Nutuklar ve NATO

58 dakika önce 7

 

Ankara hazırlandı.

Sokaklar temizlendi, binalar boyandı, protokol yolları elden geçirildi.

 

Yeter ki NATO gelsin.

NATO’yu protesto eden gençler coplandı.

Daha zirve başlamadan NATO’yu koruma görevi de başarıyla tamamlandı.

 

NATO, Sovyetler Birliği’ne karşı kuruldu.

Sovyetler dağıldı.

 

Mantıken NATO’nun da dağılması gerekirdi.

Olmadı.

 

Çünkü mesele, artık Sovyetler değildi.

Soğuk Savaş bitti; ama ABD’nin egemenlik savaşı bitmedi.

 

NATO, giderek ABD’nin küresel stratejisinin başlıca askerî aracı hâline geldi.

 

Yugoslavya parçalandı.

Afganistan işgal edildi.

Libya dağıldı.

Irak işgalinin yarattığı yıkım bütün bölgeyi sardı.

 

Suriye yıllardır bitmeyen bir savaşın içine sürüklendi.

 

Ortadoğu, milyonlarca insanın öldüğü, milyonlarcasının yurdundan edildiği bir coğrafyaya dönüştü.

 

Bütün bunlar “güvenlik”, “istikrar” ve “demokrasi” adına yapıldı.

Sonuç ortada.

Türkiye de bu tarihin dışında değildi.

Soğuk Savaş yıllarında kontrgerilla tartışmaları yaşandı.

 

Gladio adı, yalnızca İtalya’nın değil, Türkiye’nin de siyasal sözlüğüne girdi.

Darbeler…

Faili meçhuller…

Toplumu birbirine kırdıran provokasyonlar…

Aradan yarım asır geçti.

Hâlâ cevabını bekleyen sorular var.

 

Tam da bu yüzden, her temmuz ayında yapılan Sivas ve Başbağlar anmaları yalnızca birer hatırlama töreni değildir.

 

Tekrar aynı acılar yaşanmasın diyedir.

Bu ülkenin karanlık sayfalarını besleyen düzen unutulmasın diyedir.

Bugün de aynı cesaretle konuşabilelim diyedir.

Kürsülerde aynı sözler söylenir.

“Hesap soracağız.”

“Gerçek failleri unutmayacağız.”

Güzel…

Peki şimdi?

Şimdi Ankara’da NATO var.

Gazze’de yaşanan katliamın hesabını sormak isteyenler için de muhataplar Ankara’da.

 

İnsan haklarından, hukuktan ve uluslararası düzenden söz ederken Gazze’deki yıkım karşısında sessiz kalanlar, bu politikaları destekleyenler bugün Ankara’da.

 

Buyurun…

Hesap soracaksanız, işte muhatapları.

İşte samimiyet sınavı da burada başlıyor.

Bu sınav yalnızca iktidarın değil, muhalefetin de sınavıdır.

 

Çünkü NATO söz konusu olduğunda, içeride birbirine en sert sözleri söyleyenler aynı cümlelerde buluşuyor.

 

Kimse Atlantik düzenini tartışmak istemiyor.

Kimse bağımlılık ilişkilerini konuşmuyor.

Kimse şu soruyu sormuyor:

Soğuk Savaş’ın güvenlik anlayışı bu ülkeye ne kazandırdı?

 

Neleri kaybettirdi?

Anmalar, yalnızca geçmişe ağıt yakmak değildir.

Geçmişten bugüne uzanan çizgiyi görebilmektir.

 

Eğer darbelerden, faili meçhullerden ve karanlık yapılardan söz ediyorsanız, o dönemin uluslararası siyasal iklimini de konuşmak zorundasınız.

 

Yok eğer orada susuyorsanız, geriye yalnızca tören kalır.

Söz kalır.

Çelenk kalır.

Hesap sormak değil…

Hesap soruyormuş gibi yapmak kalır.

The post Nutuklar ve NATO first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku