Hollanda Tarihinde Bir İlk: Başörtülü Meryem Karaaslan Kılıç Senatör oldu

4 saat önce 25

Hollanda siyasetinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türk kökenli siyasetçi Meryem Karaaslan Kılıç, ülke parlamentosunun üst kanadı olan Senato'da (Eerste Kamer) senatör olarak göreve başladı. Karaaslan Kılıç, Senato’ya giren ilk başörtülü Türk kökenli isim olarak kayıtlara geçti.

Karaaslan Kılıç, sosyal liberal çizgideki Democrats 66 (D66) partisinin kontenjanından Senato’ya katıldı. 24 Şubat 2026’da yemin ederek resmen göreve başlayan Karaaslan Kılıç, Senatör Willemijn Aerdts’in yeni kurulan Jetten Kabinesi'nde görev almak üzere ayrılmasının ardından boşalan koltuğu devraldı.

Kamu ve yönetim alanında deneyim

Karaaslan Kılıç, siyaset dışında da kamu ve yönetim alanında çeşitli görevler üstleniyor. Halen Hogeschool Inholland’da denetim kurulu üyesi olarak görev yapıyor. Ayrıca sosyal konut kurumu Haagwonen’de yönetim kurulu üyesi ve danışmanlık şirketi TwynstraGudde bünyesinde yönetici olarak çalışıyor. Bu görevinde belediyelere yönetim ve liderlik konularında danışmanlık veriyor.

“Topluma hizmet etmek onur”

Senato’daki göreviyle ilgili açıklama yapan Karaaslan Kılıç, senatör olmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu söyledi.

“Topluma bu şekilde hizmet etmek benim için büyük bir onur. Senatör olarak iyi yönetilen ve kararların dikkatle değerlendirildiği bir topluma katkı sunmak istiyorum,” dedi.

Karaaslan Kılıç, Senato’daki çalışmalarında özellikle yasaların uygulanabilirliği ve kalitesi, eşit haklar ve siyasete duyulan güven konularına odaklanacağını belirtti.

Siyasete ve devlete duyulan güvenin son yıllarda azaldığına dikkat çeken Karaaslan Kılıç, “Bu gidişatı tersine çevirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Senato’nun rolü

Hollanda’da parlamento iki kanattan oluşuyor. Eerste Kamer, hükümet tarafından hazırlanan yasaları uygulamaya konmadan önce inceleyen ve uygulanabilirlik açısından değerlendiren üst meclis olarak görev yapıyor.

Karaaslan Kılıç’ın göreve başlaması, ülkede hem siyasi temsil hem de göçmen kökenli toplulukların görünürlüğü açısından sembolik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Makalenin tamamını oku