İletişim çoğu zaman konuşmakla karıştırılır.
Oysa herkes konuşur ama çok az insan gerçekten anlaşılır. Asıl mesele kelimelerin çokluğu değil, niyetin berraklığıdır.
Çünkü iletişim, sadece ağzımızdan çıkan cümleler değil; ses tonumuz, bakışımız, susuşumuz ve hatta içimizde sakladığımız duygularla birlikte kurulur.
İnsan, anlaşılmak ister. Görülmek, duyulmak ve olduğu hâliyle kabul edilmek… İletişimde yaşanan birçok çatışmanın temelinde “Beni anlamıyorsun” cümlesi yatar.
Aslında çoğu zaman sorun anlaşılmamak değil, dinlenilmemektir. Dinlemek ise sessiz kalmak değil; karşımızdakinin dünyasına kısa bir süreliğine misafir olabilmektir.
Sağlıklı iletişim, yargıdan uzak durmayı gerektirir. “Sen hep böylesin” ya da “Zaten hiç anlamazsın” gibi cümleler kapıları kapatır. Oysa “Ben böyle hissettim” demek, köprü kurar. İletişimde “sen dili” suçlar, “ben dili” anlatır. Suçlanan insan savunmaya geçer, anlatılan insan ise düşünmeye başlar.
Aile içinde, eşler arasında, ebeveyn-çocuk ilişkisinde ya da sosyal hayatta… İletişim, ilişkilerin aynasıdır. Aynaya ne kadar dürüst bakarsak, ilişkilerimiz de o kadar şeffaf olur. Susarak biriktirilen duygular zamanla öfkeye dönüşür; ifade edilen duygular ise bağ kurar.
Unutmamak gerekir ki her insanın iletişim dili farklıdır. Kimi kelimelerle, kimi davranışlarla, kimi sessizlikle konuşur. Empati, bu farklı dilleri tanımaya çalışmaktır. “Haklı olmak” yerine “anlamayı” seçtiğimizde iletişim iyileştirici bir güce dönüşür.
İletişim bir beceridir ve öğrenilebilir. Ama önce şunu kabul etmek gerekir: İletişim, başkalarını değiştirme sanatı değil; kendimizi doğru ve saygılı bir şekilde ifade edebilme cesaretidir.
Belki de bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:
İletişimde haklı olmayı mı seçiyorum, yoksa gerçekten bağ kurmayı mı?
Gönüllere dokunan satırlarda buluşmak dileğiyle.
Keyifli okumalar dilerim.
Uzm. Psikolog & Aile-Çift Terapisti
Rukiye Sultan Gür
The post Kelimelerin Ötesinde: Gerçek İletişim first appeared on Hollanda Haberleri.

2 hafta önce
8










Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·