Hüznün güçlü kalemlerinden birisidir Güleren Kılınçarslan. Kederlidir şiirleri. Herkesin anlayacağı günlük sözcüklerde kendisine has benzetmeler ve ironiyle şaşırtır, düşündürür okuyucusunu. Herkesın göremediği detaylarda dolaşır. Hazzın ve zevkin esiri bugünün insanının göremediği, terkettiği konulara dikkat çeker. Esir pazarındaki kadınları, yüreği kelepçeli çocukları can çekişen medeniyetin süzülen kanı olarak imgeler. İsyanını ‘ Kahrımdan öldüm dedim, ölmedim’ gibi mısralarda haykırır yüzüne ‘haldan bilmezin’
Güleren Kılınçarslan’ın şiirlerinde bakışlarında hasret, söylemlerinde sitem ve yüreği özlemle dolu bir göçmen çocuğunun hıçkırıkları vardır. ‘Gün ufukta sararıp düşerken, gözlerinden iki damla yaş, bakışı yollara vuran ve beklemekten fıstanında çiçekleri solan’ bir sevgilinin ağıtı vardır.
Güleren’in şiirlerinde aşk, yüreğini koyduğun yere bakışlarını da bırakmaktır. Sevgili özlemin öfkesinde durulur, yoğrulur. Şiirlerde işlenilen aşkta samimiyet, söylemlerde sadelik ve yaşamda paylaşım Güleren’in kişiliğinden şiirlerine yansıyan özellikleridir aynı zamanda. O, kendi engininin doruğundadır. Hüznü bakışlarına yaşamın gizemini örerken, her şeye rağmen yüreğinde bir umut büyütür:

Ağlama can
Gidenler yüklenir sensizliği
Dönüşe iz bırakır gülüşün

Kısacası Güleren Kılınçarslanın şiirleri efkarlı bir gezinti, içli birer türkü, buğulu bir aşktır ve daha da önemlisi edebi bir kazanımdır. Okunması ve paylaşılması dileğiyle.

Muzaffer Yanik



Source link

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir