İnsanlığın kaynağını oluşturan kadını katleden insan evladı erkek, kendi var oluşunu yok ediyorsun.
Hangi cahil düşünceye, hangi sapkın zihniyete, hangi gerekçeye sığınırsan sığın, insanlığa ihanet ediyor, insanlığı yok ediyorsun!
Bugünkü yazıma başlamadan önce, önceki yazılarımın içerik olarak uzun ve bir manifesto formatında olduğunu değerlendiren dostum Veyis Güngör’e teşekkürlerimi bildirerek başlamak istiyorum.
Bu tespiti göz önünde bulundurarak, elimden geldiğince kısa yazmaya çalışacağım.
Bugünkü yazımın konusu, insanlığın kanayan yaralarından belki de en önemlisi.
“Kadına Şiddet”
Gelişmemiş toplumlarda ve adaletin terazisinin şaştığı ülkelerde kadına şiddet her geçen gün artmaktadır.
Hollanda’da ve bilhassa anavatanım Türkiye’de de son yıllarda kadına şiddet olayları gözle görülür bir tırmanışa geçmiştir.
Türkiye’deki resmi rakamlar bu yükselişi açıkça ortaya koyarken, yöneticilerin bu soruna bir an evvel çözüm araması gerekmektedir.
Tabii ki her iki ülkenin sorunu ve çözümü, kendi kültürüne, toplum yapısına ve adaletin işleyişine bağlı.
Örneğin Türkiye’de, bazı bölgelerde yaşayan insanların ahlak ve din anlayışı, kadını birey olarak görmemekten ve kadın üzerinde her hakkı kendinde gören erkeklerden kaynaklanıyor.
Birde son dönemlerdeki siyasetçilerin ve toplum nezdinde söz sahibi kişilerin kadın haklarına yönelik ayrımcı, aşağılayıcı veya tahrik edici söylemleri, toplumda şiddeti meşrulaştırabilecek bir zemin oluşturabilmektedir.
Hollanda’da ise sorunun büyük bölümü, gelişmemiş ya da adaletin işlemediği, cezaların caydırıcı olmadığı ülkelerden gelen mültecilerin, “namus” adı altında namussuz adamların kadınlarına uyguladığı bu şiddetten kaynaklanıyor.
Bu hastalıklı düşünceler, Avrupa’da bile kadına şiddetin artmasının en büyük sebeplerinden biridir.
Her iki ülkenin resmi rakamlarına baktığımızda tablo daha da netleşiyor. Örneğin, Türkiye’de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun 2023 verilerine göre; 315 kadın cinayeti ve 248 şüpheli kadın ölümü kayıtlara geçti.
Bu rakamlar, resmi açıklamalardan genellikle daha yüksektir. Hollanda’da Statistics Netherlands (CBS) 2023 verilerine göre ise; 2023 yılında 18 yaş üstü 97.000 kadın, polise partner şiddeti mağduru olarak başvurmuş veya bildirimde bulunmuştur.
Bu, her 1.000 kadından yaklaşık 5.5’ine denk geliyor. Yine aynı kurumun (CBS) verilerine göre 41 kadın cinayete kurban gitmiş, bu kadınların %74’üne eşleri tarafından, %26’sına ise aile bireyleri tarafından hayatlarına son verilmiştir.
Özetle, hem Hollanda hem de Türkiye için durum şudur: Rakamlar, yüksek oranda fiziksel şiddetin ve endişe verici sayıda kadın cinayetinin yaşandığını, buna paralel olarak da artan bir farkındalık ve yardım arama eğilimi olduğunu göstermektedir.
Peki, bu şiddetin temel sebebi nedir? Araştırmalara göre, Türkiye’de ve birçok az gelişmiş, adaletin işlevini yerine getirmediği, cezaların caydırıcı olmadığı ülkelerde kadın cinayetleri her gün artmaktadır.
Kadınları birey olarak görmeyen erkek egemen zihniyet, yasal ve toplumsal mekanizmalar tarafından yeterince frenlenemiyor. Kanunların caydırıcı olmaması, katillerin aldığı cezalar, anlaşılamayan ceza indirimleri ve son yıllarda kadın katillerinin cezalarında yapılan indirimler, “cezasızlık” algısını güçlendiriyor ve bu problemi çözülmez hale getiriyor.
Bazı feodal yapıların, gerici ve yobazların, dini hurafelerle kadını ikinci sınıf insan olarak gören bakış açısı, kadını birey olmaktan uzaklaştırıyor ve bu sorunu daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Kadının özerkliği, iradesi ve yaşam tercihleri bir tehdit olarak algılanıyor; bu tehdit, kontrol edilemediği noktada en uç şiddet biçimi olan cinayetle sonuçlanıyor.
Bu nedenle Türkiye ve benzeri ülkelerde çözüm, yasaların caydırıcı olmasından (örneğin İtalya’nın kadın cinayeti işleyenlere müebbet hapis getirmesi gibi) ve adaletin herkese eşit dağıtılmasından geçiyor.
Aynı zamanda eğitim yoluyla zihniyet dönüşümü sağlamak, yasaları etkin bir şekilde uygulamak ve kadınları ekonomik olarak güçlendirmek gerekiyor. Bu mücadele hepimizin sorumluluğudur.
Bir erkek olarak, bu canilerin caniliğinden utanç duyuyorum. Tüm kadınlardan, bir erkek olarak, erkeklerden gördükleri şiddetten dolayı özür diliyorum…
Saygıyla, sevgiyle ve sağlıkla; kadın erkek eşit bir yaşam diliyorum.
The post İnsanlığın Kanayan Yarası first appeared on Hollanda Haberleri.

1 ay önce
51











Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·