Hollanda’da tartışmalı yasa Senato’da reddedildi: 5 yıllık yasama süreci çöktü

1 saat önce 18

Camiler ve sivil toplum örgütlerine yönelik dış finansman şeffaflık yasası, geniş muhalefet cephesiyle karşılaşınca meclis süzgecinden geçemedi

Den Haag, 24 Mart 2026 – Hollanda Senatosu (Eerste Kamer), yıllarca süren bir yasama sürecinin ardından istenmeyen dış etkiyle mücadele yasasını reddetti. Beş yıl önce parlamenter bir soruşturmanın ardından başlatılan ve özellikle cami ve sivil toplum örgütlerine yönelik dış finansman şeffaflığını hedefleyen yasa tasarısı, 24 Mart Salı günü yapılan oylamada yeterli desteği bulamadı.

Oylamada sert bölünme

Yasaya sadece VVD, PVV, JA21 ve SGP evet oyu verdi. Bu dört parti toplamda 75 sandalyeli Senato’da yalnızca 21 sandalyeye sahip. GroenLinks-PvdA, Volt, ChristenUnie, CDA, D66, FVD, SP, PvdD, BBB, 50PLUS, OPNL ve bağımsız senatörler yasaya hayır dedi.

Destek Banner''

Dikkat çeken nokta, birçok partinin daha önce Temsilciler Meclisi’nde (Tweede Kamer) lehte oy kullanırken Senato’da tutum değiştirmesi oldu. Özellikle hükümette yer alan BBB’nin 12 sandalyesiyle ret cephesinde yer alması, yasanın akıbetini belirledi.

Yasanın kapsamı ve amacı

Yasa tasarısı, sivil toplum örgütlerinin AB veya Avrupa Ekonomik Alanı dışından aldıkları bağışlar konusunda şeffaflık zorunluluğu getiriyordu. Belediye başkanları ve Savcılık (Openbaar Ministerie), şüpheli bulunan örgütlerin mali kayıtlarını inceleyerek AB dışından bağış alıp almadıklarını belirleyebilecekti.

Yasa gerekçesinde, özgür olmayan veya düşman ülkelerin finansman ve etki yoluyla demokratik hukuk devleti için risk oluşturabileceği belirtiliyordu.

Yasanın kökeni: Camilere yönelik parlamenter soruşturma

Yasa tasarısı, 23 Kasım 2020’de VVD, CDA, D66 ve ChristenUnie’den oluşan Rutte III hükümeti tarafından sunulmuştu. Yasanın gerekçesini oluşturan parlamenter soruşturma komisyonu, yaklaşık altı yıl önce cami ve cami okullarının özgür olmayan ülkelerden gelen finansörler tarafından etkilendiği sonucuna varmıştı. Raporun tespit ettiği temel sorun, bu ülkelerin Hollanda’daki siyasi-dini etkilerini güçlendirmeyi amaçlamasıydı. Buna göre, Hollanda toplumunun temel değerlerini reddeden fundamentalist mesajların yayılması risk olarak görülüyordu.

Neden reddedildi?

BBB senatörü Van Gasteren, partisinin karşı oy kullanma gerekçesini şöyle açıkladı: “Yasanın amacını destekliyoruz, ancak belediye başkanları ve Savcılık gibi uygulayıcılar bu görevi üstlenmeye istekli değil.

“Senato’da yapılan tartışmada, birçok senatör belediye başkanının yeni rolünün belirsiz olduğunu ve “tarafsızlık” ilkesiyle çeliştiğini vurguladı. Ayrıca ‘sarsıntı’ (ondermijning) kavramının yeterince açık tanımlanmadığı eleştirisi getirildi.

Ret cephesindeki bazı senatörler, yasanın sadece cami ve dini örgütlere değil, protesto grupları gibi sivil toplum örgütlerine de uygulanabileceği endişesini dile getirdi. VNG (Hollanda Belediyeler Birliği) ve NGB de, belediye başkanlarına verilen bu rolün “partilerin üstünde duran tarafsız rol”le bağdaşmadığını ve kutuplaşma riski taşıdığını ifade etti.

Hükümetin savunması

Adalet ve Güvenlik Bakanı Van Weel, 17 Mart’taki genel görüşmede yasanın demokratik hukuk devletinin korunması için gerekli olduğunu vurguladı. Bakan, yıllardır sivil toplum örgütlerine yurt dışından gelen mali akışların kaygı uyandırdığını ve bunun demokratik hukuk devleti için risk oluşturabileceğini belirtti.

Yasa lehinde oy kullanan VVD senatörü Vogels ise şu uyarıda bulundu: “Dış etki artıyor, seçimlerde de görülüyor. Yasada eksiklikler olsa da, hiç olmamasından iyidir.”

Ne sonra?

CDA senatörü Hugo Doornhof, yasanın mevcut haliyle hukuki açıdan yeterince dayanıklı olmadığını belirterek, istenmeyen dış etkinin engellenmesi için hızla yeni bir yasa tasarısının hazırlanması gerektiğini söyledi.

Yasanın reddi, parlamenter soruşturmanın ardından başlatılan beş yıllık yasama sürecinin sona ermesi anlamına geliyor.

Nhaber.nl

Makalenin tamamını oku