Hollanda’da Türk Seçmenin Sandığa Soğukluğu
Kırk yılı aşkın Hollanda hayatım ve yerel ile genel siyasetteki onlarca yıllık deneyimim bana şunu açıkça gösteriyor: Biz Türkler, demokrasiyi ve onun sunduğu imkân ve hakları hâlâ tam anlamıyla kavrayabilmiş değiliz.
Bir dönem, Türk toplumunu siyasi arenada temsil etmek amacıyla farklı partilerden altı arkadaşımla birlikte Siyaset.nl grubunu kurduk. Bu ekipte Erdinç Saçan, Deniz Özkanlı, Yücel Aydemir, Kaya Turan Koçak, Selçuk Öztürk ve ben yer alıyorduk. O dönemde çok sayıda Türk kökenli siyasetçi bu girişime katıldı ve bugün hâlâ birçoğuyla irtibatımız sürüyor.
Hollanda’nın dört bir yanında toplantılar düzenleyerek Türk toplumunun demokrasiye uyumunu güçlendirmeye, siyaseti daha anlaşılır kılmaya ve katılımı artırmaya çalıştık. Avrupa parlamenterleriyle temaslar kurduk, Türklerin azınlık statüsü kazanabilmesi için hem Hollanda’da hem Avrupa’da hem de Türkiye’de çeşitli girişimlerde bulunduk. Bu hedefe henüz ulaşamamış olsak da, bunun Türklerin siyasetteki etkisini artıracağına inanıyoruz.
O günkü heyecanımız ise hiç sönmedi. Nitekim arkadaşlarımız Selçuk Öztürk ve Tunahan Kuzu’nun yaşadıkları süreçler bunun açık bir göstergesidir. Türkler, tarih boyunca olduğu gibi küllerinden doğmayı bilen bir toplumdur.
2014 yılında da öyle oldu. Dönemin Başbakan Yardımcısı Lodewijk Asscher, parlamentoya gönderdiği mektupta Hollanda’daki bazı Türk kökenli dini kuruluşların Ankara’nın etkisiyle “paralel toplum” oluşturduğunu öne sürdü. Bunun ardından yaşanan siyasi gerilimler sonucunda bu iki arkadaşımız partilerinden ayrılmak zorunda kaldı ve sonunda DENK Partisi kuruldu. Her ne kadar horozu çok olan köyün sabahı geç olsa da DENK’in sabahı haliyle geç oluyor. Hâlâ dar alanda ister istemez top yuvalıyor, daha abiyene tabirle popülist söylemlerle podyuma oynuyor.
Ancak bugün ne Hollanda eski Hollanda ne de seçmen eski seçmen. Siyaset giderek keskin bir şekilde kutuplaşmış durumda. Dar çerçeveli, oportünist, fırsatçı yaklaşımlar ve zaman zaman ırkçı söylemler öne çıkarken, orta yol giderek kayboluyor. Öte yandan, küresel ölçekte yaşanan adaletsizlikler karşısında Avrupa siyasetinin etkisiz kalması da seçmenlerde ciddi bir hayal kırıklığı yaratıyor.
Bu bağlamda şu soruyu sormak gerekiyor: Yaklaşık 40 yıldır yerel seçimlerde oy kullanma hakkına sahip olan Hollanda’daki Türkler, bu hakkı ne kadar kullanıyor?
18 Mart 2026 yerel seçimlerinde ülke genelinde katılım oranı %53,7 olarak gerçekleşti. Bu oran, genel seçimlerdeki %78,3’lük katılımın oldukça gerisinde kaldı. Ancak asıl dikkat çekici olan, Türk kökenli seçmenin bu ortalamaların da altında kalmasıdır.
Örneğin Amsterdam’ın bazı bölgelerinde katılım oranı %18’e kadar düşmüştür. Türk nüfusunun yoğun olduğu Rotterdam, Utrecht ve Den Haag gibi şehirlerde ise bu oran %25 ile %45 arasında değişmektedir. Bu, bazı bölgelerde her 100 kişiden 80’den fazlasının oy kullanmadığı anlamına gelir.
Peki Türk seçmen neden sandığa gitmiyor?
