Hollanda Diyanet Vakfımızın Cuma ve bayram hutbelerini yazma ve değerlendirme heyeti gelecek dört ayın hutbe konularını istişare yapmak üzere Utrecht’te toplandı. Toplantıda hutbelerin misyonu, dili, hedefi ve daha fazla verimliliği üzerine müzakereler yapıldı. Hutbelerde gönüllere hitap eden sade ve anlaşılır bir dilin tercih edilmesi gerektiği vurgulandı. Hutbe konularının Hollanda’da yaşayan Müslümanların maddi-manevi ihtiyaçları dikkate alınarak planlandığı ifade edildi. 

Komisyon tarafından yazılan hutbeler, en geç Perşembe akşamı Türkçe, Hollandaca ve Hollandaca özet olarak sitemizde yayınlanmaktadır.    

Hutbe nedir? 

Sözlükte “bir topluluk karşısında yapılan etkileyici konuşma” anlamına gelen hutbe, dinî literatürde başta cuma ve bayram namazları olmak üzere belirli ibadetlerin icrası esnasında irat edilen, genelde vaaz ve nasihati içeren konuşmayı ifade eder. Konuşmayı yapan kimseye de hatip (hatîb) denir. 

Hutbenin hükmü nedir? 

Fıkıh âlimleri, “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah’ı zikretmeye koşun” (Cuma, 62/9) meâlindeki âyette geçen “Allah’ı zikir”den maksadın hutbe olduğunu belirtip Resûl-i Ekrem’in hutbesiz cuma namazı kıldırmamasını ve, “Namazı benim nasıl kıldığımı görüyorsanız öyle kılın” (Buhârî, “Eẕân”, 18) emrini dikkate alarak cuma hutbesinin farz olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.

Cuma hutbesinin sahih olma şartları nelerdir? 

Cuma hutbesinin sahih olabilmesi için cuma vaktinde ve namazdan önce okunması, hutbeyi dinleyen belirli miktarda bir cemaatin bulunması, hutbeye niyet edilmesi, hutbenin rükünlerinin Arapça okunması gibi şartlar aranmıştır. Hutbe için gerekli cemaat Hanefîler’e göre en az bir, Mâlikîler’e göre on iki, Şâfiî ve Hanbelîler’e göre ise kırk kişiden oluşur. Cuma namazında ise Hanefîler cemaat olarak en az üç kişinin varlığını şart koşarken diğer mezhepler hutbe ile namaz arasında bir fark gözetmemişlerdir.

Hutbe esnasında konuşmanın hükmü nedir? 

Hutbe sırasında zaruret olmadıkça konuşmak Hanefî ve Şâfiî mezheplerine göre mekruh, Hanbelîler ve Mâlikîler’e göre haramdır. Hanefî ve Mâlikîler’e göre namaz kılmak da böyledir. Şâfiî ve Hanbelîler’e göre ise bu durumda yalnız tahiyyetü’l-mescid namazı kılınabilir.

Hutbeyle ilgili detaylı bilgi için DİA’nın “Hutbe” maddesine bakabilirsiniz!





Source link