Hayatın akışı içerisinde hepimiz, büyük bir hevesle başladığımız işlerin, yürekten bağlandığımız ilişkilerin veya uzun süre emek verdiğimiz hayallerin bir noktada düğümlenip kaldığına şahit oluruz. O anlarda ağzımızdan dökülen ilk kelime genellikle aynıdır: “Olmadı.”
Peki, gerçekten “olmayan” şey bir kayıp mıdır, yoksa bizi asıl varış noktamıza hazırlayan bir durak mı?
Hayat, bize aslında “olmayan” her şeyin, bizi daha güzeline ve daha doğrusuna hazırladığını zamanla öğretiyor. İnsan, kendi çabasının ve niyetinin ötesinde; her şeyin bir zamanı ve bir sahibi olduğunu idrak ettiğinde gerçek huzura ulaşıyor.
“Bana ait olan ne geç kalır ne de başkasına gider.” Bu cümle, aslında bir teslimiyet manifestosudur. Eksik kalan her şeye kırılmak yerine, o boşluğun daha iyisiyle dolacağına inanmak; insanın kendi içsel gücünü keşfetmesi demektir. Kendi yoluna, sabrına ve dualarına güvenen bir insan için artık kaygı, yerini tevekküle bırakır.
Bugün döktüğümüz gözyaşları, uykusuz geçirdiğimiz geceler ve “Neden?” diye sorduğumuz o zorlu süreçler; aslında gelecekteki “tamamlanmışlık” halimizin harcıdır. Bir gün her şey olması gerektiği gibi yerine oturduğunda, geriye dönüp baktığımızda tek bir anın bile boşa gitmediğini; aksine bizi biz yapan o taşların özenle dizildiğini göreceğiz.
İçimizde o tarif edilemez hissi diri tutmak; en güzel günlerin sessizce ama emin adımlarla bize yaklaştığına inanmak, başlı başına bir dirençtir. Hayatın karmaşasında korkularımıza tutunmak yerine umudumuzu bir pusula gibi kullanmak, karanlığın içinden aydınlığa çıkmanın tek yoludur.
Unutmayın; bazen sadece inanmak bile insana o beklediği gücü verir. Yolunuzun sonunda “iyi ki olmadı” diyebileceğiniz daha güzel başlangıçlara çıkmanız dileğiyle.
The post Olmadı” Dediklerimiz first appeared on Hollanda Haberleri.

2 hafta önce
99











Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·