Bunun bence en önemli nedenlerinden biri güven bunalımıdır. Yapılan araştırmalar, Hollanda’daki Türklerin yaklaşık %66’sının siyasete güven duymadığını göstermektedir. “Oylarım bir şeyi değiştirmiyor” ya da “Bizi temsil eden olmayacak” düşüncesi, katılımı doğrudan düşürmektedir. Örneğin Gorinchem’deki seçim usulsüzlüğü, seçimlerde hile yapan meclis üyesi ve seçimin tekrarı. Bu ve buna benzer olaylar, bu güvensizlik; iş, eğitim ve konut alanlarında hissedilen ayrımcılık algısıyla daha da pekişmektedir.
Elbette ekonomik koşullar da bu tabloyu ağırlaştırmaktadır. Özellikle Randstad’daki şehirlerde on binlerce insanın yoksulluk sınırında yaşaması, artan enflasyon ve konut krizi, insanların önceliklerini değiştirmiştir. Geçim derdi, siyasetin önüne geçmiştir.
Bir diğer önemli sorun temsil eksikliğidir. Türk kökenli siyasetçilerin sayısının sınırlı ve Denk dışında diğer partilerde yer bulabilmemeler ve heyecan yaratamayan adaylar, seçmenin kendini sistem içinde görememesine yol açmaktadır. Bu da “oyum boşa gidecek” düşüncesini güçlendirmektedir.
Kimlik ve aidiyet meselesi de özellikle genç nesillerde etkili olmaktadır. Kendini ne tamamen Hollandalı ne de tamamen Türk hisseden bireyler, siyasete mesafeli durabilmektedir. Oniki ya burada yaşayıp Türkiye siyasetine olan yoğun ilgi, Hollanda’daki yerel siyaseti ikinci plana itmektedir.
Bunun yanında, birçok kişi siyasetin kendisini görmediğini ve sorunlarını yeterince önemsemediğini düşünmektedir. Göçmen kökenli adayların azlığı veya etkisizliği , bu algıyı güçlendirmektedir. Bu durum, oy vermenin anlamlı olmadığı düşüncesine yol açmaktadır.
Türkiye siyasetine odaklanma da önemli bir etkendir. Yurtdışındaki Türk toplumuna yönelik politikalar, bazı seçmenlerin ilgisini Hollanda’daki yerel seçimlerden uzaklaştırmaktadır. Seçim dönemlerinde dikkat ve enerji, yerel konular yerine Türkiye merkezli tartışmalara kayabilmektedir.
Son olarak, toplumsal gerilimler de katılımı olumsuz etkilemektedir. Türkiye’deki siyasi kutuplaşmanın Hollanda’ya yansıması, aile içinde ve toplumda baskı oluşturabilmekte; bu da bazı bireylerin siyasetten uzak durmasına neden olmaktadır.
Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, Türk kökenli seçmenlerin seçimlere katılımının neden düşük olduğu daha net anlaşılmaktadır. Bu durum yalnızca bireysel tercihlerle değil, aynı zamanda yapısal, ekonomik ve sosyopolitik etkenlerle şekillenmektedir.
Sandığa Gitmemek Kimin İşine Geliyor?
Unutulmamalıdır ki belediyeler; yollarımızdan okullarımıza, çocuklarımızın oynadığı parklardan vergilere ve güvenliğe kadar hayatımızın her alanını doğrudan etkileyen kurumlardır. Sandığa gitmemek, bu kararları başkalarına bırakmak anlamına gelir.
Düşük katılım, özellikle göçmen karşıtı partilerin daha güçlü temsil edilmesine zemin hazırlamaktadır.
Sorun, Türk seçmenin değersiz olması değil; mevcut siyasi sistemin, bu seçmeni oyunun etkisine yeterince inandıramamasıdır.
Bu nedenle çağrım nettir: Sesinizi duyurmak istiyorsanız, önce sandığa gidin. Çünkü oy, sadece bir tercih değil; bu ülkede var olduğunuzun ve söz hakkına sahip olduğunuzun en güçlü göstergesidir.
Sağlık, huzur ve bilhassa yaşadığınız yurdun kurallarına uyumlu olup bu kuralları miş gibi değil demokrasiyi evrensel hakları benimseyerek burada yaşadığınızın farkına vararak mutlu huzurlu ve hoşça kalın
The post Hollanda’da Türk Seçmenin Sandığa Soğukluğu first appeared on Hollanda Haberleri.

2 saat önce
27














Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·