Kadınlara yönelik şiddet tartışmalarının ardından gündeme geldi
Konu, geçen yıl 17 yaşındaki Lisa’nın öldürülmesinin ardından kadınlara yönelik şiddetle ilgili yapılan parlamento tartışmalarında gündeme gelmişti.
Bakan Van Weel, özellikle kadınların ve genç kızların kendilerini savunabilmeleri amacıyla biber gazının kullanımına ilişkin kuralların gözden geçirilebileceğini söylemişti. Bunun ardından Adalet Bakanlığı, Avrupa ülkelerindeki uygulamaları inceleyen bir araştırma yürüttü.
Araştırma, Avrupa’da biber gazına ilişkin düzenlemelerin ülkeden ülkeye önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koydu. Bakanlık, bu aşamada Danimarka’daki uygulamayı en uygun model olarak değerlendirmeye aldı.
Danimarka modeli inceleniyor
Danimarka’da “özel koruma ihtiyacı” bulunan kişiler, polisten izin alarak biber gazı taşıyabiliyor.
Bu kapsama, ısrarlı takibe maruz kalan kadınlar, eski partnerlerinden tehdit gören kişiler veya namus temelli şiddet riski altında bulunanlar dahil edilebiliyor.
Hollanda hükümeti de benzer bir sistemin uygulanabilir olup olmadığını araştırıyor.
Bakanlık risklere dikkat çekiyor
Ancak hükümet, biber gazının yaygın şekilde yasallaştırılmasına temkinli yaklaşıyor.
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ilk değerlendirmede, biber gazının kullanımına ilişkin “önemli riskler” bulunduğu belirtildi. Buna göre saldırganın biber gazını mağdurun elinden alıp ona karşı kullanması veya kullanıcıların deneyimsizlik nedeniyle kendilerine zarar vermesi ihtimalleri bulunuyor.
Bakanlık ayrıca rüzgâr gibi çevresel koşulların da biber gazının etkisini tersine çevirebileceğine dikkat çekiyor.
Polis ve toplum için de endişeler var
Bakan Van Weel’e göre olası bir yasallaştırma, yalnızca mağdurların güvenliği açısından değil, kamu düzeni bakımından da bazı riskler taşıyor.
Bakan, biber gazının vatandaşlar tarafından birbirlerine veya polise karşı kullanılabileceğini, kolay erişimin ise suçluların da bu aracı daha sık kullanmasına yol açabileceğini ifade etti.
Bu nedenle hükümet, yalnızca yüksek risk altında bulunan belirli gruplara yönelik sınırlı bir uygulamayı değerlendirmeyi tercih ediyor.
“Kadınların güvenliği yalnızca onların sorumluluğu olmamalı”
Van Weel, kadınların kendilerini savunabilmesini önemli bulduğunu belirtmekle birlikte, güvenlik sorumluluğunun kadınların omuzlarına yüklenmesinden rahatsızlık duyduğunu söyledi.
Bakan, “Kadınların kendilerini şiddete ve saldırılara karşı koruyabilmeleri önemli. Ancak aynı zamanda kadınların güvenliklerinden kendilerinin sorumlu tutulması ve bunun için ek önlemler almak zorunda bırakılması endişe verici ve kabul edilemez bir gelişme” değerlendirmesinde bulundu.
Daha kapsamlı önlemler planlanıyor
Hollanda hükümeti, kadınlara yönelik şiddetle mücadelede tek çözümün biber gazı olmadığını vurguluyor.
Kabine, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadın düşmanlığıyla mücadeleye daha fazla odaklanmayı planlıyor. Ayrıca namus temelli şiddet gibi kültürel boyutları bulunan vakalara yönelik farkındalığın artırılması hedefleniyor.
Yetkililer, şiddet olaylarında çevrede bulunan kişilerin müdahale ve destek rolüne ilişkin toplumsal bilincin de güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

2 saat önce
16












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·