Enschede’de faaliyet gösteren Uygur Kültür ve Bilgi Vakfı 30 Mayıs Pazar günü Enschede’de bulunan Boulevard 1945’te bulunan Villa De Bank parkında Uygur Türklerine Destek Mitingi düzenledi. Yapılan mitinge yaklaşık 250 civarında gösterici topluluğu katıldı.

Mitingin açılış konuşmasını Uygur Kültür ve Bilgi Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Anulqasım Abdulaziz yaptı. Abdulaziz konuşmasında; “Bu gösteri ile Çinde yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekiyor, Enschede Belediyesinin Çinin Dalian şehri ile olan kardeş şehir olma adımlarının durdurulmasını istiyoruz.

Doğu Türkistan’ın işgalinden sonra Uygur Türklerine korkunç işkenceler yapıldı. İnsanlar hapishanelere ve çalışma kamplarına gönderildi. İnsanlar etnik kökenlerinden, dini inançlarından veya siyasi görüşlerinden dolayı her zaman ve her yerde suiistimal ediliyorlar.

İnsanlar farklı olabilirler ama insan hakları değişmez ve insanların onurlarını korur. Hollanda hükümeti olarak sınır bölgenizin dışında gerçekleşse bile insan hakları ihlalleriyle mücadelede aktif rol oynamak zorundasınız.

Uygur Türklerinin kendi toprakları üzerinde söz hakları yok. Nedensiz ve anlaşılamaz yasaklarla karşılaşıyor ana dilinizi konuşamıyorsunuz. Dini faaliyetler yasak eğer kendi kültürünüzü yaşamak isterseniz radikalleşmekle suçlanıyor sonucunda da cezaevine ya da çalışma kamplarına gönderiliyorsunuz.

2017 yılından beri Çin devleti her Uygur Türkünün evine bir Çinli adam yerleştirerek Türklerin yaşamlarını hal hareket ve tavırlarını kontrol altında tutmaya çalışıyor.

Kadınlarımız kısırlaştırılıyor, hamile olanlar kürtaja zorlanıyorlar.

İnsanlar zorla pamuk tarlalarında ve fabrikalarda çalıştırılıyorlar.

Uygur Türklerinin kızları Çinli erkeklerle zorla evlendiriliyorlar.

Konulan kurallara uymayanları uzun süreli göz hapsi altında tutuyor veya cezaevlerine gönderiyorlar.

Genç Uygurlar Çinin doğusuna gönderilirken onların yerine milyonlarca Çinli destek ve yardımlarla Doğu Türkistan’a yerleştirilerek bölgenin nüfus yapısını değiştirmeye çalışıyorlar.

Çin devleti Uygur Türklerine korkunç baskı ve işkenceler yaparak onları asimile etmeye çabalıyor.

İnsan haklarının hukukta özel bir yeri vardır. Bu haklar anayasa ve uluslararası anlaşmalarla koruma altına alınmıştır.

İnsan hakları ile ilgili tüm uluslararası sözleşmelerin temeli, İnsan Hakları Beyannamesidir. Bu beyanname 10 Aralık 1948’de kabul edilmiş ve altına Hollanda devleti de imza atmıştır.

Enschede şehrinin Çin’in Dalian şehri ile bir dostluğu var. Bu dostluğun Enschede şehrine nasıl bir katma değer kattığını merak ediyoruz. Bu dostluğun demokrasi ve insan Hakları değer ve yargılarına uygun olup olmadığını Enschede sakinleri ve toplum için sosyal açıdan sorumluluk taşıyıp taşımadığını merak ediyoruz.

Enschede sakinlerinin çoğunluğunun Çin’in Dalian Şehri ile arkadaşlık kurmak istemediğini düşünüyoruz. Çünkü komünist Çin ideolojisi Hollanda’nın demokratik değer ve normlarıyla uyumlu değil. Doğu Türkistan bölgesinde çok ciddi insan hakları ihlalleri var.

Hollanda Parlamentosu geçtiğimiz günlerde Çin’in soykırım yaptığına dair bir önergeyi kabul etti. Bu merkezi ve yerel yönetimlerin Çin ile bir dostluk bağı kurmaları halinde  yasal sorumluluklarını da üstlenmeleri anlamına gelir. Bu nedenle Uygur Kültür ve Bilgi Vakfı olarak Çin’in Dalian şehri ile kurulmak istenen dostluk bağının sonlandırılmasını istiyoruz.”

Daha sonra konuşma yapan Camilia Van Den Brug şunları söyledi. “Uluslararası af örgütüne göre bir milyondan fazla Uygur Türkü “Yeniden Eğitim Kamplarında” hapsedilmiş durumdalar. Amsterdam ve Utrecht şehirlerinin nüfusu kadar bir nüfus Çin devleti tarafından baskı ve ayrımcılığa uğramaktadır.

Kamplarda beyinleri yıkanıyor ve işkence görüyorlar. Düzenli olarak yemekten mahrum bırakılıyorlar ve insanlık dışı bedensel cezalara maruz kalıyorlar. Zincirlere asılarak ve sopalarla dövülerek işkence görüyorlar. Ebeveynler ve çocuklar, sevdiklerine veya akrabalarına ne olduğundan habersiz bir şekilde birbirlerinden ayrı tutuluyorlar.

Çin, onları Komünist Partiye sadık olmaları için yeniden eğitmek istiyor ve ardından Uygur Kültürünü ortadan kaldırmaya çalışıyor. Çin bütün bunları yaparken neden olarak terörle mücadeleyi gösteriyor. Başörtüsü takan veya sakal bırakan ve Kuran okuyan herkes aşırılıkçı olarak kabul ediliyor. İnanç ifadeleri yasak.

Bu zulmün durması için oradaki insanlar için ne yapabiliriz?

Bu suistimallere dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak birinci adımdır. Sesimizi duyurabilir ve artık buna tahammül edemeyeceğimizi beyan edebiliriz. Ayrıca, Uluslararası Af Örgütü’nün hazırladığı dilekçeyi de imzalayabilirsiniz.

Hollanda Türk Uygur toplumunun onlarla dayanışma içinde olduğunu ve desteğimize güvenebileceklerini bilmelerini sağlayalım” dedi.

Enschede Belediyesi Encümen üyesi Talha Çoban yaptığı konuşmada şunları söyledi. “Enschede Belediyesinin Çin’in Dalian şehri ile bir kardeşlik bağı var. Bu bağın amacı Enschede ile Dalian arasındaki ekonomik bağları güçlendirmek. Enschede’ yer alan şirketlerle Çin’de bulunan şirketler arasındaki ilişkileri güçlendirmeye çalışıyor. Bunun içinde her yıl bazı faaliyetler yapılıyor. Bir kurum (Volhoudemoni isimli kurum) yaptığı bir araştırma sonucunda, Hollanda’da bulunan 4-5 emekli sendika kurumları Çin’de bulunan şirketlere para yatırdıklarını belgeledi. Buraya kadar bir şey yok. Ama o yatırım yapılan şirketler Türklerin işkence ve zulüm gördüğü kampları finanse ediyorlar.  Burada ayrıca şöyle bir tezat var. Hollanda hükümeti Çin’in Doğu Türkistanda yaptığı zulmü “Soykırım” olarak kabul etti. Bunu Overijssel bölgesi eyalet meclisi de kabul etti. Bütün bunlara rağmen Enschede Belediyesi’nin Dalian’la kardeş Şehir girişimi ve ekonomik iliklilere devam etmesi tezat oluşturuyor. İşte biz buna karşıyız” dedi.

Yasemin Elmacı yaptığı konuşmada, “ben istediğim zaman ülkeme gidip yakınlarımı görebiliyorum. Ama benim Uygur kardeşim gidip göremiyor. Gitse geri gelemiyor. Gittiğinde de büyük ihtimalle hapse atılıp işkence görecek. Bugün burada bizim sesimizden ne olur diye düşünmeyin. Sizin sesiniz öyle yerlerden duyuluyor ki bilseniz şaşırırsınız” dedi.

Dilara Yapar yazmış olduğu bir şiiri seslendirirken miting boyunca, “Özgür Uygur – Faşist Çin – Türkistan için kurtuluş – Soykırıma son – Terörist Çin- Doğu Türkistan için bağımsızlık sloganları atıldı.

Enes Sarıakçe yaptığı konuşmada, “Ata yurdu Doğu Türkistanı unutmayacağız. Biz vatan millet ve Müslümanlar olarak bu zamana kadar hiçbir yerde hiç bir şekilde susmadık ve susmayacağız. Bu yapılan zulmü Kırgızistan’a gittiğimde oradaki Uygur Türkleriyle buluştuğumuzda kendi durumlarını anlattılar. Yaşadıkları zorlukları anlattılar ve ben bu yaşadıkları zulmün izlerine onların yüzlerinde gördüm. Lütfen dualarınızda onları unutmayalım. Onların yaşadıkları zulüm bitene kadar orada yapılanları sosyal medyadan ve ulaşabildiğimiz bütün kanallardan bütün dünyaya duyurmaya çalışalım.”

HABER: Burhaneddin Kekeç





Source link