Günümüzün en büyük hastalığı önceden yazmış olduğum Prof. Doc. Herbokologlar! Ne hikmetse bu Herbokologlar aynı zamanda klavye kahramanlığında ise 5 numara 10 yıldızlar! Klavyenin arkasından anca yazıyorlar, yazıyorlar, yazıyorlar… İcraat ise 0’a 0 elde var 0! Fakat hayallerde ciddi büyük kahramanlıkları vardır!
Bir de gerçek kahramanlar var, onları her zaman her yerde göremezsiniz, her zaman sesini duyamazsınız, karınca gibi çalışırlar, dağları aşarlar, bir bakmışın bir ülkeyi ayağa kaldırmayı başarmıştır ya da yüzlerce, binlerce hatta milyonlarca insanın hayatına dokunmuşlardır. Bunlar toplumumuzun gerçek kahramanlarıdır bence ve iyiki varlar. Mütevazilikten ödün vermezler, balonda da olan havayı attıklarını göremezsin ama gecesini gündüzüne takıp çalışır, uğraşır, koşturur ve başarır!
Klavye başındakiler ise bana Arjantinli ünlü yazarımız Jorge Luis Borges’in Ficciones adlı eserindeki El Sur yani Güney adlı hikayesini hatırlatır. Hikaye bir Alman kütüphaneci Juan Dahlmann’ın hayatını anlatıyor. Juan’ın babası entellektüel dedesi ise bir savaşçıdır. Babası bilimsel bir kahraman iken dedesi de savaşçı bir kahramandır. Bir gün 1001 gece adlı eseri alır okumak için, eve dönüşte Juan merdivenleri çıkarken kafasını çarpar ve çarpma sonucu açılan yaradan dolayı ateşlenir ve nihayetinde hastaneye kaldırılır. Hastanede ölüm ve yaşam arasında savaş verirken birden Juan hastaneden çıkar ve trenle ailesinden ona miras kalan çiftliğe yolculuğa başlar memleketin güneyine. Tren yolculuğu esnasında 1001 geceyi okumaya başlar. Bindiği trenin çiftliğin bulunduğu köye kadar gitmeyeceğini ve köyüne bir durak kala inmesini gerektiği öğrenir. Bir durak önceki köyde iner, bir restorana girer ve siparişini verdikten sonra kitabını okumaya devam eder. Restoranda bulunan üç kişi Juan’a çatar ve Juan ne istediklerini sorduktan sonra birtanesi eline bıçağı alır ve Juan’a meydan okur. Restoranda bulunan başka yaşlı bir dövüşçü ise Juan’ın önüne bir hançer atar ve Juan bir düello içinde bulur kendini. Juan hançeri alır ve dışarı çıkar. Burada ise hikaye biter. Juan hastane odasında ölüm ve yaşam arasında savaş verirken kahramanca öldüğünün halüsinasyonunu geçirdiği düşüncesine kapılır okuyucu, belki de Juan gerçekten iyileşip birden trene binip güneye gitmiş ve kahraman gibi dünyadan göç etmiştir düellolarla.
Şimdi yazar burada ne demek istedi?
Bence yazar halüsinasyondan ibaret bir kahramanlığı anlattı.
Juan hastane odasında yatıyordu, fakat bizim hayali kahramanlarımız her yerde, Juan sadece kendi düşüncelerindeydi ve insanları rahatsız etmiyordu.
Halüsinasyonlarla hayali kahramanlıklarınızla etrafınızdaki insanların enerjisini düşürmeyin. Klavyenin başında geçirdiğiniz zamanı bir terapistin koltuğunda geçirmeniz daha hayırlı olacaktır. Bir de evinizde bulunan dev aynasını boy aynasına mı değistirseniz acaba?
Bazı insanlar gerçek kahramandır, bazıları ise sadece balonla ortak noktaları olan havadan ibarettir.
Loca Gundi
Dipnot: Yüce Papaz Vedatos Gültekinos, yazar burada ne anlatmak istemiş harbiden?
The post Klavye başında hayali kahramanlar ve gerçek kahramanlar! first appeared on Hollanda Haberleri.

5 gün önce
10














Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·