluğumda yaşadığım ramazanlar aklıma gelir, içim ısınır ve yüzümde bir tebessüm belirir. Leyla, Kadir Gecesi’nin de habercisidir; kullarına seslendiği ilk ayetlerin indiği aydır. Önemlidir o ilk ayetler: “Oku. Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı ‘alak’tan yarattı.” Bu ayet önemli, not alalım!

Ramazan ayında çıldıran çıldırana… Yakın zamanda bizim patron da çıldırıp restini çekti! Ayakta alkışlanmayı hak etti; o yüzden tekrar ayakta alkışlıyorum kendilerini. Okuduysanız neden çıldırdığını anlarsınız! Bir gün içerisinde 2, 3, bilemedin 4 iftar daveti olur mu? Gazeteci olarak hepsine davet ediliyorsun ve her gittiğin yerde aynı yüzleri görüyorsun. Mesela her zaman en has köşede bizim müdürü bulabilirsin. Vallahi 10 sene önce de oluyordu, şu an hâlâ oluyor; fakat belki artık bir değişim olabilir. Hatta bu konuyu bizim patrondan sonra ele alan başka yazarlarımız da oldu. Velhasıl, bizim patronun ayaklanması bayağı tuttu diyebiliriz. İnsanlar dolmuş; fakat doldukça konuşmamışlar. Umarım bu ayaklanma, seneye bu vakitten 10 gün önce meyvesini vermeye başlar.

Zaten eğer seni rahatsız eden bir olaya karşıysan, ayaklanacaksın! Susup sineye çekmekle olmuyor bu işler. Gerekirse çıkacaksın sokağa, adaletsizliğe karşı dimdik ayakta duracaksın! Avazın çıktığı kadar bağıracaksın, alacaksın tencereni ve kepçeni yanına, vuracaksın kepçeyle tencereye! Sokaklar bizimdir, sokaklar bizim!

Neyse, konumuza dönelim. Çıldıranlar… Tek çıldıran bizim patron değil tabii; midelerin patronları da çıldırıyor. Çıldırdıkça Ramazan anlamından uzaklaşıyor sanki.

Din dersi verecek bilgim yok; fakat benim anladığım kadarını anlatayım. Şimdi Türkçem kadar aklım da kıt olabiliyor ve konulara Fransız kalabiliyorum; o yüzden beni ciddiye almak ya da almamak size kalmış. Dinde zorlama yoktur!

Ramazan denildi mi aklıma samimiyet gelir, sevgi gelir, şefkat gelir, saygı gelir, sıcak toplanmalar gelir; ama maşallah bir bakıyoruz, sofralara… Bütün aklıma gelen pozitif düşüncelerim yok oluyor. Sofralardan buram buram sevgi, saygı, şefkat, samimiyet kokması gerekirken; sofralardan buram buram şatafat, gösteriş, gereksizlik kokuyor! Sıra sıra lüzumsuzlar! Yiyeceğim iki lokma boğazıma diziliyor.

Arkadaşlar, bir titreyin, özünüze dönün Allah aşkına. Ramazan ayının önem ve ehemmiyeti neydi? Yani bizler neden oruç tutuyoruz? Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) hiç buram buram şatafat ve gösteriş kokan bir masada oruç açtı mı? Duydunuz mu? Okudunuz mu? Ben ne duydum ne de okudum! Siz okuyup duyduysanız lütfen benimle kaynaklarınızı paylaşın; ben de artık Fransız kalmayayım. Eğer bizler gerçekten bu Peygamber’in ümmetinden isek, lütfen öyle de davranalım. Kraliyet sofrası gibi sofralar kurmayalım. Tövbe haşa!

Ne demişti Peygamberimiz (S.A.V.) hadisinde: “Kim bir topluluğa benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.” Ayrıca bu hadis güvenilir hadislerdendir; sonradan evrilmiş ya da uydurulmuş değildir, onu da belirtmek isterim. Bu işin sonu, Allah korusun, başka yerlere kadar gidebiliyor.

Ramazan’ı Ramazan gibi geçirelim. Sofraları sosyal medyada paylaşmanın gereğini de anlamış değilim. Ramazan zaten bir nevi fakir insanların yaşadıklarını anlamak değil miydi? Hayır, göz hakkı kul hakkı kategorisinden çıkarılıp sevaplar listesine alındı da benim mi haberim yok? Teravih namazını artık Allah için kılmıyoruz da sosyal medya topluluğu için mi kılıyoruz? Kâbe’miz değişti de bu bilgiyi mi kaçırdım? Yaratana kulluk etmemiz gerekirken, Yaradan sosyal medyada falan göründü de benim mi haberim yok? Ve bütün bu değişiklikleri gelecek olan Mesih geldi de sizinle paylaştı da benim kulaklarım mı sağır?

Allah aşkına, siz ne içiyorsunuz yahu? Dillerden düşürmediğiniz Allah’ı artık yüreğinize alın! Zira benim Allah’ım El-Vâhid’dir, yani tektir! Yeri ise temiz, iman dolu yüreklerdir; sosyal medyada gösteriş amaçlı atılan story’lerde değildir!

Aklıma gelmişken, rahmetli annemin bir sözü vardı: “Anan soğan, baban sarımsak; sen nereden geldin gülbeşeker?” derdi. Kraliyet sofrası kuranlara ben de “Anan soğan, baban sarımsak; sen nereden geldin gülbeşeker?” demek istiyorum, yüksek müsaadenizle!

Bu Ramazan ayının bütün insanlığa barış, saygı, sevgi, sağlık getirmesini diliyorum. Ayrıca Hollanda’da yükseltilen emeklilik yaşının düşürülmesine ve Türkiye’de asgari ücrete ve emekli maaşlarına yapılan zamların artmasına da vesile olmasını diliyorum. Bir de hepimize akıl fikir vermesini temenni ediyor ve El-Hâdî ismiyle hidayete nail etmesini diliyorum. Bir de çokça adalet istiyorum. Âmin!

Hayırlı Ramazanlar!

Loca Gundi

Dipnot: “Oku!”

The post Patron Ramazan’da Çıldırdı! first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku