Hollanda Savcılığı'na (OM) göre özellikle gaz ve kurusıkı tabancalar, gençlerin silah ticaretine dahil olmasında önemli bir rol oynuyor. Avrupa'nın bazı ülkelerinde yasal olarak satılabilen bu silahlar, gerekli ruhsat bulunmadığı durumlarda Hollanda'da yasak.
Yetkililer, gençlerin silahları yalnızca kullanmak amacıyla değil, para kazanmak için de satın alıp sattığını belirtiyor.
“TikTok’ta silah sahibi olmak normalmiş gibi görünüyor”
Savcılığın organize suçlarla mücadeleden sorumlu birimi Landelijk Parket'te görev yapan savcı Zlatko Trokic, sosyal medyanın silah sahibi olmayı normalleştiren bir ortam oluşturabildiğini söylüyor.
Trokic, “TikTok'ta bazen silah sahibi olmanın tamamen normal olduğu izlenimi oluşuyor” diyor.
Savcıya göre sosyal medyanın yanı sıra rap kültüründeki bazı ifadeler de silah sahibi olmanın normalleştirilmesinde rol oynuyor.
Ancak Trokic, gençlerin silah ticaretine yönelmesinin her zaman ağır suç dünyasına doğrudan giriş anlamına gelmediğini belirtiyor.
Bazı gençler açısından bunun başlangıç noktası, kolay yoldan para kazanma düşüncesi olabiliyor.
Arnhem soruşturması: Roller paylaşılmış
Savcının verdiği örneklerden biri Arnhem çevresinde yürütülen yakın tarihli bir soruşturma.
Dosyaya göre reşit olmayan bir genç, iki arkadaşıyla birlikte silah satın almak için Almanya'ya gitti. Silahların satın alınmasını ise reşit bir kişi gerçekleştirdi.
Daha sonra gençlerin Hollanda'da silahları dönüştürme ve satma faaliyetlerine dahil olduğu belirtildi.
Trokic, soruşturmada ortaya çıkan yapının neredeyse ticari bir işletme gibi çalıştığını, gruptaki kişilerin farklı görevler üstlendiğini söylüyor.
Almanya, silah ticaretinde “arka kapı” olarak kullanılıyor
Gençlerin dahil olduğu silah ticaretinde gaz ve kurusıkı tabancalar önemli bir yer tutuyor.
Bu tür silahlar Avrupa'nın bazı ülkelerinde yasal olarak satılabiliyor. Ancak Hollanda'da gerekli izin olmadan bulundurulmaları yasak.
Trokic'e göre suçlular, Avrupa ülkelerindeki farklı yasal düzenlemelerden yararlanıyor.
“Bir ülkede suç olan bir şey, başka bir üye ülkede suç olmak zorunda değil” diyen Trokic, özellikle Almanya'nın Hollanda'ya yakınlığının bu açıdan önemli olduğunu belirtiyor.
Bazı silahların Almanya'da görece kolay bulunabilmesi, gençlerin sınır ötesi alışverişlere yönelmesini kolaylaştırıyor. Reşit olmayan bir kişinin ise silahı satın almak için yalnızca reşit bir kişinin yardımına ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.
Arnhem soruşturmasında da benzer bir yöntemin kullanıldığı ifade ediliyor.
Silahların yaklaşık yüzde 40’ı gaz ve kurusıkı tabanca
Savcılığın dikkat çektiği bir diğer nokta ise bu silahların toplam içerisindeki payı.
Trokic'in verdiği bilgiye göre polis ve savcılığın karşılaştığı ateşli silahların yaklaşık yüzde 40'ını gaz ve kurusıkı tabancalar oluşturuyor. Trokic bu oranı “önemli bir sayı” olarak değerlendiriyor.
Bu tür silahların tercih edilmesinin nedenlerinden biri, satın alma maliyetlerinin görece düşük olması. Bazı silahlar birkaç on euro karşılığında alınabiliyor.
Silahların daha sonra yasa dışı biçimde değiştirilmesi halinde ise karaborsadaki değerleri önemli ölçüde artabiliyor. Bu da özellikle gençler açısından silah ticaretini cazip bir gelir kaynağı haline getirebiliyor.
Polis sosyal medyadaki grupları takip ediyor
Silah ticaretine karışan bazı kişilerin, kapalı çevrimiçi gruplar veya takma isimler kullanarak kendilerini güvende hissettiği belirtiliyor. Ancak Trokic, bunun artık güvenli bir yöntem olmadığını söylüyor.
Hollanda polisi ve savcılığının son yıllarda dijital soruşturma kapasitesini önemli ölçüde geliştirdiğini belirten Trokic, kapalı grupların da takip edilebildiğine dikkat çekiyor.
“Kapalı bir grupta olduğunuzu düşünmeniz sizi dokunulmaz yapmaz” diyor.
Savcılık, sosyal medyanın gençler arasında silah sahibi olmayı normalleştirmesinin yanı sıra, bu platformların silahların alınıp satıldığı bir pazar olarak kullanılmasından da endişe ediyor.

5 saat önce
27












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·