Hayat bazen bize en büyük dersleri en basit hikayelerle anlatır.
Pek çoğumuzun bildiği o meşhur fıkrayı hatırlarsınız:
Büyük bir sel felaketinde evinin çatısına sığınan inançlı bir adam, kendini kurtarmaya gelen sandalı, tekneyi ve helikopteri “Beni Allah kurtaracak” diyerek geri çevirir. Sular yükselip boğulduğunda ve ahirette “Neden beni kurtarmadın?” diye sitem ettiğinde ise şu cevabı alır:
“Sana sırasıyla bir sandal, bir tekne ve bir helikopter gönderdim; sen binmedin.”Bu kıssa, sadece yüzlerde tebessüm bırakan bir fıkra değildir. Aslında insan psikolojisinin, inanç algısının ve modern insanın düştüğü en büyük yanılgılardan birinin çarpıcı bir özetidir.Bizler çoğu zaman mucizeleri gökten inecek sıra dışı, doğaüstü olaylar olarak hayal ederiz.
Sorunlarımızın bir gecede, hiçbir çaba sarf etmeden, sihirli bir değnek dokunmuş gibi çözülmesini bekleriz. Oysa hayatın olağan akışı içinde karşımıza çıkan fırsatlar, aldığımız kararlar ve uzatılan yardım elleri, aslında o beklediğimiz mucizenin ta kendisidir.
Gerçek tevekkül ve inanç, ellerini kavuşturup köşede oturmak değildir. Bilakis, üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmek, aklın ve bilimin yolundan gitmek, ardından da sonuca rıza göstermektir.
Tıpkı tarlasını sürüp, tohumunu ekip, suyunu verdikten sonra yağmuru bekleyen çiftçi gibi… Tohumu toprağa ekmeden göğe bakıp ekin beklemek inanç değil, tembelliktir.Bugün iş hayatımızda, ilişkilerimizde veya toplumsal sorunlarımızda aynı hataya kaç kez düşüyoruz?
Bir kriz anında çözüm üretmek yerine mucizevi bir kurtarıcı beklerken, yanımızdan geçen kaç “sandalı” görmezden geliyoruz? Önümüze çıkan küçük fırsatları küçümseyip, büyük patlamalar hayal ederken aslında kaç helikopteri geri çeviriyoruz?Unutmamak gerekir ki; hayat bize çözümleri her zaman parıltılı paketlerde sunmaz.
Bazen bir dostun tavsiyesinde, bazen zor bir iş teklifinde, bazen de hiç beklemediğimiz bir krizin içindeki küçük bir çıkış yolunda gizler.
Mucize, gökten zembille inen bir şey değil; önümüze serilen imkanları görebilecek bir akla ve o sandala binecek cesarete sahip olmaktır.
Sular yükselirken çatıda beklemek kolaydır. Zor olan, gelen sandala bicek basireti göstermektir. Hayatın size gönderdiği işaretleri kaçırmadığınız bir hafta dilerim.
The post Mucize Beklerken Sandalı Kaçırmak first appeared on Hollanda Haberleri.

1 saat önce
13












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·