Hollanda İstihbaratı: Aşırı Sağ Söylemin Normalleşmesi Endişe Verici

1 saat önce 8

Ulusal Terörle Mücadele ve Güvenlik Koordinatörü, cihatçı tehdidin ciddiyetini koruduğunu, ancak istihbarat servislerinin son dönemde birçok saldırı girişimini önlediğini bildirdi

LAHEY – Hollanda’da cihatçı terör tehdidi yüksek seviyesini korumaya devam ediyor. Ulusal Terörle Mücadele ve Güvenlik Koordinatörü (NCTV), altı ayda bir yayınladığı tehdit değerlendirme raporunda, cihatçı grupların Hollanda’yı hâlâ bir hedef olarak gördüğünü belirtti. İstihbarat servislerinin (inlichtingendiensten) müdahaleleri sayesinde son dönemde çeşitli saldırı girişimlerinin engellendiği kaydedildi.

Tehdit seviyesi 4’te sabit kaldı

NCTV’ye göre Hollanda’da bir terör saldırısının gerçekleşme ihtimali halen gerçek bir risk oluşturuyor. Bu nedenle ülkedeki tehdit seviyesi, 5 üzerinden 4 olarak korunuyor.

NCTV Başkanı Marc Kuipers, terör riskinin büyük ölçüde yalnız hareket eden failler (alleenhandelende daders) ve radarın altında kalmayı başaran küçük gruplar tarafından şekillendirildiğini söyledi. Bu kişiler arasında, çevrimiçi ortamda DEAŞ’ın (IS) ideolojisinden etkilenerek radikalleşen reşit olmayan gençlerin sayısının giderek arttığı vurgulandı.

Raporda, bu eğilimin şimdiye kadar fiili bir saldırıya dönüşmediği, çünkü istihbarat servislerinin planları zamanında bozduğu belirtiliyor. Yetkililere göre, aralarında Dronten ve Vlissingen’deki sığınmacı kabul merkezlerinin (azc) de bulunduğu bazı lokasyonlarda, terör saldırısı hazırlığı yapmaktan şüphelenilen kişiler gözaltına alındı.

Terör örgütlerine ilgi yeniden artıyor

NCTV, son dönemde İslami gençler arasında yurt dışına çıkarak (uitreizen) yabancı terör örgütlerine katılma yönünde yeniden bir ilgi gözlemlendiğini bildirdi. Bu ilginin özellikle Suriye, Afganistan ve Somali’deki gruplara yönelik olduğu kaydedildi.

Bununla birlikte, başarılı “yurt dışına çıkış” vakalarının sayısının sınırlı kaldığı ve bu rakamın, çok sayıda gencin DEAŞ’a katılmak üzere Suriye’ye gittiği 2012-2016 dönemindeki seviyelerin oldukça gerisinde olduğu belirtildi.

Yahudi ve Amerikan hedefleri risk altında

İran’la yaşanan savaşın, saldırı riskini daha da artırdığı ifade edildi. İran yanlısı aşırılıkçı gruplar, bireyler ve İran devleti adına hareket eden kişilerin başta İsrail, Yahudi ve Amerikan hedefleri olmak üzere bu kesimlere yöneldiği kaydedildi. NCTV, ABD ile İran arasında varılan “çerçeve anlaşmanın” (raamakkoord) bu tehlikeyi ortadan kaldırmadığını vurguladı.

Mart ve nisan aylarında Hollanda’da Yahudi hedeflere yönelik saldırılar yaşanmıştı. Mayıs ayında ise, İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu adına fail devşirdiği iddia edilen bir şüphelinin tutuklandığı bildirildi.

Aşırı sağ ideolojiye endişeyle bakılıyor

Buna karşılık, aşırı sağ kaynaklı saldırı tehlikesinin sınırlı düzeyde kaldığı belirtildi. Son dönemde çevrimiçi ortamda aşırı sağ nitelikli terör tehdidinde bulunmaktan şüphelenilen bazı gençler gözaltına alınmış olsa da, böyle bir saldırı için somut bir hazırlığın neredeyse hiç yapılmadığı kaydedildi.

NCTV, buna rağmen aşırı sağ ideolojinin toplumda normalleşmesinden ve “omvolking” (nüfus değişimi) ile “remigratie” (geri göç) gibi kavramların kullanımının yaygınlaşmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Kurum, bu durumun “toplumda şiddet, korku, nefret ve ırkçılık için bir zemin oluşturduğunu ve sosyal birlikteliği zayıflattığını” vurguladı.

Nhaber.nl

Makalenin tamamını oku